Horlama, uyku sırasında hava yolunun daralmasıyla ortaya çıkabiliyor. Sırtüstü yatmak ise dilin ve boğazdaki yumuşak dokuların geriye doğru hareket etmesine neden olarak hava akışını zorlaştırabiliyor. Bu nedenle horlama problemi yaşayan kişilerin yan yatmayı denemesi öneriliyor. Bazı kişilerde başın hafif şekilde yükseltilmesi de hava yolunun daha açık kalmasına yardımcı olabiliyor.
BURUN TIKANIKLIĞI HORLAMAYI ARTIRABİLİR
Burundan rahat nefes alınamaması da horlamayı tetikleyen faktörlerden biri olabiliyor. Özellikle soğuk algınlığı, alerji veya burun tıkanıklığı bulunan kişilerde gece boyunca ağızdan nefes alma horlamayı artırabiliyor. Burun tıkanıklığı yaşayan kişiler, uygun şekilde kullanılan serum fizyolojik burun spreyi veya burun yıkama yöntemlerinden yararlanabilir. Alerji kaynaklı tıkanıklıklarda ise alerjeni belirlemek ve mümkün olduğunca uzak durmak önem taşıyor.
YATMADAN ÖNCE ALKOLDEN UZAK DURUN
Alkol, uyku sırasında boğaz çevresindeki kasların daha fazla gevşemesine neden olarak horlamanın artmasına yol açabiliyor. Bu nedenle özellikle horlama problemi yaşayan kişilerin uyumadan birkaç saat önce alkol tüketmemesi horlamanın azalmasına yardımcı olabilir.
UYKUSUZ KALMAK HORLAMAYI ARTIRABİLİR
Düzensiz uyku ve aşırı yorgunluk da horlamayı artırabilecek faktörler arasında yer alıyor. Yeterince uyumamak, uyku sırasında kasların daha fazla gevşemesine neden olabilir. Bu nedenle her gün mümkün olduğunca benzer saatlerde uyumak ve yeterli süre dinlenmek horlamayı azaltmaya yardımcı olabilecek alışkanlıklar arasında bulunuyor.
FAZLA KİLO DA ETKİLİ OLABİLİYOR
Boyun çevresindeki fazla yağ dokusu, uyku sırasında hava yolunun daralmasına katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle fazla kilosu bulunan kişilerde kilo vermek, bazı durumlarda horlama şikayetinin azalmasını sağlayabiliyor. Sigara kullanımı da hava yollarında tahriş ve şişmeye yol açarak horlamayı artırabiliyor. Sigaranın bırakılması veya azaltılması bu açıdan da fayda sağlayabilir.
HER HORLAMA BASİT BİR SORUN OLMAYABİLİR
Horlama zaman zaman ortaya çıkabilse de bazı belirtiler daha ciddi bir durumun habercisi olabilir. Özellikle kişinin uykuda nefesinin kesilmesi, boğulur gibi uyanması, sabahları baş ağrısı veya ağız kuruluğu yaşaması ve gün içerisinde belirgin uyku hali bulunması halinde değerlendirme yapılması gerekiyor. Bu belirtiler uyku apnesi ile ilişkili olabilir. Böyle bir durumda yalnızca evde uygulanabilecek yöntemlere güvenmek yerine sağlık kuruluşuna başvurmak önem taşıyor. Kısacası horlamayı azaltmak için uyku pozisyonunu değiştirmek, burun tıkanıklığını gidermek, yatmadan önce alkolden kaçınmak, düzenli uyumak ve gerekiyorsa kilo vermek denenebilecek yöntemler arasında bulunuyor. Horlamaya nefes durması gibi belirtiler eşlik ediyorsa ise doktor değerlendirmesi gerekiyor.




