AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU - EGE TELGRAF/ İzmir’de yaz aylarında antik kent gezmek isteyenler, kavurucu sıcak ve gölgesiz yürüyüş yolları nedeniyle planlarını sık sık erteliyor. Havaların serinlediği sonbahar ayları ise açık hava müzeleri ve arkeolojik alanlar için yılın en rahat dönemlerinden birini oluşturuyor. Torbalı’nın Yeniköy ve Özbey mahalleleri arasında bulunan Metropolis Antik Kenti, hafta sonunu alışveriş merkezinde geçirmek istemeyenlere farklı bir rota sunuyor. Sırtını Gallesion Dağı’na dayayan antik kent, adını “Meter Gallesia” olarak bilinen Ana Tanrıça’dan alıyor. Bölgedeki ilk yerleşim izleri ise Taş Devri’ne kadar uzanıyor.

TEPEYE ÇIKTIKÇA BİNLERCE YIL GERİYE GİDİLİYOR

Metropolis, Torbalı Ovası’na hakim bir tepenin üzerine kurulmuş durumda. Antik kente girildiğinde ziyaretçileri tek bir yapı değil, yamaca yayılan sokaklar, kamusal yapılar, yaşam alanları ve ibadet noktaları karşılıyor. Yürüyüş rotası boyunca Helenistik, Roma, Bizans ve daha sonraki dönemlere ait farklı izlerle karşılaşmak mümkün. Kent zaman içerisinde küçülmüş ve Geç Antik Çağ’da bir piskoposluk merkezi haline gelmiş olsa da yüzyıllar boyunca yaşamın devam ettiği arkeolojik buluntulardan anlaşılıyor.

4 BİN KİŞİ AYNI ANDA BU SAHNEYE BAKIYORDU

Metropolis’in en dikkat çekici yapılarından biri, doğal yamaca inşa edilen antik tiyatro. MÖ 2. yüzyıla tarihlenen tiyatro, Helenistik Dönem tiyatro mimarisinin günümüze ulaşan önemli örnekleri arasında gösteriliyor. Yaklaşık 4 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip yapının oturma bölümü yatay bir koridorla ikiye ayrılıyor. Roma İmparatorluk Dönemi’nde tiyatronun orkestra bölümünün farklı renklerdeki mermer levhalarla kaplandığı biliniyor. Ön sıralarda bulunan beş özel koltuğun ise kentin yöneticileri ve din görevlileri için ayrıldığı belirtiliyor. Taş basamaklara oturup sahneye bakıldığında, binlerce yıl önce aynı noktada oyun izleyen insanların bıraktığı sessizlik hala hissedilebiliyor.

MOZAİKLERİN ALTINDA ESKİ BİR EVİN HİKAYESİ VAR

Antik kentteki yapılardan biri de sütunlu avlusuyla dikkat çeken Peristilli Ev. Kazılarda bulunan mimari parçalar, seramikler ve gündelik kullanım eşyaları, Metropolis’te yaşayan insanların ev düzeni hakkında önemli bilgiler veriyor. Kentte ortaya çıkarılan mask figürlü mozaikler, antik dönemin estetik anlayışını günümüze taşıyan buluntular arasında bulunuyor. Kazı alanında ele geçen dokuma tezgahı ağırlıklarından yararlanılarak antik dönem tekniklerine uygun bir dokuma tezgahı da yeniden oluşturuldu. Böylece Metropolis’teki günlük yaşam yalnızca taş duvarlardan değil, üretim biçimlerinden de okunabiliyor.

Ne lunapark ne AVM! İzmir’de hafta sonu nereye gidilir? Çocuklu aileler otobüse binip bu gölete geliyor
Ne lunapark ne AVM! İzmir’de hafta sonu nereye gidilir? Çocuklu aileler otobüse binip bu gölete geliyor
İçeriği Görüntüle

HAMAMIN ATEŞİ SÖNDÜ, CAM FIRINI ORTAYA ÇIKTI

Metropolis’te farklı dönemlerde kullanılan Roma hamamları da bulunuyor. Kazı çalışmalarında hamam havuzlarının ısıtılmasını sağlayan bölümde bir cam üretim fırını tespit edildi. Bu buluntu, işlevini kaybeden hamamın Erken Bizans Dönemi’nde cam üretim atölyesine dönüştürülmüş olabileceğini gösteriyor. Araştırmacılar, yaklaşık bin 500 yıl önce Metropolis’te üretilen cam bardakları dönemin yöntemlerinden yararlanarak yeniden üretmeye yönelik deneysel çalışmalar da gerçekleştiriyor. Kentteki zeytinyağı pres taşının özgün malzeme ve tekniklerle yeniden hazırlanması da geçmişteki üretim hayatını anlamaya yönelik çalışmalar arasında yer alıyor.

ÇOCUKLAR İÇİN AÇIK HAVADA TARİH DERSİ

Metropolis, çocuklarla yapılacak gezilerde tarih kitaplarındaki kavramları gerçek yapılar üzerinden anlatma fırsatı veriyor. Tiyatrodaki taş koltukların neden yarım daire şeklinde yapıldığı, hamamlarda suyun nasıl ısıtıldığı veya insanların elektriksiz bir dünyada nasıl üretim yaptığı gezi sırasında konuşulabilir. Kazı başkanlığının yürüttüğü “Metropolis’te Zaman Yolculuğu” projesi de çocukların arkeolojiyle tanışmasını ve kültür varlıklarını koruma bilinci kazanmasını amaçlıyor. Alan eğimli ve taşlık bölümler içerdiği için çocukların yürüyüş sırasında gözetim altında tutulması gerekiyor. Kaymayan tabanlı spor ayakkabı tercih etmek geziyi daha rahat hale getirebilir.

Metropolis Antik Kent (1)

GİRİŞ ÜCRETİ VAR MI?

Kültür ve Turizm Bakanlığının güncel müze sayfasında Metropolis Örenyeri “açık” ve “ücretsiz” olarak gösteriliyor. Metropolis, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve yabancı ziyaretçiler için yayımlanan güncel tarifede de ücretsiz ören yerleri arasında bulunuyor. Bu nedenle girişte MüzeKart veya ayrıca bilet alınması gerekmiyor. Antik kent her gün 08.30 ile 17.30 saatleri arasında ziyarete açık. Gişe işlemlerinin ise 17.00’de sona erdiği belirtiliyor. Hava erken kararmaya başladığı için alanı acele etmeden gezmek isteyenlerin öğle saatlerinden önce ulaşması daha doğru olabilir.

İZBAN’DAN İNİP ANTİK KENTE NASIL GİDİLİR?

İzmir merkezden gelecek ziyaretçiler İZBAN’ın güney yönündeki seferlerini kullanarak Tepeköy İstasyonu’na ulaşabilir. Tepeköy Aktarma çevresinden geçen 783 numaralı Belevi-Torbalı ESHOT hattı, Yeniköy Tarlabaşı, Yeniköy Çıkış, Yeniköy Muhtarlık ve Yeniköy Giriş duraklarından geçiyor. Metropolis’e gitmek isteyenler Yeniköy Çıkış durağında inerek telefon haritasındaki güncel yürüyüş yönlendirmesini takip edebilir. Ancak 783 numaralı hattın sefer sayısı sınırlı ve hat pazar günleri çalışmıyor. Güncel programda cumartesi seferleri bulunmasına rağmen yola çıkmadan önce hem gidiş hem dönüş saatlerinin ESHOT üzerinden kontrol edilmesi gerekiyor. Pazar günü gitmeyi planlayanların alternatif yerel ulaşım seçeneğini önceden araştırması veya taksi maliyetini hesaba katması daha güvenli olacaktır.

TERMOSU ALIN AMA YOLU HAFİFE ALMAYIN

Ören yeri geniş ve açık bir araziye yayıldığı için yanınıza su, küçük atıştırmalık, şapka ve ince bir mont almak yararlı olabilir. Yağışlı havalarda taş yollar kayganlaşabileceğinden geziyi kuru bir güne denk getirmek gerekiyor. Rüzgarlı günlerde tepe bölümü kent merkezine göre daha serin hissedilebilir. Antik yapılara çıkılmaması, taşlara dokunulmaması ve kazı sınırlarının dışına geçilmemesi tarihî dokunun korunması açısından önem taşıyor. Yaz sona ermiş olabilir; ancak İzmir’de keşif mevsimi henüz bitmedi. İZBAN’a binip Torbalı Ovası’na doğru ilerlemek, birkaç saat içinde günümüzden binlerce yıl öncesine ulaşmak için yeterli oluyor. Efes sandınız ama Torbalı’da: 4 bin kişilik bu antik kente giriş tamamen ücretsiz!

Muhabir: Ahmet Buğra Tokmakoğlu