“İyi Bayramlar Türkiye” ve “Sevda Diye Bir Kuş” gibi şarkılarıyla hafızalara kazınan Soner Olgun, bir süredir pankreas kanseri nedeniyle tedavi görüyor. 67 yaşındaki sanatçı, 30 Ağustos’ta yüksek ateş nedeniyle hastaneye kaldırılmış, sağlık durumunun ağırlaşması üzerine 1 Eylül’de yoğun bakıma alınmıştı. Daha sonra kendi isteğiyle evine götürülen Olgun’un durumunun kritik olduğu ve 24 saat hemşire gözetiminde bulunduğu açıklanmıştı. Sanatçının eski eşi Özlem Koldaş ise şimdi yaptığı yeni paylaşımda, Olgun’un hastalık ve teşhis sürecine ilişkin ayrıntıları kamuoyuyla paylaştı.

“BEN HİSSEDİYORUM”

Koldaş, Soner Olgun’u dahiliyeci bir arkadaşına götürdüğünü ve kan tahlillerinin yapıldığını belirterek sürecin başlangıcını "Soner'içok sevdiğim dahiliyeci arkadaşım Betül’e götürdüm. Kan tahlilleri yapıldı. O günkü sonuçlarında dikkat çekici bir sorun yoktu. Aradan yalnızca üç ay geçti. Soner’de yoğun bir ağız kuruluğu ve susuzluk başladı. Sık sık idrara çıkıyordu, halsizdi. Ankara’ya konsere giderken yol boyunca üç-dört kez arabayı durdurup tuvalete girmişti. Bir şeylerin normal olmadığını hissediyordum. Beyin MR’ı ve damar görüntülemeleri yapıldı. Çok şükür önemli bir bulgu çıkmadı. Soner bana dönüp: 'Gördün mü, bir şeyim yok. İlla benden bir hastalık çıkaracaksın.' dedi. Ben de: 'Hayır Sonerciğim. Şimdi endokrinolojiye gidiyoruz. Çünkü sende bir şey var ve ben bunu hissediyorum'dedim. Ve benim için hikayenin en acı yerlerinden biri tam burada başlıyor” sözleriyle anlattı.

“DİYABET OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜK”

Koldaş, Olgun’un daha sonra Prof. Dr. S.Ç. tarafından değerlendirildiğini belirtti. Koldaş’ın paylaşımına göre sanatçının açlık kan şekeri 580, HbA1c değeri ise 16,1 olarak ölçüldü. Koldaş, ailede diyabet öyküsü bulunduğunu ve Olgun’a insülin tedavisi başlandığını aktararak yaklaşık bir buçuk yıl boyunca sanatçının diyabet hastası olduğunu düşündüklerini belirterek, "Yaklaşık bir buçuk yıl boyunca Soner’in diyabet hastası olduğunu düşündük. Bugün dönüp baktığımda beni kahreden soru tam olarak burada başlıyor. Üç ay gibi kısa bir sürede ortaya çıkan bu kadar ağır bir diyabet tablosunun altında başka bir neden olup olmadığı o dönemde araştırılmış mıydı? Pankreasın değerlendirilmesi gerekli miydi? Bu soruların tıbbi açıdan uzmanlar tarafından incelenmesini istiyorum. Google’a kısa cevabı ani diyabet direkt pankreas kanseri belirtisi yazıyor o diplomasını bir tarafına sokmak istediğim prof bunu bilemedi mi?" diye konuştu.

“NEDEN ARAŞTIRILMADI”

Geriye dönüp baktığında ani başlayan ve ağır seyreden diyabetin pankreas hastalıklarıyla ilişkisinin araştırılıp araştırılmadığını sorguladığını belirten Koldaş, "Bugün geriye dönüp baktığımda, ani başlayan ve ağır seyreden diyabetin pankreas hastalıklarıyla ilişkili olup olamayacağının neden araştırılmadığını sorguluyorum. CA 19-9 gibi testlerin ve gerekli görülebilecek diğer değerlendirmelerin yapılıp yapılmaması gerektiği konusunda uzman görüşü almayı istiyorum. Ben hekim değilim. Bugün öğrendiklerimi o gün bilmiyordum. Ancak bugün, yeni başlayan veya hızla kötüleşen diyabetin bazı durumlarda pankreas hastalıkları açısından da değerlendirme gerektirebileceğini öğrenmiş bulunuyorum. Bunun Soner’in özel durumunda geçerli olup olmadığını elbette uzmanların değerlendirmesi gerekir” ifadelerini kullandı.

“YÜZÜ VE GÖZLERİ SARARDI”

Koldaş, yaklaşık bir buçuk yıl sonra Olgun’un sağlık durumunda yeni belirtiler ortaya çıktığını ifade ederek, "Keşke o gün birileri bize, “Bunu da araştıralım” deseydi. Keşke... Çünkü yaklaşık bir buçuk yıl sonra Soner’in yüzü ve gözleri sararmaya başladı. Halsizleşti, iştahı kesildi, mide bulantıları başladı. Yine doktora gitmek istemedi. 'Bir mide bulantısı ilacı alırım, geçer' dedi. Birkaç gün sonra yine elinden tutup götürdüm” dedi. Koldaş, bu süreçte safra yollarında tıkanıklık tespit edildiğini ve ilk olarak bunun taş olmasını umduklarını belirtti. Ancak yapılan değerlendirmelerde bunun taş olmayabileceğinin ve pankreasta bir kitle bulunduğunun söylendiğini aktardı. Koldaş ayrıca hastalığın pankreasla sınırlı olmadığının ve uzak yayılım bulunduğunun kendilerine bildirildiğini söyledi.

“ÜSTÜNÜN ÖRTÜLMESİNİ İSTEMİYORUM”

Koldaş, paylaşımında teşhisin daha erken konulup konulamayacağına ilişkin sorularının bulunduğunu belirterek şöyle devam etti: "Bunun cevabını tıbbi belgelerimizle, raporlarımızla ve gerektiğinde bağımsız uzman görüşleriyle arayacağız. Kimseyi sosyal medyada mahkûm etmek istemiyorum. Ancak yaşadığımız sürecin üzerinin örtülmesini de istemiyorum. Amacım herhangi bir kişi veya kurum hakkında kesin bir hüküm vermek değil; yaşadıklarımızın tıbbi açıdan incelenmesi."

15 Eylül MasterChef'te ilk eleme adayları belli oldu! Dokunulmazlığı hangi takım kazandı? Potaya kim gitti?
15 Eylül MasterChef'te ilk eleme adayları belli oldu! Dokunulmazlığı hangi takım kazandı? Potaya kim gitti?
İçeriği Görüntüle

“SEN İNSANI ÖLDÜRÜYORSUN”

Özlem Koldaş, paylaşımının devamında ise süreçte görev alan ve adını “Prof Dr S.Ç.” olarak verdiği doktora yönelik sert ifadeler kullanarak "Ve sen; Prof Dr S.Ç. Sen insanı öldürüyorsun, bu işi bırak o diplomanı bir tarafına s..! Evet son dönemde herkese parasıyla diploma veriyorlar bence sen de satın almış bile olabilirsin! Ahi diyabetin pankreas kanseri belirtisi olduğunu bilmeyecek bir insan ancak diplomayı satın almış olabilir! İçimde de kalmasın. Hukuken bir cezası olmadığını öğrendiğim bu cümleyi senin için etmek istiyorum Prof Dr S.Ç Allah belanı versin!" dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ