Saruhanlı’da düzenlenen 19. Altın Üzüm ve Kültür Festivali, ilçenin önemli gelir kaynakları arasında bulunan üzüm ve üzüm ürünlerinin tanıtıldığı etkinliklere ev sahipliği yaptı. Festival alanında kurulan stantlarda vatandaşlara çeşitli üzüm ürünlerini tanıma ve satın alma imkanı sunuldu.

Festival kapsamında kurulan stantlardan biri ise farklı bir etkinlikle dikkat çekti. Eski İl Kültür ve Turizm Müdürü ve aynı zamanda ilçede bir üzüm üretim tesisinin sahibi olan Erdinç Karaköse, üzüm tüketimini artırmak ve festivale dikkat çekmek amacıyla eşeğe hoşaf içirmeyi denedi.

Karaköse, meşhur "Eşek hoş laftan ne anlar" deyiminin zaman içerisinde "Eşek hoşaftan ne anlar" şeklinde kullanılmasını dikkate alarak, bu önyargıya dikkat çekmek için festival alanına bir eşek getirdi.

HOŞNUT'UN HOŞAFLA İMTİHANI

Standa getirilen Hoşnut isimli eşeğin üzerine "Hoş laftan da anlarım, Hoşaftan da yeter ki hoş olsun" yazılı bir pankart asıldı. Önüne üzüm hoşafı konulan Hoşnut ise ilk denemelerde içeceği tüketmeye yanaşmadı.

İzmirli iki genç sinemacı Altın Koza finalinde birbirine rakip oldu
İzmirli iki genç sinemacı Altın Koza finalinde birbirine rakip oldu
İçeriği Görüntüle

Uzun süre hoşafa yaklaşmayan eşek, sahibinin ikna çabalarının ardından inadından vazgeçti. Hoşafın tadına nazlanarak bakan Hoşnut, sahibinin elinden az miktarda içti.

Eşeğin hoşaf içtiği anlar festival alanındaki vatandaşların da ilgisini çekti. Vatandaşlar, Hoşnut ile hoşafın buluşmasını cep telefonlarıyla kaydetti. Etkinlik, festival kapsamında dikkat çeken görüntüler arasında yer aldı.

“HOŞAF KÜLTÜRÜNÜ KAYBETTİK”

Hoşaf kültürünün zaman içerisinde kaybolduğunu ve düzenlenen etkinlikle bu kültüre dikkat çekmek istediklerini belirten Erdinç Karaköse: "Yüzyıllardır üzüm insanımızın ve toplumumuzun gıdasında önemli bir yer tutar. Üzüm en önemli değerlendirildiği ürün çeşidi de hoşaftır. Aslında Farsça adı Hoş af, tatlı su güzel su anlamına gelen bir kökten geliyor. Biz de yüzyıllarca üzümü tatlı su olarak değerlendirmişiz. Bugüne kadar da getirmişiz. Ama bugün artık değişik tüketim alışkanlıklarının egemen olması sonucu hoşaf kültürünü kaybettik. En önemli gıda kaynaklarından üzümü de değerlendiremiyoruz. Biz de Saruhanlı'da üzümün toplumumuzun gündeminde en önemli değerlendirilecek bir gıda ürünü olarak bilincinin arttırılması amacıyla bir ironi yapmak istedik" dedi.

“EŞEĞE HOŞ DAVRANILIRSA HOŞAFI DA İÇEBİLECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM”

Saruhanlı’nın üzüm varlığına dikkat çekmek ve eşeğin de hakkını teslim etmek istediklerini ifade eden Karaköse: "Eşek bizim toplumumuzun yüzyıllardır en önemli üretim hizmetlerinden birini gören bir varlık. Ama biz eşeğe biz o hizmetlerinin sonrasında hakkını yeterince teslim etmediğimizi, haksızlık ettiğimizi, hizmetinden yararlanırken kötü davrandığımızı biliyoruz. Bu süreçte eşeğin geçmişimizden günümüze bunu hak etmediğini düşünüyorum. Eşeğe hoş davranılırsa hoşafı da içebileceğini düşünüyorum. Toplumumuzda ‘Eşek hoşaftan ne anlar' gibi yanlış bir bilgi de var. Aslında Türk Dil Kurumunun sözlülüğünde böyle bir ifade yok. Eşeğin normalde hoş laftan anlayamayacağına ilişkin bir söz var. Eşeğe hoş davranırsak, hoş sözler söylersek karşılık bulacağını düşünüyorum. Bu nedenle de toplumun da bugünkü dünyamızın da hoşluğa çok ihtiyacı olduğu düşüncesiyle ‘Hoşaf içelim, hoşça kalalım' sloganıyla Saruhanlı'nın üzüm varlığını tüm Türkiye'ye, tüm dünyaya duyurmak ve eşeğin hakkını teslim etmek için ironi yapmak istedik" diye konuştu.

Kaynak: İHA