40 ile 65 yaş arasını kapsayan orta yaş döneminde vücutta doğal yaşlanmaya bağlı değişimler görülüyor. Kan damarlarının esnekliği azalırken kan basıncı ve kolesterol seviyelerinde yükselme meydana gelebiliyor. Bu değişimler kalp hastalıkları açısından önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.

Dr. Oliver Guttmann, birçok kişinin kalp sağlığını ancak bir sorun ortaya çıktıktan sonra düşündüğünü belirterek, özellikle 40'lı ve 50'li yaşlarda önleyici adımların büyük önem taşıdığını ifade etti.

Dr. Guttmann'a göre yatmaya yakın saatlerde yemek yemek, vücudu dinlenmesi gereken zamanda yoğun bir metabolik yükle karşı karşıya bırakıyor.

Bu durum besin metabolizmasının olumsuz etkilenmesine, uyku düzeninin bozulmasına, kilo artışına ve metabolik sendrom riskinin yükselmesine neden olabiliyor. Araştırmalar ayrıca gece geç saatlerde yemek yemenin obezite, tip 2 diyabet ve kalp hastalığı riskiyle ilişkili olduğunu gösteriyor.

Kilo vermek isteyen birçok kişi "yağsız" ibaresi bulunan ürünleri tercih ediyor. Ancak Dr. Guttmann, bu ürünlerin içeriklerinin dikkatle incelenmesi gerektiğini söyledi.

"Yağ arındırıldığında, üreticiler kaybolan tadı ve dokuyu telafi etmek için genellikle şeker, tuz veya kıvam arttırıcılar eklerler. Dolayısıyla, 'yağsız' etiketi, özellikle rafine şekerin ikame olarak kullanıldığı durumlarda, kardiyovasküler sağlık için tam yağlı versiyonundan aslında daha kötü olan bir ürünü maskeleyebilir."

Dr. Guttmann, sadece işlenmiş gıdaların değil, sağlıklı olarak pazarlanan birçok ürünün de yüksek miktarda tuz içerebildiğini söyledi.

Konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sağlıklı olarak pazarlanan pek çok ürün, aromalı yoğurtlar, hazır çorbalar, soslar, hatta ekmek bile lezzeti artırmak veya raf ömrünü uzatmak için kullanılan şaşırtıcı derecede yüksek tuz içeriğine sahip. İnsanlar cips veya hazır yemek yerken tuza karşı çok daha bilinçlidir, ancak besleyici olarak etiketlenmiş bir şeye uzanırken durum böyle değildir. Gizli tuzu bu kadar tehlikeli yapan şey de tam olarak budur: Hiç şüphelenilmeden tüketilir. Bu durum yüksek tansiyona katkıda bulunabilir ve kalp hastalığı ile felç riskini artırabilir."

Resmi sağlık verilerine göre günlük tuz tüketiminin yaklaşık beşte üçü işlenmiş gıdaların içeriğinden geliyor.

Uzmanlara göre sadece yeterli uyumak değil, her gün benzer saatlerde uyuyup uyanmak da kalp sağlığı açısından önem taşıyor.

72 binden fazla yetişkin üzerinde yapılan araştırmada düzensiz uyku saatlerine sahip kişilerin, önerilen süre kadar uyusalar bile kalp krizi veya felç geçirme riskinin yüzde 26 daha yüksek olduğu belirlendi.

Dr. Guttmann, düzensiz uyku saatlerinin vücudun biyolojik ritmini bozduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Düzensiz uyku saatleri, kan basıncını ve vücudun ana stres hormonu olan kortizolü düzenlemede önemli bir rol oynayan vücudun sirkadiyen ritmini bozar. Her gece çok farklı saatlerde yatmak, kardiyovasküler sistemin geceleri doğal olarak düşen kan basıncı seviyesine yerleşmesine izin vermek yerine, onu sürekli bir dalgalanma halinde tutar. Yıllar geçtikçe bu durum, kalp hastalığının en büyük tetikleyicilerinden biri olan kronik hipertansiyona katkıda bulunabilir."

Pandemi sonrasında masa başında çalışma süresinin artmasıyla birlikte hareketsiz yaşam da yaygınlaştı.

Uzmanlara göre uzun süre oturmak, düzenli spor yapan kişilerde bile dolaşımı yavaşlatabiliyor ve kalp-damar hastalığı riskini artırabiliyor.

Dr. Guttmann, uzun süre hareketsiz kalmanın yalnızca kilo artışıyla ilgili olmadığını belirtti.

"Uzun süre oturmak dolaşımı yavaşlatır, insülin duyarlılığını azaltır ve düzenli egzersiz yapan insanlarda bile daha yüksek kardiyovasküler risk ile doğrudan ilişkilidir. Bu sadece kalorilerle ilgili değil; uzun süreli hareketsizlik, damar işlevini tek bir antrenmanın tamamen telafi edemeyeceği şekillerde etkiler."

Araştırmalar, çalışma günü boyunca saat başı verilen yaklaşık beş dakikalık yürüyüş molalarının damar sağlığını destekleyebileceğini ortaya koyuyor.

Uzmanlar, gün içerisinde kısa süreli hareketlerin bile dolaşım sistemi üzerinde olumlu etkileri olabileceğini belirtiyor.

Dr. Oliver Guttmann'a göre kalp hastalıklarının önlenmesinde sağlıklı beslenme, düzenli uyku, yeterli fiziksel aktivite, işlenmiş gıdaların sınırlandırılması ve uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınılması önemli rol oynuyor.

Uzmanlar, özellikle orta yaş döneminde bu alışkanlıklara dikkat edilmesinin kalp ve damar sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini vurguluyor.

Yorumlar
Editör Hakkında