İLAYDA ŞAHİN - EGE TELGRAF / Ege Bölgesi Sanayi Odası’nda (EBSO) seçim süreci son viraja girerken Yönetim Kurulu Başkan Adayı Mustafa Karabağlı, İzmir sanayisinin geleceğine ilişkin hedeflerini bu kez kentin basın mensuplarıyla aynı masada değerlendirdi. 55 yıldır sanayinin içinde olduğunu söyleyen Karabağlı, üniversiteleri, teknoparkları, organize sanayi bölgelerini, girişimcileri ve sanayicileri aynı hedef etrafında buluşturan bir İzmir hayali çizdi. Yüksek katma değerli üretimden yenilenebilir enerjiye, kuluçka merkezlerinden teknoloji girişimlerine kadar uzanan yol haritasında EBSO’nun koordinasyon görevini üstlenmesini isteyen Karabağlı, hedefini, “Biz faydalı olan her girişimi daha teknolojik hale getirip İzmir'i Türkiye'nin teknoloji başkenti, yani en fazla katma değer üreten şehir haline getirebiliriz” sözleriyle anlattı.

Kuru incirde ihracat alarmı: Sektör yeni pazarların peşinde
Kuru incirde ihracat alarmı: Sektör yeni pazarların peşinde
İçeriği Görüntüle

“EN BÜYÜK HAYALİM”

Basın mensuplarına 3 Eylül’de gerçekleştirdiği ilk kapsamlı buluşmayı hatırlatarak konuşmasına başlayan Karabağlı, “Bugün sizlere biraz daha farklı şeylerden söz etmek ive biraz fazla iddialı bir hayalimden söz ederek devam etmek istiyorum. Çünkü sonuçta İzmir için ne hayal ediyorsak İzmir'in önemli bileşenlerinden, parçalarından bir tanesi de İzmir'in sanayisi ve onun üzerindeki üst çatı Ege Bölgesi Sanayi Odası'dır. İzmir'in biraz birbirini dinleyen, birbiriyle iş birliğini artıran, bunu dar bir çerçevede değil daha geniş tabanlı ve proje bazında ortak projeler üretebilen bir yapıya ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Tabii ki bunun içerisinde odalarımız muhakkak var ama bunun yanı sıra üniversitelerimiz ve şehrin diğer değer üreten bileşenleriyle ortak fayda ve ortak akıl yaratarak, ortak projelerle İzmir'i hayal ettiğimiz başka bir noktaya nasıl geçiririz? Bunu konuşmamız ve tartışmamız lazım” diye konuştu.

Ebso Secimlerinde Son Viraj Karabagli Izmiri Turkiyenin Teknoloji Baskenti Yapacagiz 3

“ÇIRAKLIKLA BAŞLADIM”

Karabağlı, EBSO Başkanlığına neden talip olduğunu anlatırken kendi sanayicilik geçmişine de geniş yer ayırdı. Üretimin içerisinde doğduğunu söyleyen Karabağlı, “Sanayinin içinden geliyorum. Baktığınızda beş yaşında çıraklıkla başlayan bir hikâyem var. Babamın çırağıydım ama babamın çırağı olmak zordur. An geldi sanayinin tozunu yuttum, an geldi olmayacak ürünler sattım. Bunlar tabii pazarlama, strateji ve satış planlarıydı. Daha sonra pazarlarda rekabet edebilen, yüksek teknolojiyle iş yapabilecek ürünleri de pazarladım ve onlarla da iş birliği yaptım. Her aşamada vardım, her aşamayı da denedim. Bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gerçekten 55 yıldır ben bu çarkların içindeyim. Tabii krizler gördük, zorluklar yaşadık. Yanlışlar yaptık, doğrular yaptık. Bazen düştük, düştüğümüz yerden kalkmayı bildik. Bazen de tökezledik. Tökezlediğinizde nasıl kurtulursunuz? Hızlı koşarak kurtulursunuz dedik, biz de hızlı koştuk. Yere düştükten sonra da kalktık. Böyle olaylar da yaşadık. Bütün bu deneyimleri ve birikimleri İzmir şehriyle birleştirdiğimde, İzmir'in en önemli parçalarından biri olan sanayisinin ne olması gerektiğini de hayal edince, ‘Ben EBSO başkanlığına aday olayım, bunu bu şehre kazandırmalıyım’ diye kendi kendime bir hayal kurdum. Bu hayallerin peşinden de belirli bir süredir, zaten biliyorsunuz, koşuyoruz ve hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

NASIL BİR EBSO OLACAK?

Seçim sürecinde sona yaklaşıldığına da işaret eden Karabağlı, “O sebeple bugün artık finale geldiğimiz günleri yaşıyoruz. Yaklaşık bir iki hafta sonra süreç tamamlanmış olacak. Tabii ‘Nasıl bir EBSO olacak?’ diye bir düşünce akla geliyor olabilir. Daha katılımcı, herkesin kendisini çözümün bir parçası olarak hissettiği bir yapı hayal ediyoruz. Sanayicilerimizle geziyoruz, sahadayız, onlarla beraberiz. En küçük işletmeden en büyük sanayi işletmesine kadar herkes bu yapının bir parçası olmalı, kendisini buraya ait hissetmeli ve buranın bir parçası olarak görmeli. Bunu hissettirmemiz lazım. Eğer bunu hissettirebilirsek bu çok değerli insanların fikirlerini, üretkenliklerini ve akıllarını bu işin bir parçası yapabiliriz. İşte o zaman bazen hiçbirimizin aklına gelmeyen bir çözümü, bazen hiçbirimizin vizyonunda olmayan bir konuyu proje olarak gündemimize alıp şehrimize bambaşka değerler katabilir ve kazandırabiliriz. Buna kalben inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İZMİR'İ TEKNOLOJİ BAŞKENTİ YAPACAĞIZ”

“'İzmir'i Türkiye'nin teknoloji başkenti yapacağız’ diye yola çıktık. İnşallah bunu hep beraber, el birliğiyle yapacağız” diyen Karabağlı, “Bunu bir slogan olarak söylemiyorum. Bu bir rüya da değil. Üniversitelerimiz var, teknoparklarımız var, liman şehriyiz ve güçlü bir sanayi altyapımız olduğuna inanıyorum. İzmir ihracatta artı değer üreten bir kent. Bu zaten İzmir'in belirli bir potansiyelinin olduğunu bize gösteriyor. Tabii ki rüzgâr, güneş ve yenilenebilir enerji kaynaklarımız bolca var. İzmir özellikle yenilenebilir enerji kaynaklarının üretim ekipmanlarında gerçekten Türkiye'nin başkenti. Demek ki burada önemli bir değer var. O zaman biz bunu gerçekten daha teknolojik hale getirip İzmir'i Türkiye'nin teknoloji başkenti, yani en fazla katma değer üreten şehir haline getirebiliriz. Bizim planlamamız gereken de bu. Kısmet olursa ben de bunun şefi olacağım. Yoksa ben herhangi bir enstrümanı çalmayacağım, öyle bir kabiliyetim de yok. Ama kısmet olursa o orkestra şefliği rolünü kendim üstleneceğim. Dolayısıyla böyle çok sesli bir orkestra yapısıyla ve ortak hedeflere yönelmiş şehrin bileşenleriyle İzmir'i bambaşka bir sahneye taşıyabileceğimizi düşünüyorum” diye konuştu.

“FİKİRDEN FABRİKAYA UZANAN TEKNOLOJİ”

Organize sanayi bölgelerindeki mevcut altyapının yeni teknoloji merkezleriyle desteklenebileceğini söyleyen Karabağlı, “Tabii bizim organize sanayi bölgelerimiz var. Organize sanayi bölgelerinde teknolojiye hizmet edebilecek bazı altyapılar mevcut. Ama onların yanına yeni merkezler, yeni eğitim kampüsleri, teknoloji odaklı mükemmeliyet merkezleri ve kuluçka merkezleri rahatlıkla oluşturabiliriz. İzmir'in batısında ve güneyinde teknoparklarımız var. Orada bilişim varlığı var. Eğer İzmir'in kuzey aksında da bunun bir benzerini yaratabilirsek, üniversitelerimiz de var ama onları da belki biraz daha bu anlamda destekleyebiliriz diye düşünüyorum. Şehrin merkezinde ve körfez çevresinde oluşan kuluçka merkezlerini daha da artırabilirsek; Alsancak'ı, Göztepe'si, Karşıyaka'sı bu yapının bir parçası haline gelirse, buradan çıkan girişimci ruhu ve üniversite öğrencilerimizin, doktora öğrencilerimizin kuluçka merkezlerinde geliştirdikleri projeleri İzmir'in organize sanayi bölgelerinde üretime ve endüstriye kazandırdıkları bir yapıdan bahsedebiliriz” dedi.

Ebso Secimlerinde Son Viraj Karabagli Izmiri Turkiyenin Teknoloji Baskenti Yapacagiz 5

“BUNLAR OLMAYACAK ŞEY DEĞİL”

Karabağlı, teknoloji girişimleri ile sanayi üretiminin buluşması durumunda İzmir’den dünya ölçeğinde şirketlerin çıkabileceğini savunarak çıtayı daha da yükseltti ve “İşte o zaman biz herhalde İzmir'de bir tane, iki tane değil, belki onlarca, belki de yüze varan unicorn yaratabiliriz. Bunlar olmayacak şeyler değil arkadaşla. “Artık dünya öyle bir noktaya gidiyor ki inanın en üst teknoloji firması bile, ‘Yarın acaba ortaya nasıl bir fikir çıkar da biz yerimizi kaybederiz?’ diye endişeyle her hafta toplantı yapıyor. Her hafta, ‘Ne fikir var, yeni ne var, kim ne söylüyor, kim ne yapacak? Aman biz bir şekilde pozisyonumuzu kaybetmeyelim’ diye bakıyorlar” ifadelerini kullandı.

SANAYİCİNİN GÜNDELİK SORUNLARI DA MASADA

Teknolojik dönüşüm hedeflerinin sanayicinin mevcut ekonomik sorunlarını ikinci plana atmayacağını vurgulayan Karabağlı, “ Sanayimizin verimlilik, rekabet gücü, kurlar ve benzeri temel meseleleri de var. Bunlarla ilgili görüşlerimizi kamuoyuyla paylaşacağız. Bunlara çözüm geliştirecek bazı önerilerimizi ilgili makamlara ileteceğiz ve onların da bu konuda gerekli önlemleri almaları için ısrarcı olacağız. Bu da yakın gelecekte yapacağımız işlerden bir tanesi. Biz teknolojiyi sadece satın alan ya da bir yerden ithal eden bir sanayi değil, teknolojiyi geliştiren bir sanayi olmalıyız. Daha önce bana sormuşlardı. ‘Çok yüksek teknoloji dediğinizde neyi kastediyorsunuz?’ Ben de, ‘Teknolojiyi yaratan teknoloji’ dedim. Çünkü belirli teknolojiler ancak daha önce yaratılmış belirli teknolojiler sayesinde yaratılabilir” diyerek açıklamasını tamamladı.

Muhabir: İLAYDA ŞAHİN