Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, iklim krizinin öne çıkan konuları arasında yer alan su yönetimi ve sürdürülebilir kentleşmeye ilişkin uluslararası bir konferansa ev sahipliği yaptı. “SUYUMUZ 2026 – Uluslararası Yaşanabilir ve Dayanıklı Şehirler Konferansı” adıyla düzenlenen etkinlikte, geleceğin kentlerinin planlanması ve çevresel sorunlara kalıcı çözümler geliştirilmesi amacıyla uluslararası uzmanlar bir araya geldi. EÜ Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Selami Fedakar’ın açılış konuşmasıyla başlayan konferansa; Almanya Federal Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosluğu, Bremen Senatörlüğü, Goethe-Institut İzmir, Konak Belediyesi ve Türk-Alman Kültür İşleri Derneği temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda ulusal ve uluslararası akademik kurumun yetkilisi katıldı.
KENTLERİN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNE DİRENCİ ELE ALINDI
Konferans kapsamında düzenlenen oturumlarda, kentlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılığının artırılması, su kaynaklarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesi, kentsel gelişim ve iklim değişikliğine uyum politikaları değerlendirildi. Kentlerin karşı karşıya kaldığı çevresel risklerin ele alındığı oturumlarda, yaşanabilir şehirlerin geleceğine yönelik güncel yaklaşımlar ve stratejik planlama çalışmaları üzerinde duruldu.

ULUSLARARASI İŞ BİRLİĞİ VURGULANDI
Türk-Alman kültürel diyaloğunun da öne çıktığı konferans, farklı ülkelerde uygulanan başarılı örneklerin ve saha deneyimlerinin paylaşılmasına imkân sağladı. Akademik bilgi birikimi ile yerel yönetimlerin uygulama deneyimlerinin bir araya getirildiği etkinlikte, sürdürülebilir kentleşme ve iklim değişikliğine uyum çalışmalarında uluslararası iş birliğinin önemi vurgulandı.
"SU YÖNETİMİ ÇOK BOYUTLU ELE ALINMALI"
Konferans çerçevesinde yapılan değerlendirmelerde uzmanlar, su yönetiminin yalnızca çevresel açıdan ele alınabilecek bir konu olmadığını belirtti. Su kaynaklarının yönetiminin toplumsal, kültürel ve kentsel boyutlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Katılımcılar ayrıca disiplinlerarası çalışmaların, kentlerin geleceğine yönelik daha kapsamlı ve kalıcı çözümler geliştirilmesinde kritik rol oynadığına dikkat çekti.





