Etkinliğe Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, senato üyeleri, EÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Muhammed Bahattin Tanyolaç, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Programda sürdürülebilirliğin farklı alanlardaki önemi, iklim değişikliğiyle mücadele ve gençlerin bu süreçte üstlenebileceği roller üzerine sunumlar gerçekleştirildi.
“SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ARTIK BİR ÖN KOŞULDUR”
Etkinlikte konuşan EÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Boyacı, sürdürülebilirliğin artık bir tercih değil, ön koşul olduğunu belirterek, “Sürdürülebilirlik artık su ürünlerinden tarıma kadar her alanda öncelik haline getirmemiz gereken bir ön koşuldur. Dünyaya en çok zarar veren canlılar olarak ihtiyacımızın çok ötesinde tüketiyoruz. Bu yüzden işe yaşam felsefemizi değiştirmekle başlamalıyız. Yürüttüğümüz bir AB projesinde çoğu ülke organik ürünü bireysel sağlığı için seçtiğini söylerken, Danimarkalıların bunu sırf çevreyi ve dünya kaynaklarını korumak amacıyla tercih etmesi bu yaklaşımın en somut örneğidir. Gelecekte şirketlerin hayatta kalması da elde ettikleri kârla değil, çevreye ne kadar az zarar verdikleri ve dünyaya sundukları katkıyla ölçülecektir. Kaynaklarımızı koruyarak gelecek nesillere huzurlu ve sağlıklı bir yaşam bırakma sorumluluğu artık siz gençlerin omuzlarındadır” dedi.

“SÜRDÜRÜLEBİLİR YAŞAM, TÜKETİMİ DEĞİŞTİRMEKLE BAŞLAR”
Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, “Mavi Üretimin Yeşil Dönüşümü: Midye Yetiştiriciliğinde Düşük Karbon Yol Haritası” başlıklı sunum gerçekleştirdi. Sunumda midye yetiştiriciliğinin karbon ayak izi ve bu etkinin azaltılmasına yönelik çalışmalar ele alındı. Prof. Dr. Şişman Aydın, “Hızla artan dünya nüfusunun gıda ihtiyacını, iklim değişikliği ve kirlilik baskısı altındaki sınırlı karasal kaynaklarla karşılamak giderek zorlaşıyor. Dünya nüfusunun 2050 yılında 9,7 milyara ulaşması ve gıda ihtiyacının yüzde 88 artması beklenirken, gıda üretimi küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyor. Dışarıdan yem gerektirmeyen, suyu filtreleyerek temizleyen ve karbonu kabuğunda hapsederek sağladığı ekosistem servisleri ile iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sağlayan midye gibi alternatif su ürünlerine yönelmemiz hayati önem taşıyor. BM sürdürülebilir kalkınma amaçları ve AB yeşil mutabakat hedefleri doğrultusunda incelediğimiz bu alan, Türkiye'de yeni gelişmekte olan bir sektör olması sayesinde, en baştan düşük karbonlu, sürdürülebilir ve yeşil politikalarla tasarlanabilmesi için bizlere eşsiz bir fırsat sunmaktadır” diye konuştu.
KAMPÜSLERDEN ANTALYA’YA İKLİM YOLCULUĞU
UKX COP31 Alan Sorumlusu Betül Genç, “COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine” başlıklı sunumunda programın küresel boyutunu anlattı. Genç, kampüslerde ortaya çıkan fikirlerin Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 ile dünya çapında bir eyleme dönüşebileceğini belirtti. İklim krizinin yalnızca çevresel bir mesele olmadığını ifade eden Genç; enerji, tarım, mimarlık, yapay zeka ve iklim finansmanı gibi farklı alanlarda disiplinlerarası bir yaklaşım gerektiğine dikkat çekti.
COP31 PROGRAMINA 45 BİN BAŞVURU
Betül Genç, 81 il ve 154 ülkeden 45 bin başvuru geldiğini belirterek bu sayının gençlerin iklim konusundaki ilgisini gösterdiğini ifade etti. Programın gençlere eğitimden saha tecrübesine kadar uzanan süreçte yeşil beceriler kazandırmayı hedeflediğini belirten Genç, programı “Konunu bul, rolünü seç ve harekete geç” formülüyle özetledi. Genç, kampüslerden yükselen iklim eylemini hep birlikte Antalya’ya taşıyacaklarını vurguladı.
FARKLI ALANLARDA SUNUMLAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ
Konferans kapsamında Prof. Dr. Melih Ertan Çınar “İklim Değişikliğine Karşı Kırılgan Bir Deniz Altı Habitatı: Korallijen” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Prof. Dr. Özge Andiç Çakır, “VILLAGE-Küresel Mühendislik Eğitimi için Yenilikçi Sanal Öğrenme Laboratuvarları” başlıklı sunumla katılımcılara bilgi verdi. Kurumsal İletişim Sorumlusu Dilan Aytekin ise “Kahve Dünyası Reform Paneli - Geri Dönüşüm Süreci” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.





