Alaeddinoğlu, 2026'da bahar ayları ve yaz başına kadar ciddi yağış görüldüğünü aktararak, "Bazı yıllar hakikaten ekstrem yağışlar alıyoruz. 2026 yılı bahar ayları ve yazın başına kadar bizim tanıklık ettiğimiz buydu.

2026 yılında havza çok ciddi bir yağış aldı ama daha önemlisi bu yağışın önemli bir kısmı kar şeklinde gerçekleşti. Havza açısından çok hayati önem taşıyor. Havzanın çevresi dağlık ve eğimli bir saha. Eğer yağmur şeklinde düşerse bu yağışların önemli bir kısmı eğim doğrultusunda akıp göle ulaşıyor. Belki gölün seviyesinde bir parça iyileşmeye neden oluyor ama yer altı sistemlerini beslemiyor” dedi. Karın yavaş erimesinin yer altı sistemlerinin beslenmesi açısından daha değerli olduğunu ifade eden Alaeddinoğlu, "Kar şeklindeki yağışların yavaş yavaş erimesi, yer altı sistemlerine drene olması ve oradaki o sistemi beslemesi bizim açımızdan çok değerli” diye konuştu.

SICAKLIK, BUHARLAŞMA VE YAĞIŞLAR
Alaeddinoğlu, havzanın 20-25 yıllık yağış verilerinde sıcaklık artışı, yüksek buharlaşma ve yağışlarda azalma görüldüğünü belirterek, bu üç unsurun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Küresel ısınmayla birlikte sıcak hava dalgalarının da arttığını aktaran Alaeddinoğlu, "Havzanın yağışla ilgili 20-25 yıllık verilerine baktığımızda sıcaklık artışı var, buharlaşmanın şiddeti çok yüksek ve yağış da azalıyor. Dolayısıyla üçü de havzanın aleyhine bir durum. Geçmişle kıyasladığımızda burayı ilgilendiren sıcak hava dalgaları açısından ciddi bir artış olduğunu görüyoruz. Modellemelerle yaptığımız bütün analizlerde, geleceğe ilişkin projeksiyonlarda ortaya çıkan tablo da bunların daha da artacağı, sıklığının ve şiddetinin artacağı yönünde. Bunlar düşünüldüğünde hakikaten havzayı gelecekte belki daha zorlu bir süreç bekleyecek. Bu durumu yönetmek zorundayız. Burası kapalı bir havza, dışarıdan su getirme şansınız maalesef çok sınırlı ve çok büyük maliyetler gerektirir” ifadelerini kullandı. Van'da yer altı suyuna ulaşmak amacıyla yapılan derin sondajların da yer altı su sistemleri ve toprak nemi açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunan Alaeddinoğlu, sıcaklık artışı ve sıcak hava dalgalarının sürmesi halinde havzanın iklim yapısında değişiklik yaşanabileceğini belirtti. Alaeddinoğlu, "Sıcaklık artışı ve sıcak hava dalgalarının devam etmesi halinde havzanın iklim yapısında da önemli değişiklikler yaşanabilir. Muhtemelen yakın gelecekte buranın iklimi büyük ölçüde Akdeniz iklimine evrilecek. Akdeniz ikliminin özelliği de yaz aylarının çok daha sıcak ve kurak geçtiği bir mevsim sunar. Dolayısıyla buna hazır olmak durumundayız. Yani havzayı buna hazırlamak durumundayız” diye konuştu.

Uzun vadeli projeksiyonlarda Van Gölü'nün su seviyesinde çekilme yaşanması ve özellikle sığ kıyılarda kara alanlarının genişlemesi bekleniyor. Alaeddinoğlu, gölün özellikle akarsuların göle ulaştığı ve taşınan malzemenin kıyılarda biriktiği sığ kesimlerinde alan kaybının daha belirgin olacağını ifade etti.

Alaeddinoğlu, Van Gölü'nün geleceğine ilişkin, "Göl alan kaybedecek. Çok belirgin olmasa da özellikle sığ kıyılar, yani akarsuların göle katıldığı, malzemenin taşındığı, doldurduğu o sahil kısımlarının önemli bir kısmını kara şeklinde göreceğiz. Buna tanıklık edeceğiz. Buradan kaçışımız yok” dedi.

Yorumlar
Editör Hakkında