Güncel

İzmir’den Muğla Akbelen’e doğa dostu çevreci destek… “Atılan taş, ürkütülen kuşa değecek mi?”

Akbelen direnişine destek veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarım Komisyonu üyeleri, bölgedeki zeytinlik tahribatını yerinde gördü. Komisyon Başkanı Selçuk Karakülçe kamulaştırma ve maden çalışmalarını eleştirdi

Abone Ol

İsmail Kazım Erkmen-EGETELGRAF GAZETESİ/ İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi Tarım Orman ve Hayvancılık Komisyonu Başkanı Selçuk Karakülçe ve Komisyon Başkan Yardımcısı Erdal Karagöz ile Komisyon Üyesi Melda Erbaykent, Akbelen’e giderek hem arazileri ellerinden alınan yöre halkı ile görüştü, hem de YK Enerji şirketi yetkililerini dinledi. Başkan Karakülçe, “Akbelen’de direnen köylülerimizin yanında olmak ve onlara destek amacıyla bölgeye yaptığımız ziyaretle yaşanan tahribatı ve nesiller boyu buralarda yasamış insanların sıkıntılarını yakından gördük. Ayrıca, yerinden sökülen zeytin ağaçlarının yakın yerlere dikilmediğini, dikilenlerin ise tabiri caizse göstermelik olduğuna şahit olduk. Kısaca atılan taşın ürkütülen kuşa değmediği aşikardır” dedi.

AKBELEN’DE NE OLDU?

Muğla'nın Milas ilçesindeki Akbelen Ormanı'nda, termik santrallere kömür sağlamak amacıyla yapılan maden ocağı genişletme çalışmaları kapsamında zeytinlikler sökülmüş, ağaçlar kesilmiş ve bölgede uzun süredir devam eden köylü direnişi, acele kamulaştırmalar ve tutuklamalarla halen devam ediyor. 2023 yılında başlayan ve 2024-2026 yıllarında yoğunlaşan çalışmalarda, YK Enerji tarafından zeytinliklerde maden alanı açıldı. Bunun için de 10 Ocak 2025'te Resmi Gazete'de yayımlanan karar ile İkizköy, Bağdamları, Çakıralan gibi yerleşim yerlerindeki 679 parsellik arazi acele kamulaştırıldı. İkizköylülerin zeytinlikleri koruma mücadelesine karşı açılan davalar sürerken, protestolar sırasında jandarma müdahaleleri ve gözaltılar yaşandı. Kamulaştırmaya karşı direnişin sembollerinden Esra Işık, 30 Mart 2026'da gözaltına alınıp tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şirket tarafından "iyi madencilik" kapsamındaki rehabilitasyon çalışmaları tartışmalarını beraberinde getirdi. Bu arda köylülerin açtığı davada Danıştay 6. Dairesi, dava konusu Cumhurbaşkanlığı kararının ilgili taşınmazlar yönünden yürütmesini oybirliğiyle durdurdu. Kararda, acele kamulaştırmanın istisnai bir yöntem olduğuna dikkat çekildi ve kararın uygulanması halinde giderilmesi güç ya da imkânsız zararlar doğabileceği değerlendirildi. Köylüler, topraklarına, zeytinlerine ve yaşam alanlarına sahip çıkmak için mücadeleye devam ediyor.

“TARIM GÖZ ARDI MI?”

Komisyon Başkanı Selçuk Karakülçe, Türk tarımının zor günler geçirdiğini ve üreticinin günden güne eriyip tükendiğini ve mecalinin kalmadığı bir dönemden geçildiğini ifade ederek, Akbelen’e gerçekleştirdikleri destek ziyaretinin Ege Telgraf’a değerlendirdi: “Ülkemiz tarımı maalesef yüksek girdi maliyetler, enerji fiyatlarının yüksekliği, ürünlerin ithal ürünlerle baskılanıp, üreticinin üretme azminin tüketilmesinin yanında, dünyada en fazla verimli arazi kaybeden bir duruma gelmiş ve Türkiyemiz bu noktada dünya üçüncüsüdür. Bu kayıp tarımın göz ardı edilip, verimli arazilerin gerek yapılaşmaya açılması, gerek sanayi adı altında ve gerekse maden ruhsatları verilerek fütursuzca kaybıdır. Bu durum söz konusu bölgelerimizde yaşayan üreticilerimizin topraklarının ellerinden alınması ve tarım dışı kullanılmasıyla sonuçlanmaktadır. Muğla ilimizdeki Akbelen bölgesinde acil kamulaştırma kararı verilerek insanların doğup büyüdükleri yerlerden edilmeleri yıllardır gözleri gibi baktıkları zeytin ağaçlarının köklenecek olması çok üzücüdür.”

“10 YIL İÇİN DEĞER Mİ?”

Karakülçe, maden sahası olarak belirlenen binlerce dönüm sahanın, rezerv ömrünün şirket tarafından 10 yıl olarak açıklandığına da dikkati çekerek, “Gerek rezerv açısından, gerekse çıkarılacak olan kömürün kalori değerinin düşüklüğü göz önüne alındığında, o güzelim topraklarda telafisi zor bir tahribatla doğaya ve tarım arazilerimize verelebilecek kötülüklere en güzel örnektir. Tarım komisyonu olarak her zaman üreticimizin ve tarım arazilerinin sorunlarını yakından takip ediyor olmamız vesilesiyle Akbelen’de direnen köylülerimizin yanında onlara destek olmak amacıyla bölgeye yaptığımız ziyaretle bölgede yaşanan tahribatı ve nesiller boyu buralarda yaşamış insanların sıkıntılarını yakından görmüş olduk. Bölgede köylülerimizin yerlerinin kamulaştırma adı altında değerinin çok altında ellerinden alınılmaya çalışılması, bir bakıma yıllardır kurup donattıkları hayatlarının topraklarıyla beraber ellerinden alınabileceğini göstermiştir ki, bu da olayın en acı yanıdır. Bölgedeki çalışma ve gözlemlerimizi İzmir Büyükşehir Belediye Meclisimize özlü olarak rapor edeceğiz. Bu raporla söylenildiği gibi "atılan taşın ürkütülen kuşa değmediğini" söz verildiği gibi yerinden sökülen zeytinlerin bölgelerindeki yakın yerlere dikilmediğini, nereye dikildiği konusunda da doyurucu cevap alamadığımızı söylemeden geçemeyeceğim” ifadelerinde bulundu.


Danıştay’ın vermiş olduğu acele kamulaştırmayı durdurma kararının isabetli ve örnek olması gerektiğini kaydeden Selçuk Karakülçe, sıkıntılı günlerinde yanlarında olmaya çalıştıkları yöre halkının mutluluğunu paylaşmak için de ziyaretlerine gideceklerini söyledi.