Çalışma hayatının en önemli konularından birisini fazla çalışma ve buna bağlı olarak Kanunda düzenlenen fazla çalışma ücreti oluşturmaktadır.
Günümüzde çoğu işyerinde hala fazla çalışma ücretinin ödenmediği, anlaşılan ücretin içinde olduğu, ya da fazla çalışma ücretinin eksik hesaplanarak ödendiğini görmekteyiz. Böyle bir durumda çalışan fesih bildirimi ile iş akdini haklı nedenle feshedilmektedir.
Fesih bildirimi tek taraflı bir irade beyanı olup bu beyan, belirsiz süreli iş sözleşmelerinde süre verilerek sözleşmenin sona erdirilmesinde kullanılabileceği gibi belirli ya da belirsiz süreli sözleşmelerin haklı nedene dayanarak, işçi veya işveren tarafından süre verilmeksizin sona erdirilmesinde de kullanılmaktadır.
Bu nedenle iş sözleşmelerinde fesih bildirimi sözleşmeyi belirli bir sürenin geçmesiyle ya da derhal sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek taraflı bir irade beyanı olup muhataba ulaşması ile sonuç doğurur.
İş sözleşmelerinde fesih bildiriminde bulunma hakkı, kural olarak her iki tarafa da tanınmıştır. Hukuki niteliği itibarıyla fesih bildirimi, yenilik doğuran bir hak olup beyanın karşı tarafa ulaşması ile sonuç doğurur; bu nedenle karşı tarafın kabulüne gerek yoktur.
Hukuk sistemimizde feshin işçi veya işveren tarafından yapılmasına bağlanan hukuki sonuçlar farklı olduğundan fesih bildiriminin kimin tarafından gerçekleştirildiğinin belirlenmesi önem taşımaktadır. Yine iş sözleşmesinin her iki tarafça feshedilmiş olması hâlinde de ilk önce kimin tarafından feshedildiğinin ortaya konulması gerekmektedir.
İş sözleşmesinin kimin tarafından feshedildiği belirlendikten sonra sözleşmeyi sona erdiren bozucu yenilik doğuran hak bu kişi tarafından kullanılmış sayılacağından, feshe bağlanan hukuki sonuçlar hakkı kullanan kişiye göre belirlenecektir. (Yargıtay HGK, 2018/1339 Karar)
Fazla çalışma ücretinin eksik ödendiği, ödenmediği gerekçesi ile iş akdini işçi fesih bildirimi ile her zaman tek taraflı olarak sona erdirebilir. Fazla çalışma ücretinin ödenmediğinin ispatı bu noktada önem kazanmaktadır.
İş mahkemesi yargılamasında bu husus yazılı delil ile (puantaj kaydı, elektronik PDKS vb.) ya da tanık beyanı ile ispatlanabilmektedir. Fazla çalışma ücretinin tanık beyanı ile ispat edilmesi durumunda ise davacı işçinin tanıklarının davalı işveren ile husumetli olmaması ve davacı ile birlikte aynı dönemlerde birlikte çalışmış olmasına ayrıca dikkat edilmesi gerekmektedir.
Ücret alacaklarında zamanaşımı süresi 5 yıldır ve alacaklının dava açmasıyla zamanaşımı süresi kesilir.Bu kapsamda fazla çalışma ücretinde zamanaşımı süresi 5 yıldır. İş Mahkemesi yargılamasında yüksek mahkeme işçi için fazla çalışma ücretinin ödenmemesini tek başına haklı nedenle fesih gerekçesi olarak görmektedir ve Kanun ile düzenlendiğinden fazla çalışma ücreti zamanaşımına uğrasa dahi zamanaşımına uğrayan dönemdeki ödenmemiş fazla çalışma ücreti sebebi ile çalışanların haklı nedenle fesih haklarının bulunduğuna hükmetmektedir(Yargıtay 9.HD, 2025/2109 Karar).
Bu nedenle eğer ki fazla çalışma ücretiniz ödenmemişse, bu durumu ispatlayabildiğiniz takdirde zamanaşımına uğrasa dahi haklı nedenle iş akdini sona erdirip varsa kıdem tazminatı hakkınızı alarak işten ayrılabilirsiniz.