Keten tohumu, Linum usitatissimum bitkisinin tohumları olarak biliniyor. Mavi çiçekli, tek yıllık otsu bir bitkiden elde edilen keten tohumu, binlerce yıldır yetiştiriliyor ve tüketiliyor.

Eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarında da keten tohumunun kullanıldığına dair kanıtlar bulunuyor. Günümüzde ise kahverengi ve altın sarısı olmak üzere iki farklı türü yaygın olarak tüketiliyor.

Uzmanlara göre her iki tür arasında besin değeri açısından belirgin bir fark bulunmuyor.

Keten tohumu bütün veya öğütülmüş şekilde satılıyor. Ancak uzmanlar, öğütülmüş keten tohumunun vücut tarafından daha kolay emildiğini belirtiyor.

Tohumun dış yapısı parçalandığında içerdiği besin öğelerine ulaşımın kolaylaştığı ifade ediliyor.

Keten tohumu; lif, omega-3 yağ asitleri, protein ve antioksidanlar açısından zengin bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor.

100 gram keten tohumu yaklaşık:

534 kalori
18 gram protein
42 gram yağ
29 gram karbonhidrat
27 gram lif içeriyor.

Ayrıca manganez, magnezyum, fosfor, bakır, B1 vitamini, selenyum, çinko ve demir açısından da dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre keten tohumu, yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabiliyor.

Lifin bağırsaklardaki yararlı bakterilerin çoğalmasını desteklediği belirtilirken, keten tohumunda bulunan müsilaj adlı maddenin bağırsakları kaplayarak tahrişi azaltabileceği ifade ediliyor.

Bu özelliği nedeniyle kabızlık sorunlarında destekleyici olarak tercih edilebildiği aktarılıyor.

Keten tohumu; omega-3 yağ asitleri, lif ve lignanlar açısından zengin yapısıyla kalp sağlığı açısından da dikkat çekiyor.

Bu bileşenlerin kolesterol seviyelerini düşürmeye, tansiyonu düzenlemeye ve damar sağlığını korumaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Uzmanlar, düzenli ve dengeli beslenme planı içinde tüketildiğinde kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.

Lif ve lignan içeriği sayesinde keten tohumunun kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Bazı araştırmalarda insülin direncinin azaltılmasına destek sağlayabileceği ifade edilirken, tip 2 diyabet riskinin azaltılmasında da faydalı olabileceği aktarılıyor.

Keten tohumu; lignanlar ve omega-3 yağ asitleri gibi bileşenler içeriyor.

Yapılan bazı çalışmalarda keten tohumunun meme, prostat ve kolon kanseri gibi bazı kanser türlerinin riskinin azaltılmasıyla ilişkili olabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.

Keten tohumu, fitoöstrojen adı verilen bitkisel östrojenler içeriyor.

Bu bileşenlerin menopoz dönemindeki kadınlarda sıcak basması, gece terlemesi ve ruh hali değişiklikleri gibi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.

Uzmanlara göre keten tohumu yüksek oranda antioksidan içeriyor.

Antioksidanların serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltabileceği ve yaşlanma süreçlerini yavaşlatmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.

Keten tohumunda bulunan omega-3 yağ asitleri ve lignanların, vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabileceği ifade ediliyor.

Bu özelliğin artrit, astım ve diğer inflamatuar hastalıkların belirtilerinin hafifletilmesinde destekleyici rol oynayabileceği aktarılıyor.

Yorumlar
Editör Hakkında