Ege Üniversitesi, kanser araştırmaları ve nanoteknoloji alanındaki çalışmalarına yeni bir proje daha ekledi. Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü Nükleer Uygulamalar Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Fatma Yurt yürütücülüğünde hazırlanan "MXene Entegreli Cu-MOF HibritNanoplatformlarının Sentezi ve Katı Tümörler Üzerinde SinerjistikKemodinamik/Fotodinamik/Fototermal Kombine Terapi Potansiyelinin İncelenmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1001-Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında kabul edildi. Projede, katı tümör hücrelerinin daha etkili biçimde yok edilmesi ve sağlıklı dokulara verilen zararın en aza indirilmesi amacıyla ileri teknoloji ürünü bir tedavi malzemesi geliştirilmesi hedefleniyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı da proje ekibini tebrik ederek başarılar diledi.
ÜÇLÜ TEDAVİ MEKANİZMASI AYNI PLATFORMDA
Projenin amacı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fatma Yurt, katı tümörlerin tedavisinde tümör mikroçevresinin önemli bir engel oluşturduğunu belirtti. Yurt, projede geliştirilecek hibrit nanoplatform ile tümör hücrelerinde kontrollü hasar oluşturulmasının hedeflendiğini ifade ederek, “Günümüzde katı tümörlerin tedavisinde karşılaşılan en büyük engellerden biri olan tümör mikroçevresindeki yüksek glutatyon (GSH) düzeyi ve yetersiz reaktif oksijen türü (ROS) üretimi, mevcut tedavilerin etkinliğini sınırlıyor. Proje kapsamında geliştirilecek olan Cu-MOF-MXene temelli hibritnanoplatform ile bu sorunu ortadan kaldırmayı amaçlıyoruz. Geliştirilecek sistem ile Cu⁺/Cu²⁺ redoks döngüsü güçlendirilerek tümör hücrelerinde kontrollü bir hasar oluşturulması planlanıyor” dedi. Prof. Dr. Yurt, projenin bilimsel yaklaşımında kemodinamik, fotodinamik ve fototermal tedavilerin aynı platformda bir araya getirileceğini belirtti.
"YAN ETKİLERİ AZALTMAYI HEDEFLİYORUZ"
Yurt, çalışmanın hedeflerini, "Bu projede, kemodinamik, fotodinamik ve fototermal tedavileri aynı platformda buluşturuyoruz. Amacımız, tümör mikroçevresine duyarlı bu yeni nesil nanoplatform sayesinde daha düşük dozlarda daha yüksek tedavi başarısı elde etmektir. Bu sayede hastaların sağlıklı dokularında oluşan istenmeyen yan etkileri azaltmayı hedefliyoruz" diye aktardı.
LABORATUVARDA TEST EDİLECEK
Projenin uygulama aşamasında bakır içeren metal-organik yapılar ile MXene yapısının birleştirilerek hibrit nanomalzemelerin sentezlenmesi planlanıyor. Laboratuvar ortamında yapısal özellikleri belirlenecek malzemelerin farklı pH ve GSH seviyelerindeki performansları ölçülecek. Sonraki aşamada ise sağlıklı ve tümörlü hücreler üzerinde ayrıntılı testler gerçekleştirilecek. Bu testlerde kombine tedavinin etkinliği, hücre ölümü ve oksidatif stres parametreleri değerlendirilecek. Prof. Dr. Fatma Yurt, projenin uygulama sürecine ilişkin, “Projenin uygulama aşamasında, ilk olarak bakır içeren metal-organik yapılar (MOF) ile MXene yapısı birleştirilerek hibrit nanomalzemeler sentezlenecek. Laboratuvar ortamında yapısal özellikleri belirlenecek olan bu malzemelerin, farklı pH ve GSH seviyelerindeki performansları ölçülecek. Ardından, sağlıklı ve tümörlü hücreler üzerinde yapılacak detaylı testlerle kombine tedavinin etkinliği, hücre ölümü ve oksidatif stres parametreleri değerlendirilecek. Elde edilecek verilerin, kanser nanoteknolojisi alanında yeni tedavi platformlarının geliştirilmesine ve ileri preklinik çalışmalara geçiş için sağlam bir bilimsel temel oluşturulmasına hizmet etmesi bekleniyor. Proje ile klasik tedavilere sınırlı yanıt veren katı tümör hastaları için umut verici, yerli ve yenilikçi bir tedavi yaklaşımı tıp dünyasına kazandırılmış olacak” ifadelerini kullandı.
YERLİ NANOTEKNOLOJİK TEDAVİ PLATFORMU GELİŞTİRİLECEK
Projede geliştirilecek hibrit nanomalzemenin tümör mikroçevresine duyarlı olması ve birden fazla tedavi mekanizmasını aynı platform üzerinden kullanması planlanıyor. Çalışmada elde edilecek sonuçların kanser nanoteknolojisi alanında yeni tedavi platformlarının geliştirilmesine katkı sağlaması ve ileri preklinik araştırmalara geçiş için bilimsel temel oluşturması bekleniyor. Proje kapsamında ayrıca klasik tedavilere sınırlı yanıt veren katı tümör hastalarına yönelik yerli ve yenilikçi bir tedavi yaklaşımının geliştirilmesi amaçlanıyor.
FARKLI ÜNİVERSİTELERDEN ARAŞTIRMACILAR AYNI PROJEDE
Ege Üniversitesi Nükleer Bilimler Enstitüsü koordinasyonunda yürütülecek projede Türkiye'nin farklı üniversitelerinden akademisyenler araştırmacı olarak görev alıyor. Araştırma ekibinde Kapadokya Üniversitesinden Öğr. Gör. Dr. Ayça Tunçel Oral, Ege Üniversitesi Tıbbi Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Cumhur Gündüz, İzmir Ekonomi Üniversitesinden Öğr. Gör. Dr. Derya Özel ve Tarsus Üniversitesinden Prof. Dr. Kasım Ocakoğlu yer alıyor.