Oluşum, torpil, kartvizit, liyakatsizlik, yeteneksizlere taviz. Olmaması gereken, olmuşlar, oldular. Hiç sevmediğimiz, tasvip etmediğim bu kelimelerin yıllardır var olması, bugünün zeminini hazırladı. Kına gerek aslında kınıyorum yani. Farkında mısınız? Yazıyoruz sık sık, gruplar var diye. Başka işlerde nasıllar bilemem. Ama hakem camiasının içinde epey bir güçlüler. Gözlemcilere de bulaşmış. Oynama hakları var tamam da ne diye oynarsın be. Önemli olan sahadaki oyun. Biz de oynardık, kupon yapardık. Niye yapmadık? Rahmetli hocalarımız bizi iyi yetiştirdi de ondan. İbrahim Fırla, Halil Erdoğan, Orhan Cebe, Hüsnü Özdemiroğlu, Hilmi Özyarar, Ataman Sarıgedik, Fethi Gördük. Onlarca güzel, haysiyetli isim. 'Bugün yediğin hurmalar bir gün gelir tırmalar' derlerdi, rahmetleri bol olsun. Emekli emniyet müdürlerimizden namuslu dürüst insan Fethi Gördük hocama da sağlıklı ömür diliyorum. Yıllardır görevde değil, kenara çekildi acaba, meydan boş mu kaldı ne? 'Siz hakemsiniz öyle her yerde, her ikramı kabul etmeyin, ödeyin fiş, fatura da mutlaka alın kenarda saklayın bir gün gelir lazım olur' derlerdi. 18. Kural budur. Sahada düdük çalmak, bayrak sallamak değildir marifet değil. Maarife bakmak gerek. Hem adaleti sağlayacaksın hem de kendini garantiye alacaksın. Bu böyle, haram zıkkım meselesi. Patavatsız çok, hem de yıllardır. İçme, yeme, soğuk adam desinler boş ver. İnsanlığını önce sahada yap. Ege'de bir yerdeyiz, gizli gittik. Ayrılırken, çömezi gönderdik, döndü. 'Hesabımız ödenmiş' demez mi. Kim ödemiş, demeye gerek yok. Dün 'Biz burada yokuz' diye tembihlediğimiz, görevli böyle diyor. Bağırmaya gerek yok, hesapları çıkarttım. İndirim de yapma dedik, kesti faturayı, 15 yıl filan sakladım. Hurma, tırmalama meselesi. Yemedik de tırmalamaya da lüzum kalmadı. Hakemlikte dayı muhabbeti var, ahbap çavuş ilişkisi. En büyük tehlike bu. Sonu, bahis. Aymazlık, pek bir rahatlık oluyor da ondan. Kendini vazgeçilmez sananlarla dolu Bir de lastik patlama, hava çıkarma meselesi de var ki. Hakemlikte örneğin. Hiç anlamayan birine, habire maç ver. Üç vakitte, zirveye çıkartırsın. Övünürsün ama işler ters gidince, ortada olmaz. Ama müzikte öyle mi ya, yetenek yoksa. Bir gece parlarsın, ertesi gün sönersin. Öznur Korkmaz, İzmir'imizin parlayan yıldızı. Başkanlık var, yönetim, idare vasfı. Ses var, görüntü var, şeflik de var. Hem alaylı hem mektepli, çekirdekten, belki genlerden. Dayısı da var, gerçekten. Hem kan bağı hem can bağı, çok sevdiğim Hüseyin Turan'ın yeğeni imiş meğer. Yeni öğrendim, sanatın varsa vardır. O kadar, gerisi teferruattır. Hep maçlara gidecek değiliz ya. Spor da bir sanattır, sanat da spor.

SARAÇOĞLU SAHASI KAPALI, AKARTÜRK SAHNEDE

İlk önce, Karşıyaka'da başladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Op.Dr.Cemil Tugay'ın isteğiyle genellendi, ''Anadolu'nun Rengi Köklerin Sesi Türk Halk Müziği Korosu'' . 2,5 ay önce yola çıktı. Az zamanda, çok mesafe kat edildi. Sınavla seçildiler, koro ile solo hepsi liyakatli, alın teriyle. Futbolda olur, müzikte ıııh olmaz, yapamazsın. Hepsi güler yüzlü, yeni nesil sevmez diyorlar. Adı da AASSM Büyük Salon, doldu taştı. Seneye de var, mart ayında. Kalabalık olsun diye kurulmamış ama oldukça geniş yelpazesi olan grup. THM'nin hakkını verdiler. Mozaik lafını hiç sevmem, kırıktır çünkü bir de kırıkların birleşmesiyle oluşur. Kırılmadan bütünlük daim olmalı. Her yerden, her ilden türküler vardı. Edip Akbayram, Volkan Konak, Kemal Sunal, rahmetliler yad edildi. Hemşehrim, Ödemiş'in hanımefendisi Bedia Akartürk ablam çıktı geldi, bir de Zahidem'i okudu ki. Var ya, 84 yaşında dimdik ayakta maşallah. 'Çoluk çocuğun altında sahneye çıkmam' demeden. Öznur şefim de hiç rahatsız olmadı, 'Önüme geçti' demeden. Gururla, onurla işini görevini yaptı. Sahneye çok hakimdi. Futbolda olsa mesela böyle olmaz. Kapris, ego falan filan tonladır. Emek verdiği grubundaki sanatçılar da geldi, sesleriyle eşlik etti, Ödemiş Belediyesi THM korosu. Kamera arkasındaki spor insanı, müziksever isimle yan yana izledik, harika konseri. KARSAV Başkanı, öz gerçek hakiki Karşıyakalı, KSK'de kulüpte yöneticilik yapan, KSK'nin tarihine de meraklı, araştıran cevval bir isim Ahmet Diker abimle. Kısa sürede çok katkısı olduğu eserine, gururla izledi. Sanatçılar, sanatkârlar sahaya pek gelmez, gelmek istemez naif insanlardır. Ama onların ayağına gitmek gerek. Spor insanlarının sanatta müzikte, olması şart. Olunca da böyle Ahmet Diker başkanımın yaptığı gibi, güzel oluyor. Karşıyakalı'dan Göztepe'de konser, biz İzmirliyiz kardeşim. Bu da bir gözlem yeteneği, bir nevi gözlemcilik. Genç sporcuların geldiği, gelmesi gereken yerdir, sahneler. Böylesi daha güzel olacak her şey. Çok maça çıktığım, izlediğim, haber yaptığım Ödemişspor'un saha olayı ne oldu -? İki arada bir derede kaldı, Saraçoğlu Stadı, Sahası. Kimler geldi kimler geçti. Atatürk Stadı kadar olmasa da mabedimdir. Beydağ'a gidiyorlar, maça. Hep deplasman yani. Bugün de böyle olsun. Müzik spordan kopmaz. Spor da müzikten. İyi ki varlar, ikiz kardeştirler, kopamazlar...