in ,

İzmir’den Ardahan’a, Ardahan’dan İzmir’e…

Uzun zaman sonra seyahatlerimizi yazmaya başlamanın mutluluğu içindeyim. Yazdıklarımız daha geniş kitleler tarafından okundukça gezilerimizin tadı da o oranda lezzetleniyor

Seyahat etmek , yani “tebdili mekanda ferahlık vardır “ sözü tam da bu zamanlar için söylenmiş olmalı. Pandemi dönemini evlerimizde oturarak, izole geçirdik. Çok sıkıldık, bunaldık. Hatta pek çoğumuzun psikolojisi bozuldu. Yenilenemedik, tazelenemedik. Kendimizi doğaya atamadık. Yeni insanlar tanıyıp zenginleşemedik. Böyle pek çok konuda büyük sıkıntılar yaşadık.

PANDEMİ SONRASI TURLAR VE KARS
Biraz rahatlayınca biz hemen misafirlerimizi aldık ve yollara koyulduk. Tabii ki, olmazsa olmaz Kars’la başladık gezmelere. Ocak, Şubat ve Mart ayları. Masal şehirlerimize gittik hep. Turistik Doğu Ekspresi ile 32 saat yolculuk yaptık. Giderken, İliç Erzincan ve Erzurum’u da gezdik, gördük. Bu tren ile gidiş güzergahımız. Kars’dan dönerken trenimiz Erzincan, Divriği ve Sivas’da duruyor. Biri diğerinden özel ve güzel şehirlerimiz. Az da olsa yine de kıymetli molalar. Sıkıştırılmış zaman dilimi içinde hızlıca hareket ediyoruz.

İNANILMAZ YOLCULUK
Ankara’da Anıtkabir ziyareti yaptık önce. Erzincan, kısa adı “Kars Turu” ama biz onun ucuna bir de Doğu Beyazıt ve Ardahan ekleyince inanılmaz bir seyahat yapmış olduk. Bir tur ile yanılmıyorsam yedi ayrı yere gittik. Şehir şehir Türkiyemizi tanıma, gezme fırsatı yaratmış olduk. Doğu Beyazıt’a İshak Paşa Sarayı ve meşhur çarşısı için gittik. Ağrı’dan geçtik. O heybetli, ulu dağın başını sisten dolayı ne yazık ki, tam göremedik.

FARUK DEMİR’İN ARDAHAN’I
Bu arada eskiden tanıdığım Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’den bir davet aldık. Bizlere Ardahan’ı gezdirmek tanıtmak istedi. Sağ olsunlar, var olsunlar. Hiç beklemediğimiz böylesine sıcak karşılama, ilgi ve alaka ile unutulmaz bir “Ardahan” yaşadık. Halen konuşuyor katılımcılarımız turun güzelliğini. Tadına doyumsuzluğunu.

YAŞATILAN ŞEHİR
Başkan, Faruk Demir bizzat bize klavuzluk yaptı. Köprüsünden, müzesine, yemeklerine, bölgenin olmazsa olmazı peynircisine kadar götürdü. Alışveriş yapmamız esnafın da yüzünü güldürdü. Kıt imkanlarla bile neler yapılabilineceğini ve neler yaptıklarını anlattı. Sevgili eşi Zuhal hanım ile birlikte. Kapı kapı şehrine hizmet eden Başkan ve eşi…
Şehrin her köyüne, evine tek tek gittiklerini, halka nasıl dokunduklarını. Kışın çetin şartlarındaki yaşamı anlattılar. Akşam yemeğimizde bize eşlik ettiler. Harika lezzetleri birlikte tattık.
O coğrafyayı hep sevdim. Ama o gün gördük ki, gerçekten sevgi ve ilgiyle yaratılmış çiçeği burnunda harika bir şehir olmuş.
Ardahan’da tarihten, doğaya, mutfağa, peynire, kaza, nostaljiye, müzeciliğe tarıma, sanata dair her şey var.

ÇOK SEVDİK
Eee başkan zaten sanatçı olunca. Bir de bizlere o meşhur “Sarı Saçlım Mavi Gözlüm ‘ü söyledi. Kısacası hepimiz çok mutlu ve sanatsal bir gezi daha yapmış olduk. Küçücük fakat bu kadar güzel olan Ardahan’a aşık olduk.

YİNE GELECEĞİZ
Kalesi, köprüsü derken yaz aylarında da mutlaka gidilmesi gereken bir şehir. Doğanın uyanışı, yeşilliği, endemik hayvan ve bitki çeşitlerinin zenginliği içerisinde yaşayan Ardahan’da baharı yazı konuklarıma yaşatmak için mutlaka gideceğiz. Her şeyden önce o müthiş ev sahipliği için Ardahan Belediye Başkanı Faruk Demir’e ve belediye müdürlerimize çok teşekkür ederiz. Bize Ardahan’ı öyle bir sevdirdiler ki…
Mutlaka hem baharına hem yazına geleceğiz.
İzmir’den selam götürmeye, Ardahan’dan selam getirmeye sizlerle birlikte…

Bircan Tağıl 

“Ayrımcılığın yükünü Ela’ya yüklemeyelim”

İzmir’de dehşet saatleri! Hırsızlık şüphelisini vurup, araya girmeye çalışan yeğenini kazara öldürdü