in ,

Fethiye’ye gitmenin şimdi tam zamanı!

Fethiye, Türkiye’de yaz tatili denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri. Fethiye, çam ormanları ile çevrili yemyeşil dağları, kristal berraklığındaki denizi, dünyayı kendine hayran bırakan Ölüdeniz’i, antik çağlara uzanan tarihi kentleri, renkli gece hayatı, doğaseverlerin akın akın geldiği bakir koyları ile her yıl yerli ve yabancı binlerce konuk ağırlıyor

fethiyeye-gitmenin-simdi-tam-zamani

Antik çağlardaki adı Telmessos olan Fethiye‘nin tarihi MÖ 5. yüzyıla dek uzanıyor. Uzun yıllar ülkemizin yurt dışında tanıtım yüzü olan Ölüdeniz, dünyanın en iyi koyları arasında gösterilen Göcek, Türkiye’nin en uzun sahillerinden Çalış ile Türkiye’nin en uzun ve düzenli yürüyüş parkuru Likya Yolu‘nun başlangıç noktası Fethiye’de. Kabak Koyu ve Kelebekler Vadisi gibi doğayla buluşmak isteyenleri manzarasıyla büyüleyen durakların yanında mavi yolculuk ve günübirlik tekne turlarıyla keşfedilen onlarca ada havaların ısınmasıyla birlikte şehirden kaçmak isteyenleri ağırlıyor.

 

Fethiye gezilecek yerler denildiğinde Fethiye merkez, batı ve doğu olmak üzere 3 ayrı parçada düşünmek gerekiyor. Dalaman sınırından başlayıp Göcek, İnlice ve Yanıklar’ı da içine alan bölge batı (kuzeybatı); Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi ve Kabak’ı da içine alan bölge doğu (güneydoğu), ilçe merkezi ise bu rotanın tam ortasında konumlanıyor.

 

PASPATUR: Fethiye merkezde gezilecek onlarca durak var. Paspatur ilçe merkezinde eğlencenin kalbinin attığı yer. Yan yana birçok kafe ve barın sıralandığı Paspatur, özellikle akşam saatlerinde hareketleniyor.

 

ŞEMSİYELİ SOKAK (95. SOKAK): 95. Sokak ya da 95. Cadde olarak da bilinen sokak Fethiye’nin rengarenk şemsiyeleriyle bezenmiş alışveriş caddesi. Özellikle yabancı turistlere hitap eden mağazaların yer aldığı bu sokak, fotoğraf tutkunları için de iyi kareler veriyor. Sokak üzerinde tanıdık tekstil markalarının mağazaları da var.

 

BALIK PAZARI: Türkiye’de eşi benzerine zor rastlanan Fethiye Balık Pazarı, 1957 yılında klasik bir pazar yeri mantığıyla kurulmuş. Etrafını meyhanelerin çevrelediği avludaki balık tezgahlarıyla bambaşka bir dünyanın kapılarını açan bu pazarda avludaki tezgahtan satın aldığınız balık oturacağınız restorana geliyor. Meze ve içeceklerin alındığı restoran müşterinin seçtiği balık ve deniz ürünlerini cüzi bir ücret karşılığında pişiriyor. Gecenin ilerleyen saatlerinde daha da kalabalıklaşan mekanlarda her daim neşe ve keyif var.

 

ÇALIŞ PLAJI: Fethiye’ye geldim cümlesiyle birlikte onlarca kişinin Çalış Plajı‘nda gün batımını izle diyerek gitmemi tavsiye ettiği bu plaj Türkiye’nin en uzun kumsallarından biri. Bölgenin en popüler plajlarından olan Çalış Plajı, ilçe merkezine de oldukça yakın konumda. Deniz, kum, güneşle birlikte plaj çevresindeki kafe ve restoranlar gün boyu zaman geçirmek isteyenlerle dolup taşıyor.

 

FETHİYE KOYLARI: Marinanın batısında yer alan orman piknik alanı irili ufaklı çok sayıda koyla hoş manzaraya sahip. Birçok koyun otel ve özel plaj işletmesiyle ücretli hale getirildiği bu bölge hoş fotoğraflar çekmek için ideal. Aksazlar Koyu, Küçük Samanlık Koyu, Büyük Samanlık Koyu, Kuleli Plajı, Büyük Boncuklu Koyu, Küçük Boncuklu Koyu mola vereceğiniz yerler arasında.

 

ÖLÜDENİZ: Türkiye’nin yurt dışında en çok tanınan yerlerinden olan Ölüdeniz, farklı kurumlarca yapılan anketlerde birçok kez dünyanın en iyi plajı listesinde yer aldı. Bir tarafı Ölüdeniz’e ismini veren sığ bir koy, diğer tarafı ise körfez boyunca uzanan denizi ile plaja en az bir tam gün vakit ayrılmalı. Ölüdeniz Kumburnu Tabiat Parkı olarak bilinen plaja giriş için ücret alınıyor. Plajda duş, şezlong, soyunma kabinleri ile kafe bulunuyor.

 

BABADAĞ: 1.969 metrelik yüksekliği ile bölgenin en yüksek dağları arasında bulunan Babadağ, Ölüdeniz sahiline uzanan yamaç paraşütü deneyimini yaşamak için uğranılan bir durak. Dağ çevresinde piknik alanları ve manzara seyir terasları olsa da Babadağ daha çok yamaç paraşütü yapmak için gelenlerce kullanılıyor.

 

KAYAKÖY: Likya uygarlığı döneminde kurulan Kayaköy uzun yıllar Rumların yaşadığı, 1912 yılında 6 bin 500’lere ulaşan nüfusuyla bölgenin en önemli ticaret ve sosyal merkezlerinden birine dönüşmüş. Mübadele ile birlikte Selanik’ten gelen Türkler’in yerleştirildiği Kayaköy 1957 yılındaki yıkıcı Fethiye depreminden bu yana boş. Özellikle genç girişimcilerin ilgisini çeken bölgede butik otel, ekolojik kamp ve yeme-içme konusunda adımlar atılıyor.

 

Kendini ekmek tutkunu olarak ifade eden Fatih Saatçı’nın kurduğu Senit Ekmek&Kahvaltı Kayaköy’de en hoşuma giden yerlerden oldu. Sağlıklı beslenmeye olan arayışı olanlar için en doğru yerlerden biri Senit. Fatih Saatçı’nın ekmek tutkusuyla hayat bulan mekanda ekşi mayalı, katkısız ekmek yapılıyor.

A. Buğra Tokmakoğlu / Keşfetsek

izmirin-bisiklet-ve-yaya-eylem-plani-hazir-2

İzmir’in Bisiklet ve Yaya Eylem Planı hazır

pkkdan-kacan-terorist-boyle-teslim-oldu

PKK’dan kaçan terörist, böyle teslim oldu