Son yıllarda sağlıklı beslenme listelerinde sıkça yer bulan keten tohumu, içerdiği omega-3 yağ asitleri, lif, protein ve antioksidanlarla dikkat çekiyor.
ALife Sağlık Grubu'nun haberine göre, sindirim sisteminden kalp sağlığına kadar birçok alanda destek sağlayabilen bu küçük tohumlar, özellikle öğütülmüş formda tüketildiğinde vücut tarafından daha kolay kullanılabiliyor. Ancak uzmanlar, keten tohumunun kontrollü tüketilmesi gerektiği konusunda da uyarıyor.
HORMONAL DENGEYE ETKİSİ
Uzmanlara göre keten tohumu, içerdiği lignanlar sayesinde hormonal denge üzerinde etkili olabilir.
Polikistik over sendromu (PCOS) ve bazı hormonal bozukluklarla ilgili çalışmalarda keten tohumunun destekleyici etkileri araştırılıyor.
BEYİN, CİLT VE SAÇ SAĞLIĞI İÇİN DE KONUŞULUYOR
Omega-3 yağ asitleri nedeniyle keten tohumunun beyin fonksiyonlarını destekleyebileceği belirtiliyor.
Bazı çalışmalarda hafızayı güçlendirme, odaklanmayı artırma ve depresyon riskini azaltma üzerindeki etkileri inceleniyor.
Ayrıca omega-3 ve lignan içeriği sayesinde cilt sağlığını destekleyebileceği, saç köklerini güçlendirebileceği ve saç dökülmesini azaltmaya yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
KETEN TOHUMU NASIL TÜKETİLİR?
Keten tohumu farklı şekillerde günlük beslenmeye eklenebiliyor.
Uzmanların önerdiği tüketim yöntemleri arasında:
Yoğurt veya smoothie’ye eklemek
Salatalara serpmek
Çorba ve soslara katmak
Ekmek ve hamur işlerinde kullanmak
Keten tohumu yağı tüketmek
Keten tohumu çayı hazırlamak yer alıyor.
FAZLA TÜKETİM SİNDİRİM SORUNLARINA YOL AÇABİLİR
Keten tohumu genellikle güvenli kabul edilse de bazı kişilerde sindirim sistemi şikâyetlerine neden olabiliyor.
Yüksek lif içeriği nedeniyle gaz, şişkinlik, ishal veya kabızlık gibi sorunlar görülebiliyor. Bu nedenle uzmanlar, tüketime küçük miktarlarla başlanmasını ve bol su içilmesini öneriyor.
ALERJİ VE İLAÇ UYARISI
Nadir durumlarda keten tohumu alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor.
Kaşıntı, döküntü veya nefes darlığı gibi belirtiler görülmesi halinde doktora başvurulması gerektiği belirtiliyor.
Ayrıca keten tohumunun hafif kan sulandırıcı etkisi olabileceği ifade edilirken, kan sulandırıcı ilaç kullananların tüketim öncesinde doktora danışması öneriliyor.
Keten tohumu, Linum usitatissimum bitkisinin tohumları olarak biliniyor. Mavi çiçekli, tek yıllık otsu bir bitkiden elde edilen keten tohumu, binlerce yıldır yetiştiriliyor ve tüketiliyor.
Eski Mısır ve Mezopotamya uygarlıklarında da keten tohumunun kullanıldığına dair kanıtlar bulunuyor. Günümüzde ise kahverengi ve altın sarısı olmak üzere iki farklı türü yaygın olarak tüketiliyor.
Uzmanlara göre her iki tür arasında besin değeri açısından belirgin bir fark bulunmuyor.
Keten tohumu bütün veya öğütülmüş şekilde satılıyor. Ancak uzmanlar, öğütülmüş keten tohumunun vücut tarafından daha kolay emildiğini belirtiyor.
Tohumun dış yapısı parçalandığında içerdiği besin öğelerine ulaşımın kolaylaştığı ifade ediliyor.
Keten tohumu; lif, omega-3 yağ asitleri, protein ve antioksidanlar açısından zengin bir besin kaynağı olarak öne çıkıyor.
100 gram keten tohumu yaklaşık:
534 kalori
18 gram protein
42 gram yağ
29 gram karbonhidrat
27 gram lif içeriyor.
Ayrıca manganez, magnezyum, fosfor, bakır, B1 vitamini, selenyum, çinko ve demir açısından da dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre keten tohumu, yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabiliyor.
Lifin bağırsaklardaki yararlı bakterilerin çoğalmasını desteklediği belirtilirken, keten tohumunda bulunan müsilaj adlı maddenin bağırsakları kaplayarak tahrişi azaltabileceği ifade ediliyor.
Bu özelliği nedeniyle kabızlık sorunlarında destekleyici olarak tercih edilebildiği aktarılıyor.
Keten tohumu; omega-3 yağ asitleri, lif ve lignanlar açısından zengin yapısıyla kalp sağlığı açısından da dikkat çekiyor.
Bu bileşenlerin kolesterol seviyelerini düşürmeye, tansiyonu düzenlemeye ve damar sağlığını korumaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, düzenli ve dengeli beslenme planı içinde tüketildiğinde kalp-damar hastalıkları riskinin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini ifade ediyor.
Lif ve lignan içeriği sayesinde keten tohumunun kan şekerinin dengelenmesine yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Bazı araştırmalarda insülin direncinin azaltılmasına destek sağlayabileceği ifade edilirken, tip 2 diyabet riskinin azaltılmasında da faydalı olabileceği aktarılıyor.
Keten tohumu; lignanlar ve omega-3 yağ asitleri gibi bileşenler içeriyor.
Yapılan bazı çalışmalarda keten tohumunun meme, prostat ve kolon kanseri gibi bazı kanser türlerinin riskinin azaltılmasıyla ilişkili olabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu konuda daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Keten tohumu, fitoöstrojen adı verilen bitkisel östrojenler içeriyor.
Bu bileşenlerin menopoz dönemindeki kadınlarda sıcak basması, gece terlemesi ve ruh hali değişiklikleri gibi belirtilerin hafifletilmesine yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara göre keten tohumu yüksek oranda antioksidan içeriyor.
Antioksidanların serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltabileceği ve yaşlanma süreçlerini yavaşlatmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Keten tohumunda bulunan omega-3 yağ asitleri ve lignanların, vücuttaki iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Bu özelliğin artrit, astım ve diğer inflamatuar hastalıkların belirtilerinin hafifletilmesinde destekleyici rol oynayabileceği aktarılıyor.