Yaşlanma süreci, genetik yatkınlık, stres ve yer çekimi gibi faktörler nedeniyle göz çevresi zaman içerisinde değişim gösteren bölgelerin başında geliyor. Üst ve alt göz kapaklarında meydana gelen deformasyonlar, kişinin olduğundan daha yorgun, yaşlı ve üzgün görünmesine neden olabiliyor.

Yorgunluğu strese bağlayanlar dikkat! Altından Haşimato çıkabilir
Yorgunluğu strese bağlayanlar dikkat! Altından Haşimato çıkabilir
İçeriği Görüntüle

Maltepe Özel Ersoy Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Tufan Evciman, göz kapağı estetiği olarak bilinen blefaroplastinin üst ve alt göz kapaklarında oluşan fazla deri, kas ve fıtıklaşmış yağ dokularının düzeltilmesini amaçlayan cerrahi bir işlem olduğunu belirtti.

Evciman, blefaroplastinin göz çevresine daha genç, dinç ve taze bir görünüm kazandırabildiğini ifade ederek, işlemin estetik kaygıların yanı sıra görme alanını kısıtlayan cilt fazlalıklarının giderilmesinde de kullanılabildiğini söyledi.

"Göz kapağı estetiğinin (blefaroplasti) göz çevresine daha genç, dinç ve taze bir görünüm kazandırdığını belirterek, "Üst göz kapağında sarkma, alt göz kapağında ise torbalanma ve morluklar kişiyi olduğundan daha yorgun, yaşlı ve hatta üzgün gösterebilir. Blefaroplasti hem estetik kaygıları ortadan kaldıran hem de görme alanını kısıtlayan cilt fazlalıklarını gideren etkili ve güvenilir bir cerrahi çözümdür" dedi."

ÜST GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ HANGİ DURUMLARDA YAPILIYOR?

Üst göz kapağındaki derinin vücuttaki en ince deri yapısına sahip olduğunu belirten Op. Dr. Evciman, zaman içerisinde esnekliğini kaybeden dokunun aşağı doğru katlanabildiğini ifade etti. Belirgin deri sarkması ve katlanmanın yanı sıra göz kapağındaki ağırlığa bağlı göz yorgunluğu ve baş ağrısı ile düşen derinin kirpikleri kapatması ve görme alanını daraltmasının da ameliyat nedenleri arasında yer aldığını aktardı.

Üst ve alt göz kapağı estetiğinin hangi durumlarda uygulandığı ve ameliyat süreçleri hakkında bilgi veren Evciman: "Üst göz kapağındaki deri, vücudun en ince deri yapısına sahiptir. Zamanla esnekliğini kaybeden bu doku aşağı doğru katlanır. Üst göz kapağında belirgin deri sarkması ve katlanma; göz kapağının ağırlık yapması nedeniyle oluşan göz yorgunluğu ve baş ağrısı ve düşen derinin kirpikleri kapatması ve görme alanını daraltması gibi durumlarda bu işlem yapılabilir. Üst blefaroplasti genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilir ve ortalama 30-45 dakika sürer. Kesiler, göz kapağının doğal katlanma çizgisine denk getirildiği için iyileşme tamamlandığında izler neredeyse tamamen görünmez hale gelir. Alt göz kapağındaki yaşlanma belirtileri ise genellikle doku gevşemesi ve göz altı yağ pedlerinin öne doğru fıtıklaşmasıyla ortaya çıkar. Alt göz kapağının altında oluşan belirgin torbalanmalar; göz altındaki çöküklükler ve derin oluklar, alt göz kapağı derisindeki kırışıklıklar ve gevşemeler ve yüzde sürekli devam eden 'yorgun' ve 'uykusuz' ifade görüldüğünde ameliyat yapılır. Alt blefaroplasti de lokal anestezi ve sedasyon veya genel anestezi altında yapılabilir. Ortalama 1-1.5 saat sürer. Kesiler, kirpiklerin hemen altından veya torbalanma baskınsa göz kapağının iç kısmından yapılır. Transkonjonktival yöntemde dışarıdan hiçbir iz kalmaz. Hastanın ihtiyacına bağlı olarak alt ve üst göz kapağı estetiği tek bir seansta kombine edilebilir. Hatta bütüncül bir yüz gençleştirme sağlamak amacıyla blefaroplasti; kaş kaldırma, orta yüz germe veya şakak germe işlemleriyle eş zamanlı planlanabilir" dedi.

ALT GÖZ KAPAĞINDA TORBALANMA VE ÇÖKÜKLÜKLER DİKKAT ÇEKİYOR

Alt göz kapağında yaşlanma belirtilerinin genellikle dokuların gevşemesi ve göz altındaki yağ pedlerinin öne doğru fıtıklaşmasıyla ortaya çıktığını belirten Evciman, belirgin torbalanmaların yanı sıra göz altındaki çöküklükler ve derin olukların da ameliyat nedenleri arasında bulunduğunu söyledi.

Alt göz kapağındaki kırışıklık ve gevşemeler ile yüzde sürekli devam eden "yorgun" ve "uykusuz" ifadenin de değerlendirmeye alınabildiğini belirten Evciman, alt blefaroplastinin lokal anestezi ve sedasyon veya genel anestezi altında gerçekleştirilebildiğini aktardı.

Ortalama 1-1,5 saat süren operasyonda kesilerin kirpiklerin hemen altından veya torbalanmanın baskın olduğu durumlarda göz kapağının iç kısmından yapılabildiğini belirten Evciman, transkonjonktival yöntemde dışarıdan herhangi bir iz kalmadığını ifade etti.

ÜST VE ALT GÖZ KAPAĞI AYNI SEANSTA YAPILABİLİYOR

Hastanın ihtiyaçlarına göre alt ve üst göz kapağı estetiğinin aynı seansta kombine edilebildiğini belirten Op. Dr. Evciman, blefaroplastinin kaş kaldırma, orta yüz germe veya şakak germe işlemleriyle de eş zamanlı planlanabileceğini söyledi.

Bu işlemlerin, bütüncül bir yüz gençleştirme amacıyla birlikte değerlendirilebildiğini aktaran Evciman, uygulanacak yöntemin hastanın ihtiyaçlarına göre belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİ SONRASI İYİLEŞME NE KADAR SÜRÜYOR?

Blefaroplastinin hasta konforunun yüksek ve iyileşme sürecinin hızlı olduğu bir ameliyat olduğunu belirten Evciman, operasyonun ardından ilk 48 saat içerisinde göz çevresinde hafif morluk ve şişlik oluşmasının normal olduğunu söyledi.

Düzenli soğuk kompres uygulamasının bu dönemde ödemin azaltılmasına yardımcı olduğunu belirten Evciman, dikişlerin genellikle ameliyattan sonraki 5 ila 7'nci günler arasında alındığını, hastaların ise çoğunlukla 7-10 gün içerisinde günlük işlerine ve sosyal yaşamlarına dönebildiğini ifade etti.

Ameliyat sonrası süreç hakkında bilgi veren Evciman: "Blefaroplasti hasta konforu yüksek ve iyileşme süreci oldukça hızlı bir ameliyattır. İlk 48 saat göz çevresinde hafif morluk ve şişlikler oluşması normaldir. Bu süreçte düzenli soğuk kompres ödemi minimize eder. Dikişler genellikle ameliyattan sonraki 5 ila 7'nci gün arasında alınır. Hastalar genellikle 7-10 gün içinde günlük işlerine ve sosyal yaşamlarına rahatlıkla dönebilirler. Dikkat edilmesi gerekenler ise ilk birkaç hafta ağır egzersizlerden, sauna/buhar odasından ve direkt güneş ışığından kaçınmak ve dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanmaktır. Göz kapağı derisi vücudun en hızlı ve en iyi iyileşen bölgesidir. Üst kapakta kesiler doğal kıvrım yerine, alt kapakta ise kirpik dibine saklandığı için izler zamanla cilt rengini alır ve fark edilmeyecek düzeye gelir. Öte yandan göz kapağı estetiğinin etkileri oldukça uzun ömürlüdür, genellikle 10-15 yıl sürer. Yaşlanma süreci doğal olarak devam etse de gözler hiçbir zaman ameliyat öncesindeki eski durumuna geri dönmez. Son olarak anesteziyle birlikte ameliyat sırasında kesinlikle ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrasında oluşabilecek hafif sızılar ise basit ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınır. Göz kapağı estetiğinde başarılı ve doğal bir sonuç elde etmenin anahtarı; kişiye özel planlama yapılmasıdır."

AMELİYAT SONRASI NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Ameliyat sonrasında ilk birkaç hafta ağır egzersizlerden, sauna ve buhar odasından ve doğrudan güneş ışığından kaçınılması gerektiğini belirten Evciman, dışarı çıkarken güneş gözlüğü kullanılmasını önerdi.

Göz kapağı derisinin hızlı ve iyi iyileşen bölgelerden biri olduğunu belirten Evciman, üst göz kapağındaki kesilerin doğal kıvrım bölgesine, alt göz kapağındaki kesilerin ise kirpik dibine saklandığını ve zaman içerisinde izlerin cilt rengini alarak daha az fark edilir hale geldiğini ifade etti.

GÖZ KAPAĞI ESTETİĞİNİN ETKİSİ KAÇ YIL SÜRÜYOR?

Göz kapağı estetiğinin etkilerinin genellikle 10-15 yıl sürdüğünü belirten Op. Dr. Evciman, yaşlanma sürecinin doğal olarak devam etmesine rağmen gözlerin ameliyat öncesindeki eski durumuna geri dönmediğini söyledi.

Ameliyat sırasında anestezi nedeniyle ağrı hissedilmediğini aktaran Evciman, operasyon sonrasında oluşabilecek hafif sızıların ise basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabildiğini belirtti. Evciman, göz kapağı estetiğinde başarılı ve doğal bir sonuç elde edilmesinde kişiye özel planlamanın temel unsur olduğunu ifade etti.

Kaynak: İHA