Yaşam

Gediz ve Körfez'in kirliliği Foça'da tarihi kalede masaya yatırıldı

Foça'da düzenlenen "Gediz Kirliliği, Deniz, Dip Çamuru" panelinde Gediz Nehri ile İzmir Körfezi'ndeki kirlilik, nedenleri ve çözüm önerileri ele alındı. Akademisyenler ve çevre temsilcileri, dip çamurunun Foça açıklarına dökülmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu

Abone Ol

Kütahya'daki Murat Dağı'ndan doğarak 400 kilometreyi aşan yolculuğunun ardından İzmir'in Foça ilçesi yakınlarında denizle buluşan Gediz Nehri'nin kirliliği ile İzmir Körfezi'ndeki çevresel sorunlar, Foça Tarih ve Doğa Talanına Hayır Platformu ile Foça Belediyesi iş birliğinde düzenlenen "Gediz Kirliliği, Deniz, Dip Çamuru" panelinde ele alındı. Tarihi Beşkapılar Kalesi'nde gerçekleştirilen panelin moderatörlüğünü İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler üstlenirken, İzmir ve Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yusuf Korucu, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan ve Ege Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Levent Yurga konuşmacı olarak yer aldı. Panelde ayrıca İzmir Körfezi Sualtı Görüntüleme Direktörü Murat Kaptan'ın İzmir Körfezi ve Foça kıyılarında çektiği su altı görüntüleri katılımcılarla paylaşıldı. Açılışta konuşan Foça Doğa Tarih Talanına Hayır Platformu Sözcüsü Ramis Sağlam, "Bugün başta İzmir olmak üzere ülke çapında nehirlerin kirliliği daha fazla gündeme gelmeye başladı. Yarım asırlık kirliliğin çözümü de kolay olmayacak. Gediz Deltası çok geniş bir alan, 401 km uzunluğunda ve milyonlarca insanın ve canlının yaşamını ilgilendiriyor. Siyasal alandaki kirlenmeyi temizlenmeden Gediz’in temizlenmesi mümkün gibi görünmüyor." dedi. Foça Belediye Başkanı Saniye Bora Fıçı ise "Gediz hızla kirleniyor. Bu gidişatı durdurmamız gerekiyor." ifadelerini kullandı. Panel öncesinde Yaşar Üniversitesi öğrencilerinin hazırladığı "Pembe ve arkadaşları" adlı animasyon film de izletildi.

KİRLİLİĞİN NEDENLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Panelin moderatörü Dr. Işıkhan Güler, "Kirlilikle ilgili mücadelede bireysel değil örgütlü mücadele gerekiyor. Körfez’in kirliliği, etrafında yaşayanların, halkın getirdiği bir kirlilik değil. Bu konuda büyük sorumluluk merkezi hükümete düşüyor. Ne var ki konu yeterince ele alınmıyor. Bilimsel çalışmaların halkla buluşması gerekiyor." dedi. Prof. Dr. Yusuf Korucu ise "İnsan faktörü, yangınlar vb. nedenlerle ağaçsızlaşma yüzünden erozyonlarda artış görünüyor. Gediz ile taşınan bu sediment İzmir Körfezİ dip çamuruna olumsuz katkıda bulunuyor. Büyükbaş hayvancılık bilinçsiz yapıldığını için çıkan atıklarda Gediz Nehri’ne atılıyor. Tarımsal gübre gereğinden fazla kullanılıyor. Gübrenin yüzde 10’u bitkiye, diğer kısmı toprağa, suya ve havaya geçiyor. Bu kısım şirketler tarafından yeniden satılıyor. Bütüncül politikalar gerekli. Yeni sedimentler gelmezse Körfez üç yıl içinde temizlenebilir" dedi. Prof. Dr. Ebru Yeşim Özkan, Gediz Nehri'ndeki kirliliğin evsel atıklar, tarımsal kirlilik, sanayi faaliyetleri ve katı atıklardan kaynaklandığını belirterek, "Bütün bunlar nehrin oksijenidir. Körfez’in ise Gediz Nehri girdileri, şehir içi dere girişleri, nüfus yoğunluğu, altyapı yetersizliği gibi kentsel baskılar ve akıntının az olması gibi deniz içi dinamikler nedeniyle kirlenme yaşanıyor. Yağış düzenindeki keskin değişiklikler, deniz suyunda ısınmanın artması gibi iklimsel değişiklerin de olumsuz gidişatta çarpan etkisi yaratıyor." diye konuştu. Dr. Levent Yurga ise "İç Körfez’de yaklaşık 10 kilometre uzunluğunda beton bir set oluşturan Ragıp Paşa Dalyanı’nın tamamen yıkılmasıyla doğal su akıntısı başladı. Körfez o dönem için rahat bir nefes aldı. Fakat ne yazık ki Körfez’deki kirlilik 1990 öncesine dönüş işaretleri veriyor." dedi.

DİP ÇAMURUNUN FOÇA AÇIKLARINA DÖKÜLMESİ

Panelin soru-cevap bölümünde Foça Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Başkanı Ceyhan Çetin, körfezden çıkarılan dip çamurunun Foça-Karaburun arasındaki bölgeye dökülmesine karşı olduklarını belirterek, "Foça-Karaburun arasına dökülen Körfez dip çamurunda ağlarımız yırtılır hale geldi. Çamuru taşıyan tekneler kendilerine gösterilen alana varmadan, çamuru parça parça denize dökerek ilerliyor. Biz bunları ağlarımızda görüyoruz" dedi. Bazı katılımcılar, benzer bir uygulamanın 1993 yılında da gündeme geldiğini ve dönemin tepkileri üzerine vazgeçildiğini aktarırken, bazı vatandaşlar ise Foça denizinin geçen yıla göre daha az temiz olduğunu, zaman zaman suda ağızda pas tadı bırakan bir durumla karşılaştıklarını ve balık miktarında azalma gözlemlediklerini dile getirdi. Panelin sonuç bölümünde, Gediz Nehri ile İzmir Körfezi'ndeki kirliliğin kaynağında önlenmesi gerektiği, dip çamurunun başka bir bölgeye taşınmasının yüksek maliyet oluşturmasının yanı sıra farklı bir ekosisteme zarar verebileceğine dikkat çekildi.