Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, kadın sağlığının değerlendirilmesinde yalnızca mevcut şikâyete odaklanılmaması gerektiğini söyledi. Gölcük, kişinin hayat biçimi, beslenme düzeni, uyku kalitesi, stres düzeyi ve metabolik durumunun birlikte ele alınmasının kadın sağlığı açısından önem taşıdığını belirtti.

Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, fonksiyonel tıp yaklaşımının kadın sağlığına daha geniş bir perspektiften bakılmasına katkı sunduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın modern tıbbın yerine değil, yanında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gölcük, kadınların yaşam boyunca farklı hormonal ve metabolik süreçlerden geçebildiğine dikkat çekti.

KADIN SAĞLIĞINDA YAŞAM TARZI FAKTÖRLERİ ÖNE ÇIKIYOR

Adet düzensizlikleri, menopoz, kilo kontrolünde yaşanan güçlükler ve bazı hormonal yakınmalarda hastanın genel sağlık durumunun da değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Gölcük, kadın sağlığında birden fazla faktörün birbiriyle bağlantılı olabileceğini söyledi.

Beslenme, uyku, stres ve fiziksel aktivitenin genel sağlık açısından dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Gölcük, kişiye özgü takip planlarının oluşturulmasında bu unsurların değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

Menopozda yeni dönem! Artık tedavi kişiye özel yapılıyor
Menopozda yeni dönem! Artık tedavi kişiye özel yapılıyor
İçeriği Görüntüle

"TEK BİR BELİRTİYE BAKMAK YETERLİ OLMAYABİLİR"

Kadın sağlığında tek bir belirti üzerinden değerlendirme yapılmasının her zaman yeterli olmayabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, yaşam tarzı ve metabolik durumun da sağlık üzerindeki etkilerinin göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.

Gölcük, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Kadın sağlığında tek bir belirtiye bakarak bütün tabloyu değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir. Beslenme, uyku, stres, fiziksel aktivite ve metabolik durum gibi unsurların sağlık üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmak, kişiye özgü bir takip planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir" dedi.

Kadınların üreme çağından menopoz dönemine kadar farklı ihtiyaçlarla karşılaşabildiğini belirten Gölcük, bu dönemlerde hastanın sağlık öyküsü ve yaşam şartlarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.

"AMAÇ UZUN VADELİ SAĞLIĞI DESTEKLEMEK"

Fonksiyonel tıp yaklaşımında mevcut yakınmaların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da değerlendirilmesinin koruyucu sağlık anlayışını desteklediğini ifade eden Gölcük, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti.

Gölcük, kadın sağlığında yalnızca mevcut sorunun tedavisine odaklanılmaması gerektiğini belirterek, "Kadın sağlığında hedefimiz yalnızca mevcut bir sorunu tedavi etmek değil, düzenli kontroller, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye uygun takip ile uzun vadeli sağlığı desteklemektir. Fonksiyonel tıp perspektifi de hastayı daha geniş bir çerçevede değerlendirmemize katkı sağlayan yaklaşımlardan biridir" diye konuştu.

FONKSİYONEL TIP MODERN TIBBIN ALTERNATİFİ DEĞİL

Fonksiyonel tıp yaklaşımının standart tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Gölcük, kadın sağlığında düzenli jinekolojik muayene, gerekli taramalar, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bilimsel temelli tanı ve tedavi süreçlerinin temel yaklaşım olduğunu söyledi.

Fonksiyonel yaklaşımın ise bu süreçlere yaşam tarzı, beslenme, uyku, stres yönetimi ve bireysel risk faktörlerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi açısından katkı sağlayabileceğini belirten Gölcük, bu yöntemin modern tıbbın yerine konumlandırılmaması gerektiğini ifade etti.

Gölcük açıklamasını, "Fonksiyonel yaklaşımı modern tıbbın yerine konumlandırmak doğru değil. Esas olan, bilimsel tanı ve tedavi süreçlerini koruyarak hastanın yaşam tarzını ve bireysel özelliklerini de değerlendirebilmek. Böylece kadın sağlığına daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşabiliriz" diyerek tamamladı.

Kaynak: İHA