Günümüzde yaşadığımız ve gelecekte yaşayacağımız iklim değişiklikleri ile (yağışların azalması, sıcaklık ve kuraklığın artması) tarımsal potansiyeller ve yetiştirilen türlerdeki değişimlerin yaşanması kaçınılmaz olacaktır

İklimdeki değişimler tarım sektörü ve özellikle zeytin sektörü için büyük önem taşımaktadır. Gelecekteki. iklim koşullarındaki tahminler, zeytin ağaçları gibi çok yıllık ürünlerde, özellikle suyun, fizyolojik süreçlerin, fenolojik zamanlamaların, nihai verim ve kalite özellikleri üzerinde ciddi olumsuz etkilere neden olabileceğini ortaya koymaktadır. Sıcaklıklarda beklenen bu artışların, zeytinde büyüme mevsiminin uzunluğunu arttırabileceği, özellikle çiçeklenmede fenolojik zamanlamalarda değişikliklere yol açabileceği, daha yüksek sıcaklıklar ve artan buharlaşmanın meyve olgunlaşmasını hızlandırarak daha düşük olgunluk seviyelerinde olsa a erken hasat ihtiyacını ortaya çıkaracağı rapor edilmektedir. Bunlara bağlı olarak da meyve veriminde, sofralık zeytin ve zeytinyağı kalitesinde olumsuz etkilere neden olabileceği belirtilmektedir. İklim değişikliğine bağlı olarak ileriye dönük planlamaların yapılmasına acil ihtiyaç duyulmaktadır. İklim değişikliği ile ilgili olarak zeytin çeşitlerinin bu koşullara bağlı olarak davranışlarının nasıl olacağına odaklanılmalı ve projeler yapılmalıdır. Yeni zeytin çeşitlerinin seçiminde; hastalık ve zararlılara karşı dirençli, yüksek sıcaklıklara ve kuraklığa karşı dayanıklı, sofralık ve yağlık zeytin kalite ve antioksidan özellikleri gibi kriterler dikkate kuraklığa karşı dayanıklı, sofralık ve yağlık zeytin kalite ve antioksidan özellikleri gibi kriterler dikkate alınmalıdır.

38 ÜLKEDE

Zeytin ağacı (Olea europaea L) Akdeniz iklimine sahip 38 ülkede yetiştirilmekte olup, dünyada üretimin tamamına yakını Akdeniz ülkelerinde gerçekleşmektedir. Zeytin üretiminin yoğun olduğu ülkelerin başında İspanya, İtalya, Yunanistan, Türkiye, Suriye, Fas, Portekiz, Mısır ve Cezayir gelmektedir. Zeytinin ilk kültüre alındığı yer olarak kabul edilen ülkemiz oldukça zengin bir zeytin çeşitliliğine sahiptir. Özellikle son yıllarda devlet tarafından sağlanan destek ve teşviklerle zeytin ağacı sayısında önemli artışlar meydana gelmiştir.

Bu artışlar sonucunda gelecekte ülkemizin gerek sofralık zeytin gerekse zeytinyağı üretiminde dünya sıralamasında daha üst sıralarda yer alacağı öngörülmektedir. “Zeytin genetik kaynaklarının toplanması, muhafazası ve karakterizasyonu” projesi kapsamında, ülkemizde şimdiye kadar değişik bölge Kemalpaşa Üretim ve Uygulama Sahası’nda bulunan Ulusal Gen Bankası’nda koruma altına alınmıştır.

Türkiye’de Ege, Marmara, Akdeniz, Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz Bölgeleri olmak üzere toplam beş bölgede zeytincilik, 29 ilde zeytin üretimi yapılmaktadır. Zeytinliklerin yaklaşık yüzde 75’i dağlık kır arazilerde olup yüzde 85’i sulanmamaktadır. Sulanan zeytinliklerin büyük bir çoğunluğunda sofralık üretim hakimdir

100 ÇEŞİT

Bölgelerdeki çeşitlerin yüzde dağılımlarına bakıldığında toplam zeytin ağacı varlığımızın, yüzde 48,71’inin Gemlik, yüzde 20,66’sının Ayvalık, yüzde 19,11’inin Memecik, yüzde 7,56’sının Domat ve yüzde 3,73’ünün diğer zeytin çeşitlerimizden oluştuğu görülmektedir. Türkiye, zeytinin anavatanı olmakla birlikte bitkiye büyük değer veren, genetik kaynaklar olarak zengin, önemli bir merkezdir. 2021 yılı itibariyle 2 adedi melez, 1 adedi klon olmak üzere toplamda 100 tescilli çeşidimiz bulunmaktadır. Bu çeşitlerden Gemlik, Ayvalık, Memecik ve Domat dışında kalanların üretim miktarları oldukça sınırlıdır. Zeytin ağacının yayılmasını etkileyen en önemli faktörlerden birinin sıcaklık olduğu bilinmektedir. Genellikle zeytin yetiştiriciliğinin yapıldığı bölgelerde yıllık olarak sıcaklık ortalamalarının 15-20°C arasında olması istenmektedir. Sıcaklıklar maksimum 40°C’ye yükseldiğinde sulama yapılması koşuluyla bu sıcaklığa dayanabilmektedir. Mayıs – Haziran aylarında mevsim normallerinin üzerinde sıcaklık artışlarında yapraklardaki terleme de artacağından yapraklarda zaman zaman buruşmalar görülebilmektedir, ilkbahar aylarındaki aşırı sıcaklık artışları döllenmeyi etkileyerek zeytin meyvesi tutumunu olumsuz yönde etkilemektedir. 7°C’den düşük sıcaklıkta ise, soğuğun şiddetine, süresine, zeytin ağacın gelişme durumuna, yaşına vb. şartlara göre zeytin ağaçlarında gözlerden başlamak üzere köke kadar zararlar zaman zaman görülebilmektedir.

ÇİÇEK AÇMA ZAMANI

Zeytin ağaçlarının iklimsel isteklerine bakıldığında; rüzgârın esiş vakti, yönü ve şiddetlerine göre faydalı olduğu gibi, zararları da olmaktadır. Kış mevsiminde bol yağış getiren karayeller çiçek açma zamanında döllenmeyi kolaylaştırdığından dolayı faydalı olmaktadır. Yaz mevsimindeki nemli rüzgârlar da ağaçların susuzluk çekmesini engellediği için zeytine faydalı olmaktadır. Yaz aylarında esen kuru rüzgârlar, toprağın nemini uzaklaştırmakta ve devamlı esen rüzgâr da tanelerde susuzluktan buruşukluğa neden olabilmektedir.

Zeytin ağaçlarının ortalama sıcaklık ve yağış istekleri aşağıda belirtilmektedir.

A-Zeytin ağaçlarının sıcaklık istekleri;

1. Sürgün başlangıcından sonraki oluşuma kadar (Şubat-Mart) 5-10°C,

2. Çiçeklenme (Mayıs- Haziran) 15-20°C,

3. Meyvenin oluşması ve büyümesi (Mayıs-Haziran) 20-25°C,

4. Tam olgunlaşmadan hasat bitimine kadar (Kasım-Ocak) 5°C.

B- YAĞIŞ İSTEKLERİ;

Zeytin yetiştiriciliğindeki önemli faktörlerden birisi de yağıştır. Zeytin ağacının kuraklığa dayanıklı olduğu belirtilse de yıllık yağış istekleri 600-800 mm arasındadır. Zeytincilik tarımının yapıldığı bölgelerde kış ve ilkbahar mevsimlerinde yağan yağmurlar toprak tarafından depo edilerek ağaçların su ihtiyaçları karşılanmaktadır. Böylelikle zeytin ağaçlarında çiçeklenme ve meyve tutum oranı artar, haziran dökümü azalır.

Meyvenin daha iri ve kaliteli olması için yaz mevsiminde suya ihtiyaç vardır. Bu aylarda yağışla karşılanmayan,su ihtiyacı sulanma ile karşılanmalıdır. Dolu ve kar zeytincilik için istenmeyen yağışlardır. Bununla birlikte çiçeklenme dönemlerinde tozlanmayı engellediği için havanın sisli olması istenmemektedir.

Son yıllarda küresel tarım faaliyetleri, küresel iklim değişikliklerinden dolayı oluşan sıcaklık artışı, yağış miktarlarında ve rejimlerindeki değişim, aşırı hava olaylarının artan sıklığı ve şiddetinden dolayı olumsuz etkilenmektedir.

İklim değişikliği ile birlikte ortaya çıkan su kıtlığı ve şiddetli hava olayları ülkemizdeki tarımsal faaliyetlere etkileri önemli oranda ve olumsuz yönde giderek artacaktır. İlerleyen yıllarda da su kıtlığı ve şiddetli hava olayları daha da artacağı için giderek güvenli gıdaya ulaşma imkânlarının azalacağı beklenmektedir.

Ege Bölgesi, Orta Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesinde kış ve ilkbahar mevsimlerinde yağan yağışlar azalırken hem yaz mevsimindeki hava sıcaklıklarının artması hem de buharlaşma-terlemenin artması ile ülkemiz genelinde ihtiyaç duyulan sulama suyu miktarı da bugüne göre yaklaşık olarak iki katına kadar çıkabilecektir. Sulama uygulansa bile bitkilerin çiçeklenme ve dane oluşum dönemlerinde daha yüksek ve aşırı sıcaklara maruz kalacaklarından özellikle yazlık bitki verimlerinde düşüşler olması öngörülmektedir

Zeytin ağacı kuraklık koşullarına dayanıklı bir tür olmasına karşın yaşanan küresel iklim değişikliğinden fazla etkilenecek tarımsal ürünlerin başında gelmektedir. Türkiye’de son yıllarda fazla miktarda zeytin dikim ve yeni zeytin plantasyonlarının oluşturulduğu dikkate alındığında, zeytin yetiştiriciliğinin yaşanan iklim değişikliklerinden en az etkilenmesi için yapılması gereken uygulamalar, planlamalar ve yaptırımlar hızlı bir şekilde yaşama geçirilmelidir.

YETİŞTİRİCİLİĞE ETKİLERİ

İklim değişikliğinin zeytin üretim eğilimleri üzerindeki etkileri, insan ve çevresel faktörler arasındaki etkileşimler nedeniyle tam olarak saptanamamaktadır. Çalışılan modellemelerden insan yönetimi faktörü çıkarıldığında (emisyon yüzeylerindeki yapay değişiklikler kaldırılarak), ana iklim değişikliklerinin erken aşamalarında birçok alanda üretim artışı görüldüğü ancak sıcaklık veya yağışta daha sert değişiklikler meydana geldikçe zeytin üretimi için daha büyük risklerin/sorunların olacağı belirtilmektedir.

Geleceğe yönelik iklim tahminleri önemli ölçüde ısınma ve kuraklık eğilimlerine işaret etmekte olup özellikle Akdeniz Havzası iklim değişikliği açısından “sıcak noktası” olarak kabul edilmektedir. Artan ısınma, kuraklık ve sıcak hava dalgaları gibi aşırı hava olaylarının görülme sıklığındaki artışlar, zeytin yetiştiricilerinin önü değişikliğine bağlı olarak ortaya çıkan farklılıklar da zaten son yıllarda rapor edilmektedir. İklim önümüzdeki yıllarda uğraşmak zorunda kalacakları sorunlardan sadece bazılarıdır.

Zeytin ağacındaki iklim değişikliğine bağlı olarak özellikle zeytin yetiştiriciliğinin yapıldığı bu yerlerde yetiştiriciliğin daha da zorlayıcı hale gelebileceği tahmin edilmektedir.

Akdeniz Havzasında, gözlemlenen yağış rejimlerine bakıldığında özellikle Batı-Orta Akdeniz bölgesi ve Akdeniz bölgesinin Güney kıyılarında (farklı oranlarda olsa da) yıllık toplam yağışta belirgin bir azalma eğilimi olduğu görülmektedir. Son yıllarda Akdeniz bölgesindeki düşük yağış miktarı, aşırı sıcaklık ve yüksek güneş ışığı da dahil olmak üzere zorlu yaz hava koşulları nedeniyle zeytin ağaçlarının su stresi altında olduğu bildirilmektedir. İlerleyen yıllarda gece sıcaklıklarının da artma eğilimi göstereceği, bunun da zeytin ağaçlarında daha yüksek termal stres seviyesine yol açacağı tahmin edilmektedir.

Bunların yanı sıra iklim değişikliğinin başka etkileri de sıcak hava dalgaları, dolu, sel ve orman yangınları gibi aşırı hava olaylarının meydana gelme sıklığındaki değişikliklerdir. Bu olayların iklim değişikliği senaryoları altında sıklık ve büyüklük olarak artacağı ve Akdeniz Havzası'nda kuraklık ve sıcak hava dalgalarının şiddetinde artışa yol açacağı tahmin edilmektedir. Zeytin ağaçları kuraklığa dayanıklı bir tür olmasına rağmen, su stresi düşük çiçek ve meyve tutumu, düşük yaprak alanı, sınırlı fotosentez, çiçeklenme gibi çok çeşitli olumsuz etkilere neden olabilmektedir.

Zeytin ağaçlarının suya en hassas olduğu dönemler çekirdeklerin sertleşmesinin (Temmuz sonu Ağustos başı) ve meyvelerin renginin dönüşümünün (Eylül ayı sonu-Ekim ayı başı) gerçekleştiği dönemlerdir. Bu dönemlerde yapılacak olan sulamalar verimde artış meydana getirmektedir. (DEVAM EDECEK)