HATİCE KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Türkiye'nin bu yılki gündemlerinden biri farklı illerde gerçekleştirilen okul saldırıları oldu. Yaşanan olayların üzerine veliler ve öğrencilerin yanı sıra kamuoyunda da okullardaki güvenlik sistemi üzerine tartışmalar yaşandı. Milli Eğitim Bakanlığı olayların üzerine okullarda güvenlik sistemlerini arttırmaya yönelik adım atarak okullara bekçi ve polis görevlendirdi. Önlemlerin tam olarak alınmasına fırsat kalmadan yakın zamanda yaşanan Manisa'daki olay ise güvenlik sisteminin yeterliliğini yeniden gündeme taşıdı. Konu hakkında konuşan Eğitim-İş İzmir 1 Nolu Şube Başkanı Özgür Şen, "Öğrenciler, öğretmenler, saldırıya maruz kalan çocuklar ciddi anlamda travma altındalar. Psikososyal desteklere ihtiyacı var" dedi.
"GÜVENLİK AÇIKLARI VAR"
Güvenlik önlemlerinin geçici değil, devamlı olarak sağlanması gerektiğini belirten Şen, "Geçici çözüm olarak okullara bekçi ve polis görevlendirdiler fakat bu kişiler 9 ay süreyle çalışıyor ve güvenlik üzerine herhangi bir eğitimleri yok. Bu durumda çalışan kişi işine alışmadan yeni bir kişi görevlendirilecek. Bu sırada ise güvenlik açıkları doğacak. Buna en iyi örnek alımlar daha tamamlanmadan Manisa'da yaşanan o acı olay olabilir" diye konuştu.
"GEÇİCİ DEĞİL KALICI ÇÖZÜM LAZIM"
Yaşanan olayların aileleri, öğrencileri ve öğretmenleri de olumsuz yönde etkilediği vurgulayan Şen, saldırıya maruz kalan herkesin travma sahibi olduğunu belirterek destek sağlanması gerektiğini önerdi. Şen, "Tüm ülkeyi ilgilendiren bir durumla karşı karşıyayız. Okulların önünde güvenlik vardı ama bunun artık kapıya güvenlik koymayla da önlenemeyeceği ortada. Bunun için toplumsal bir şekilde bütüncül bir yaklaşımla işte sendikaları da işin içine dahil ederek, onların sözlerine kulak vererek çözüm üretilmesi gerekiyor. Bizim eğitimci olarak görüşümüz, güvenliğin geçici değil de kalıcı yönde olmasını sağlamak. Yani kapıdaki güvenlik görevlisinin veya temizlik personelinin geçici değil de sürekli çalışan olarak işe alınması gerekiyor. Çünkü orada kalıcı olan personel hem mahalleyi hem de okula giren çıkanı zamanlar tanıyarak ona uygun önlemler alabilir. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda en kısa zamanda adım atmalı" diye aktardı.
"ACABA YARIN NE OLACAK?"
Okul içinde alınabilecek önlemler hakkında konuşan Şen, "Zaten halihazırda okul idarelerimiz, öğretmenlerimiz olsun çok fedakar bir şekilde görevlerini layıkıyla yapıyorlar. Ama bildiğiniz üzere bunun gibi öngörülemeyen durumlar da oluyor. Bu sebeple okullarda rehberlik öğretmenlerinin sayısı artırılarak öğrencilerin psikolojik durumları anbean takip edilmeli" dedi. Özgür Şen, çocukların kaygılarının okul sıralarında da sürdüğünü belirterek, "Sadece veliler değil öğrenciler de konu hakkında tedirgin ve sürekli takipte. Mesela 'Manisa'da bu olmuş, öğretmenim ne olacak, öğretmenim eylem yapacak mısınız, yarın okula gelecek miyiz?' gibisinden konu hakkında çok fazla konuşma yaşanıyor. Veliler ise okula gönderirken fazlasıyla tedirgin bir durumda. Mesela Pazartesi yine Osmaniye'de okulun bahçesinde bir öğretmenimiz yeğeni tarafından öldürüldü. Bu olayların sürekli yaşanan bir durum haline gelmesinden dolayı eğitim camiası da bu konuda ciddi anlamda tedirgin. 'Acaba yarın ne olacak?' durumundayız. Bu yüzden artık tamamen bütüncül bir yaklaşım ve psikososyal destekler ile iyi bir planlama ile hareket etmeliyiz. Daha dikkatli, tedbirli, ciddi ve yapıcı çözümlerle umarım bu sorunu da atlatacağımızı düşünüyorum" ifadelerini kullandı.




