Serviks (rahim ağzı) kanseri, dünyada ve Türkiye’de kadın sağlığını tehdit eden önemli kanser türleri arasında yer alıyor. Büyük oranda HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonu ile ilişkili olan hastalık, erken tanı ve aşılama sayesinde büyük ölçüde önlenebiliyor.

Serviks kanserinin tanımı ve görülme sıklığına ilişkin bilgi veren Eskişehir Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Doktoru Op. Dr. Duygu Kavak: "Serviks, rahmin vajinaya açılan bölümüdür. Vajinadan dışarı doğru uzanan bu kısma rahim ağzı ya da serviks diyoruz. Bu bölgede gelişen kansere ise "serviks kanseri" adı veriliyor. HPV etkisiyle gelişen bu hastalık türü, dünyada kadınlar arasında en sık görülen dördüncü kanser türü konumunda. Türkiye'de ise yılda yaklaşık 2 bin 500 kadına serviks kanseri tanısı konuluyor" dedi.
“EN ÖNEMLİ VE BELİRLEYİCİ RİSK FAKTÖRÜ HPV ENFEKSİYONUDUR”
Risk faktörlerine değinen Op. Dr. Duygu Kavak: "Serviks kanserlerinin yüzde 95'ten fazlası HPV enfeksiyonu nedeniyle gelişiyor. Sigara kullanımı, erken yaşta ilk cinsel ilişki, çok partnerli yaşam, bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar ve çok sayıda doğum yapmak da risk faktörleri arasında yer alıyor. Ancak en önemli ve belirleyici risk faktörü HPV enfeksiyonudur" dedi.
“KANSER GELİŞMEDEN SÜRECİ DURDURMAK MÜMKÜN OLABİLİYOR”
Kadınların tarama testlerini düzenli yaptırmasının önemine dikkat çeken Kavak: "Semptomlar ortaya çıktığında genellikle kanser gelişmiş ve hastalık ilerlemiş oluyor. Bu nedenle biz, henüz herhangi bir belirti yokken kadınların tarama testlerini yaptırmalarını istiyoruz. Eğer bu aşamada yakalarsak, kanser gelişmeden süreci durdurmak mümkün olabiliyor" dedi.
“SMEAR VE HPV TESTLERİNİN BİRLİKTE KULLANILMASI TARAMA BAŞARISINI ARTIRIYOR”
Erken tanının hayati önem taşıdığını vurgulayan Op. Dr. Duygu Kavak, tarama programlarına ilişkin şu bilgileri aktardı:
"Türkiye'de KETEM'ler (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) aracılığıyla, Sağlık Bakanlığı'nın tarama programı kapsamında 30 yaşından itibaren kadınlara 5 yılda bir HPV testi uygulanıyor. Dünyada ise birçok ülkede 25 yaşından itibaren HPV testi yapılmakta. Smear ve HPV testlerinin birlikte kullanılması tarama başarısını artırıyor. Smear testi normal ve HPV testi negatif olan kadınlar için 5 yılda bir tarama yeterli oluyor. Ancak herhangi bir anormallik saptanırsa, test aralıkları kısaltılabiliyor ya da ek müdahaleler gerekebiliyor"
“HER YAŞTA, HERKES AŞILANABİLİR”
HPV aşısının koruyuculuğuna değinen Op. Dr. Duygu Kavak: "HPV aşısı son derece etkili ve dünya genelinde uzun yıllardır uygulanıyor. Aşının yaygın olduğu ülkelerde rahim ağzı kanseri neredeyse hiç görülmüyor. Özellikle kanser yapan HPV tiplerine karşı koruyucu olduğu için hem kadınlara hem erkeklere, her yaş grubunda aşıyı öneriyoruz" dedi.
“HPV SADECE KADININ DEĞİL, HEM ERKEĞİN HEM KADININ PROBLEMİ”
Toplumda yaygın olan yanlış inanışlara dikkat çeken Kavak: "HPV'nin sadece kadınları etkilediği düşüncesi. Oysa HPV erkeklerde de siğillere, daha nadir olmakla birlikte penis ve anal bölge kanserlerine yol açabiliyor. Yani HPV yalnızca kadınların değil, her iki cinsiyetin de sorunudur. Bir diğer yanlış inanış, HPV aşısının yalnızca çocuklara veya gençlere yapılabileceği yönündedir. Oysa her yaşta HPV aşısı yapılabilir. İleri yaşlarda koruyuculuk oranı gençlere göre azalsa da yine de faydalıdır. Hatta rahim ağzı kanseri geçirmiş kişilerde bile uygulanabilir. Ayrıca smear testi ile HPV testi sıklıkla karıştırılıyor. Smear testi farklıdır, HPV testi farklıdır ve ikisi birbirinin yerine geçmez" dedi.
“ÇOCUKLAR CİNSEL SAĞLIĞI BİLEREK BÜYÜMELİLER”
Op. Dr. Duygu Kavak, değerlendirmelerini şu sözlerle tamamladı:
"Bunun en büyük nedeni cinselliğin toplumda hâlâ tabu olarak görülmesi ve cinsel eğitimin yetersiz olması. Biz hekimler belirli dönemlerde toplumu bilgilendirmeye çalışıyoruz ancak bu yeterli değil. Okullarda kapsamlı cinsel eğitim verilmesi gerekiyor. Çocuklar ve gençler cinsel sağlık bilgisiyle büyümeli. Bu sayede toplumda daha yüksek bir bilinç düzeyine ulaşabileceğimizi düşünüyorum."





