Günlük hayatta sık tüketilen bazı içecekler, içerdiği ilave şeker nedeniyle kalp ve damar sağlığı açısından risk oluşturabiliyor. Kardiyoloji uzmanı Dr. Sirisha Vadali, özellikle şekerli çay tüketiminin uzun vadede kilo artışı, insülin direnci ve yüksek trigliserid gibi damar sağlığını etkileyebilecek faktörlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekti.
Damarların iç yüzeyinde plak birikmesiyle gelişen ateroskleroz, ilerleyen dönemlerde kalp krizi ve felç gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle kalp dostu beslenmede yalnızca katı gıdalara değil, gün içerisinde tüketilen içeceklere de dikkat edilmesi gerekiyor.
ŞEKERLİ ÇAY TÜKETİMİNE DİKKAT
Dr. Vadali, özellikle ilave şeker içeren çayların düzenli ve yüksek miktarda tüketilmesine karşı uyarıda bulunuyor. Çayın kendisinden ziyade içerisine eklenen şeker miktarının önemli olduğu belirtiliyor. Fazla ilave şeker tüketiminin kilo artışı, insülin direnci, tip 2 diyabet, yüksek trigliserid ve kronik inflamasyon gibi durumlarla ilişkili olduğu aktarılıyor. Bu faktörlerin bir araya gelmesi ise zaman içerisinde damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor.
SADECE ÇAY DEĞİL, BU İÇECEKLERE DE DİKKAT
Gizli şeker yalnızca şekerli çayda bulunmuyor. Enerji içecekleri, aromalı kahveler ve bazı meyve suyu ürünleri de yüksek miktarda ilave şeker içerebiliyor. Özellikle gün içerisinde farkında olmadan birden fazla şekerli içecek tüketmek, toplam şeker alımının yükselmesine neden olabiliyor. Bu nedenle ürünlerin besin değerleri ve ilave şeker miktarlarının kontrol edilmesi önem taşıyor.
SU EN TEMEL SEÇENEKLERDEN BİRİ
Uzmanların önerilerinde su, günlük sıvı ihtiyacının karşılanmasında öncelikli seçenek olarak öne çıkıyor. Çay tüketenlerin ise ilave şeker kullanmadan çay içmeyi tercih etmesi, gereksiz şeker alımını azaltmaya yardımcı olabilir. Sıcak havalarda uzun süre dışarıda kalan veya yoğun egzersiz yapan kişiler için elektrolit içeren içecekler bazı durumlarda kullanılabiliyor. Ancak bu ürünlerin de önemli miktarda ilave şeker içerebileceği için etiketlerinin kontrol edilmesi gerekiyor.
DAMAR SAĞLIĞI TEK BİR ALIŞKANLIĞA BAĞLI DEĞİL
Kalp ve damar sağlığını korumak yalnızca belirli bir yiyecek ya da içeceği hayatından çıkarmakla mümkün değil. Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sağlıklı kilonun korunması, yeterli uyku ve stres yönetimi de önemli faktörler arasında bulunuyor.
Kan basıncı ve kolesterol seviyelerinin takip edilmesi, tütün ürünlerinden uzak durulması ve düzenli sağlık kontrollerinin yapılması da uzun vadede kalp-damar sağlığının korunmasına katkı sağlayabiliyor. Uzmanların dikkat çektiği temel nokta ise günlük tüketim alışkanlıklarının bütünü. Özellikle ilave şeker içeren içeceklerin sık ve yüksek miktarda tüketilmesi yerine su ve şekersiz içeceklerin tercih edilmesi, daha dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabilir.