Yaz aylarında serinletici etkisi nedeniyle sık tüketilen dondurma, çocuklardan yetişkinlere kadar birçok kişinin tercih ettiği yiyecekler arasında yer alıyor. Kolay ulaşılabilir olması da tüketimin artmasında etkili olurken, dondurmanın "soğuk olduğu için hafiftir" şeklinde değerlendirilmesinin her ürün için geçerli olmadığı belirtiliyor.

Memorial Kayseri Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Betül Merd, dondurmanın sağlık açısından değerlendirilmesinde ürünün içeriği, porsiyonu ve tüketim sıklığının dikkate alınması gerektiğini ifade etti.

Dondurmanın tek başına "sağlıklı" veya "sağlıksız" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Merd, süt, yoğurt veya krema gibi süt ürünlerinden üretilen, gerçek meyve, kakao veya kuruyemiş içeren ürünlerle yoğun miktarda şeker, glikoz ya da fruktoz şurubu, bitkisel yağ, aroma verici ve çeşitli katkı maddeleri içeren ürünlerin besin değerlerinin aynı olmadığını vurguladı.

Özellikle marketlerde satılan dondurmalar arasında "dondurma", "sütlü buz", "bitkisel yağlı ürün" veya benzeri ifadelerle tanımlanan ürünler bulunabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin yalnızca paketin ön yüzündeki "çilekli" veya "çikolatalı" gibi ifadelere bakmaması, içindekiler listesini ve besin değerleri tablosunu incelemesi gerekiyor.

Ürünlerin içeriğindeki şeker miktarı, kullanılan yağ türü ve diğer bileşenlerin dondurmanın besin değerini değiştirebildiği belirtilirken, dondurma tercihi yapılırken etiket bilgilerinin dikkate alınması öneriliyor.

DOĞAL YÖNTEMLERLE HAZIRLANAN DONDURMA DA TÜKETİLEBİLİR

Sağlıklı beslenme kuralları içerisinde gıdaların tüketim miktarı ve sıklığının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, uygun porsiyon ve tüketim sıklığı sağlandığında dondurmanın da beslenme düzeninde yer alabileceğini ifade ediyor.

Özellikle doğal yöntemlerle hazırlanan sade sütlü dondurmaların, şerbetli ve yoğun şeker içeren tatlılara alternatif olabileceği belirtiliyor. Ancak dondurmada porsiyon kontrolünün önem taşıdığı vurgulanıyor.

Bir top dondurmanın kalorisinin kullanılan süt, krema, şeker, çikolata, kuruyemiş ve diğer malzemelere göre değişebileceği belirtilirken, bu nedenle "bir top dondurma kesin olarak şu kadar kaloridir’ demenin doğru olmadığı ifade ediliyor.

"SUYA TUTTUM ERİMEDİ" VİDEOLARINA DİKKAT

Son yıllarda sosyal medyada dondurmaların su altında tutulmasına rağmen kolayca erimediğini gösteren videolar da gündeme geliyor. "Suya tuttum, erimedi! Bu dondurma neden erimiyor?" sorusu üzerinden paylaşılan görüntüler, bazı tüketicilerde dondurmanın içerisinde doğal olmayan maddeler bulunduğu düşüncesine yol açabiliyor.

Ancak dondurmanın geç erimesinin veya erime sırasında şeklini korumasının tek başına ürünün sağlıksız olduğunu kanıtlamadığı belirtiliyor. Dondurmanın erimesi veya erimemesinde kullanılan yağ miktarı, süt proteinleri, şeker ve diğer kuru maddeler ile emülgatör ve stabilizatörler, hava miktarı, üretim teknolojisi ve saklama şartlarının etkili olduğu ifade ediliyor.

DONDURMANIN GEÇ ERİMESİ TEK BAŞINA SAĞLIKSIZLIK GÖSTERGESİ DEĞİL

Bazı endüstriyel dondurmalarda ürünün yapısını ve dokusunu korumak amacıyla stabilizatör ve emülgatörler kullanılabiliyor. Bu bileşenlerin mevzuata uygun miktarlarda kullanıldığında gıda üretiminde izin verilen maddeler olduğu belirtiliyor.

Bu nedenle yalnızca "Suya tuttum, erimedi" görüntüsünden hareketle bir dondurmanın sağlıksız olduğu sonucuna varılamayacağı ifade ediliyor. Ancak bu görüntülerin tüketiciler açısından etiket bilgilerine dikkat edilmesi gerektiğini gösteren bir hatırlatma niteliğinde olduğu belirtiliyor.

Dondurma satın alırken yalnızca ürünün görünümüne veya reklamına değil, doğrudan etiketine bakılması öneriliyor.

"MEYVELİ" YAZMASI GERÇEKTEN MEYVE İÇERDİĞİ ANLAMINA GELMİYOR

Dondurma paketlerinde yer alan "çilekli", "orman meyveli" veya "mango aromalı" gibi ifadelerin ürünün yüksek miktarda gerçek meyve içerdiği anlamına gelmeyebileceği belirtiliyor.

Bazı ürünlerde gerçek meyve bulunurken bazı ürünlerde meyve aroması veya meyve preparatları kullanılabiliyor. Bu nedenle tüketicilerin "meyveli" ifadesinden çok ürünün içindekiler listesini incelemesinin daha doğru bir yaklaşım olduğu aktarılıyor.

Piyasada "en sağlıklı dondurma bu" şeklinde genel bir değerlendirme yapılmaması gerektiği belirtilirken, seçim sırasında daha kısa ve anlaşılır içerik listesine sahip, süt ürünü içeren, ilave şeker miktarı daha düşük ve porsiyonu kontrol edilebilir ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.

EVDE HAZIRLANAN DONDURMALAR İÇİN İLAVE ŞEKER KONTROLÜ

Evde hazırlanan dondurmaların da alternatif olabileceği belirtiliyor. Yoğurt veya süt ile meyvenin bir araya getirildiği ve ilave şeker miktarının kontrol edildiği tariflerin hem çocuklar hem de yetişkinler tarafından tüketilebileceği ifade ediliyor.

Bu tür tariflerde kullanılan malzemelerin kontrol edilebilmesi, tüketicinin dondurmanın içeriği ve ilave şeker miktarı üzerinde daha fazla söz sahibi olmasını sağlıyor.

DONDURMA ALIRKEN ETİKETİ İNCELEMEK ÖNEMLİ

Dondurma tercihinde içindekiler listesinin başında şeker veya şeker içeren bileşenlerin bulunmasının ürünün yüksek miktarda ilave şeker içerebileceğine işaret edebileceği belirtiliyor.

Üründe kullanılan yağ kaynağının da dikkate alınması gerektiği, süt yağı ile farklı bitkisel yağların kullanılmasının besin profilini değiştirebileceği ifade ediliyor.

Kedi tırmalamasıyla da kuduz bulaşabilir! Uzman isim uyardı: Her kedi kuduz değil ama bu belirtiye dikkat
Kedi tırmalamasıyla da kuduz bulaşabilir! Uzman isim uyardı: Her kedi kuduz değil ama bu belirtiye dikkat
İçeriği Görüntüle

"Şekersiz, fit, light" veya "meyveli" gibi ifadelerin de bir ürünün otomatik olarak sağlıklı olduğu anlamına gelmediği vurgulanıyor. Bu nedenle besin değerleri tablosundaki şeker ve enerji miktarlarının incelenmesi gerekiyor.

Porsiyon konusunda da dikkatli olunması gerektiği belirtilirken, özellikle kutulu dondurmalarda paketin tamamının tek porsiyon olarak değerlendirilmemesi gerektiği ifade ediliyor. Paket üzerinde belirtilen porsiyon miktarı ile tüketilen miktarın birbirinden farklı olabileceği konusunda tüketicilerin dikkatli olması öneriliyor.

Kaynak: İHA