İzmir Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde günlük hasılata yönelik haciz sürerken işletmede kullanılan taşınır mallar için de yeni bir işlem gerçekleştirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi görevlileri, zabıta ekipleri eşliğinde terminalin idari binasındaki taşınır mallara haciz uyguladı.
“ULAŞIM KESİNTİYE UĞRATILMAMALI”
İZOTAŞ Hukuk Müşaviri Mehmet Dinçer, haciz işlemlerinin şirket faaliyetleri ve şehirlerarası ulaşım üzerindeki muhtemel etkilerinin değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Dinçer, “İZOTAŞ’ın faaliyetlerinin durması yalnızca bir şirketi değil, her gün binlerce seferle sürdürülen şehirlerarası ulaşım hizmetini etkiler. Hukuki işlemler İzmir’in ulaşımını kesintiye uğratacak bir noktaya taşınmamalıdır” dedi. İZOTAŞ, terminalin giriş ve çıkış kapılarındaki günlük hasılata yönelik fiilî para haczi devam ederken işletme mallarına da yönelinmesinin ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu ileri sürdü. Şirket, aynı kamu alacağı için hem günlük gelire hem de taşınır mallara haciz uygulanmasını “aşkın haciz” olarak nitelendirerek yasal itirazlarını sürdüreceğini açıkladı.
TAHSİLAT ORANINA İLİŞKİN İZOTAŞ’TAN AÇIKLAMA
İZOTAŞ, söz konusu takip dosyasındaki alacağın yüzde 85’inin tahsil edildiğini savundu. Şirketin açıkladığı bu oran, İZOTAŞ’ın devam eden dosyaya ilişkin beyanını yansıtırken İzmir Büyükşehir Belediyesi daha önce toplam alacağının yaklaşık 967 milyon TL olduğunu bildirmişti.
“İTİRAZLARIMIZI SÜRDÜRECEĞİZ”
Mehmet Dinçer, günlük hasılat ve işletme mallarına aynı anda yönelindiğini savunarak şu ifadeleri kullandı: “Kapılardaki fiilî para haczi devam ederken, aynı takip dosyası kapsamında işletme mallarının da kaldırılmak istenmesi, ölçülülük ve aşkın haciz yönünden hukuki değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Bu konudaki itirazlarımızı ilgili merciler önünde sürdüreceğiz. Burada yalnızca şirketimizin mali hakları değil, kesintisiz yürütülmesi gereken bir şehirlerarası ulaşım hizmeti de söz konusudur”
OTOGARDA 128 PERON BULUNUYOR
İZOTAŞ’ın paylaştığı verilere göre İzmir Otogarı’nda 74 şehirlerarası, 43 ilçeler arası ve 11 indirme peronu bulunuyor. Toplam 128 peronun yer aldığı terminalde şehirlerarası ve ilçeler arası taşımacılık yapan 195 otobüs firması faaliyet gösteriyor.
GÜNLÜK HAREKETLİLİK 4 BİNE ÇIKIYOR
İZOTAŞ, terminaldeki günlük otobüs hareketinin yaz dönemlerinde 4 bine kadar yükseldiğini bildirdi. Otogarın yolcuların yanı sıra otobüs firmaları, terminal esnafı, çalışanlar ve kargo işletmelerinden oluşan geniş bir ulaşım sistemine ev sahipliği yaptığı belirtildi.
“OTOGAR SIRADAN BİR TİCARİ İŞLETME DEĞİL”
Haciz işlemlerinin otogarın günlük faaliyetlerini engellememesi gerektiğini belirten Dinçer, şöyle konuştu: “İzmir Otogarı herhangi bir ticari işletme gibi değerlendirilemez. Burası 24 saat çalışan ve İzmir’i Türkiye’nin dört bir yanına bağlayan bir ulaşım merkezidir. İşletmenin faaliyetini engelleyebilecek her müdahale yolcuları, otobüs firmalarını, terminal esnafını ve çalışanları doğrudan etkileyebilir. Kurumlar arasındaki hukuki uyuşmazlığın şehirlerarası ulaşım hizmetini aksatmaması gerektiğini düşünüyoruz.”
SÖZLEŞMEDE “ÖNCELİK HAKKI” BULUNDUĞUNU SAVUNDU
İzmir Otogarı’nın Yap-İşlet-Devret modeli kapsamında şirket tarafından finanse edilerek inşa edildiğini belirten İZOTAŞ, sözleşmeden kaynaklanan bir öncelik hakkının bulunduğunu ileri sürdü. Şirket, bu hakkın otogarın gelecekteki yatırım ve işletme modeli belirlenirken tekliflerinin öncelikli olarak değerlendirilmesini gerektirdiğini savundu.
TEKLİFİN İLGİLİ MAKAMLARA SUNULDUĞUNU AÇIKLADI
İZOTAŞ’ın otogarın gelecekteki işletmesine yönelik hazırladığı teklifi ilgili makamlara sunduğu belirtildi. Dinçer, “İZOTAŞ’ın terminaldeki hukuki konumu yalnızca işletme süresi üzerinden değerlendirilmemelidir. Yap-İşlet-Devret sözleşmesinde İZOTAŞ lehine düzenlenmiş bir öncelik hakkı bulunmaktadır. Bu hakkın, otogarın gelecekteki yatırım ve işletme modeli belirlenirken İZOTAŞ’ın teklifinin öncelikle değerlendirilmesini gerektirdiği kanaatindeyiz. Bu kapsamda teklifimizi de ilgili makamlara sunduk” dedi.
YENİ YATIRIM VE MÜZAKERE ÇAĞRISI
İZOTAŞ, terminali mevcut koşullarla ve yeni bir yatırım yapmadan işletmeyi sürdürmek gibi bir talebinin bulunmadığını bildirdi. Şirketin yeni yatırım yükümlülükleri üstlenmeye, otogarı yenilemeye ve belediye denetimine açık bir işletme modeli uygulamaya hazır olduğu kaydedildi.
2024 YILI ECRİMİSİL VERİLERİ
İZOTAŞ’ın paylaştığı verilere göre şirketin 2024 yılındaki brüt cirosu 252 milyon 972 bin TL olarak gerçekleşti. Aynı yıl için şirkete tahakkuk ettirilen ecrimisil tutarının ise 305 milyon 93 bin TL olduğu bildirildi. Şirket, 2025 yılındaki brüt cirosunun 382 milyon 184 bin TL olduğunu açıkladı. Aynı dönem için belirlenen ecrimisil tutarının 508 milyon 591 bin TL’ye ulaştığı belirtildi. İZOTAŞ, her iki yılda da ecrimisil tutarlarının yıllık brüt cironun üzerinde kaldığını savundu.
YAKLAŞIK 75 MİLYON TL’YE HACİZ UYGULANDIĞINI BİLDİRDİ
Mehmet Dinçer, devam eden süreçte bugüne kadar yaklaşık 75 milyon TL tutarındaki hasılata fiilî haciz uygulandığını belirtti. İZOTAŞ, tahsilat işlemlerinin şirketin ekonomik ve operasyonel varlığını ortadan kaldıracak bir sonuca dönüşmemesi gerektiğini savundu.
“HİZMETİ DURDURACAK NOKTAYA TAŞINMAMALI”
Dinçer, “Haciz uygulamalarının terminal faaliyetlerini durdurabilecek noktaya taşınması, İzmir’in şehirlerarası ulaşımını ve bu hizmetten yararlanan vatandaşlarımızı olumsuz etkileyebilir. Talebimiz, hukuki süreç devam ederken ulaşım hizmetinin kesintisiz biçimde korunmasıdır” ifadelerini kullandı.
“TERMİNALİ YENİLEMEYE HAZIRIZ”
Otogarın yeniden inşa edilmesinin önemli bir yatırım maliyeti gerektireceğini belirten İZOTAŞ, belediyeyle birlikte yeni bir ana transfer merkezi kurmaya hazır olduğunu açıkladı. Dinçer, “Sözleşmeden doğduğunu değerlendirdiğimiz öncelik hakkımız çerçevesinde yeni yatırım yapmaya, terminali yenilemeye ve İzmir’e yakışan modern bir ana transfer merkezini belediyeyle birlikte hayata geçirmeye hazırız. İzmir’in ihtiyacı kurumlar arasında çatışma değil; kesintisiz hizmet, hukuka uygunluk, şeffaflık ve müzakeredir” diye konuştu.





