Son yıllarda Türkiye ekonomisi gerek iç dinamikler gerekse dünya genelinde yaşanan negatif gelişmeler sebebi ile bir dizi zorlukla karşı karşıya kaldı. Bu zorlukların etkileri iş dünyasını derinden etkiledi, etkilemeye devam ediyor. Özellikle kapanan şirketler ve konkordato ilan eden firma sayısı konularında yaşanan değişiklikler, ekonominin genel dengesindeki bozulmayı gün yüzüne çıkarıyor.
Türkiye, genel olarak, girişimciliği destekleyen ve teşvik eden birçok politika ve düzenlemeye sahip olmasına rağmen, şirketlerin faaliyetlerini sürdürebilme sürecinde ekonomik açıdan hassas bir konumda bulunuyor. Son yıllarda, birçok şirket, rekabetin artması, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, artan enerji ve işçilik maliyetleri ile pandemi gibi faktörlerden kaynaklı olarak zorlu ekonomik koşullarla savaşmak zorunda kalıyor. Bu da birçok işletmenin hayatta kalma ve büyüme konusunda güçlükler yaşamasına neden oluyor.

Şirket ömürleri konusunda yaşanan kısalma, çeşitli faktörlere bağlanabilir. Öncelikle, ekonomik istikrarsızlık ve belirsizlik şirketlerin planlama ve büyüme stratejilerini zorlaştırmakta, buna bağlı olarak şirketler, bu belirsiz koşullarda geleceğe dair tahminlerde bulunamamaktadır. Bu durum iflas riskini artırmaktadır. Ayrıca, döviz kurlarındaki dalgalanmalar, dış ticaret yapan firmaları başta maliyet yönetimi tarafında olumsuz etkilemektedir. Maliyet ve satış politikalarını yönetemeyen şirketler de iflasın eşiğine gelebilir.
2019 yılı kadar olmasa da son dönemde konkordato talebi yapan firma sayısında da artış söz konusudur. Konkordato, iflasın önlenmesi veya borçların yeniden yapılandırılması amacıyla mahkemeye başvurma sürecini içermektedir. İşletmeler, mali zorluklarla başa çıkmak ve iflastan kaçınmak için konkordato talep etmekte olup, artan konkordato başvuruları, işletmelerin mali durumlarının kötüleştiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Konkordato talepleri aynı zamanda iş dünyasında güven kaybına neden olmaktadır. Konkordato talepleri analiz edildiğinde; 2023 yılı ilk 9 aylık dönemde kesin mühlet kararı alan firma sayısı 249 olmuştur. 2022 yılında 69 şirket için iflas kararı verilirken 2023 yılı ilk 9 ayda 41 şirket için iflas kararı açıklanmıştır, aynı dönemde 295 şirketin konkordato talebi de reddedilmiştir.
Şirketlerin konkordato talep etmesi ve bunun sonucunda başarıya ulaşamaması ya da iflas etmesi, işsizlik oranlarının yükselmesine ve ekonomik istikrarsızlığın artmasına yol açmaktadır. Bu artışı önlemek ve Türkiye'deki iş dünyasını güçlendirmek için: İşletmelerin finansal zorluklarla başa çıkabilmelerini sağlamak amacıyla devlet destekli olmak üzere finansal kurumlar tarafından düşük faizli krediler veya hibe programları gibi uygulamalar gündeme alınmalı; işletmelerin vergi yükünü hafifletecek vergi indirimleri veya ödeme kolaylıkları sağlanmalı; işletme sahiplerine ve yöneticilerine yönelik olarak, mali yönetim ve işletme stratejileri konularında eğitim ve danışmanlık sağlanmalı, daha etkili finansal planlama, nakit yönetimi ve mali analiz yöntemleri geliştirmeleri sağlanarak kriz durumlarına daha hazırlıklı olmaları geliştirilmeli; işletmelerin aşırı borç yükü altında ezilmelerini önlemek için borç yeniden yapılandırma programları oluşturulmalı; bürokratik engellerin kaldırılması ve iş yapma süreçlerinin basitleştirilmesi ile yeni işletmelerin kurulması ve mevcut işletmelerin büyümesi kolaylaştırılmalıdır.
Gelecek hafta verilerin açıklanacağı takvimden önemli olanları aşağıda paylaşıyorum.
Ekonomik veri takvimi
30 Ekim 2023, Pazartesi Almanya TÜFE
30 Ekim 2023, Pazartesi Euro Bölgesi Sanayi/Hizmet Güven Endeksi
31 Ekim 2023, Salı Türkiye Dış Ticaret Dengesi
31 Ekim 2023, Salı Euro Bölgesi TÜFE
31 Ekim 2023, Salı Çin İmalat/Hizmet/Bileşik PMI
1 Kasım 2023, Çarşamba Türkiye İmalat Sektörü PMI
1 Kasım 2023, Çarşamba ABD İmalat/Hizmet/Bileşik PMI
2 Kasım 2023, Perşembe Almanya İşsizlik Oranı
3 Kasım 2023, Cuma Almanya Dış Ticaret Dengesi
Ekonomi ve finans sözlüğü
Finansal eğitim: Bireylerin finansal konularda bilgilendirilmesi yoluyla finansal ürünler, fırsatlar ve risklere ilişkin farkındalığın arttığı, tüketici ve yatırımcıların finansal bilgiye erişim yollarını öğrenerek kazandıkları bilgi ve yeteneği ekonomik davranışlarına yansıtma ve bilinçli finansal karar alma yeteneklerinin geliştiği süreçtir (TCMB).
Finansal farkındalık: Kişilerin finansal risklere ilişkin bilgilerini ve bilinç düzeylerini artırarak karar alma süreçlerinde daha akılcı davranmalarını destekleyen bir unsurdur (TCMB).