PELİN PEKEDİS - EGE TELGRAF / Çamaşır kapsülleri, deterjan miktarını tek tek ölçmeden kullanma kolaylığı sağlıyor. Ancak yıkama sonunda kapak körüğünde, tamburda veya kıyafetlerin arasında kalan çözünmemiş parçalar, kapsülün suyla yeterince temas edemediğine işaret edebiliyor. Sorunun kaynağını anlamak için yalnızca program sıcaklığına değil, yükleme biçimine ve ürünün kullanım talimatına da bakmak gerekiyor.
KAPSÜLÜN SUYLA TEMASI ÖNEM TAŞIYOR
Kapsülün dışındaki suda çözünen film, yıkama sırasında açılarak içindeki deterjanın dağılmasını sağlıyor. Kapsül kıyafetlerin arasında sıkıştığında veya bir kumaşın içine sarıldığında suyla teması sınırlanabiliyor. Bu durumda kapsülün bir bölümü çözünürken diğer bölümü jelimsi bir kalıntı hâlinde kalabiliyor. Kalıntının belirli bir kıyafette toplanması, kapsülün o parçaya sıkışmış olabileceğini düşündürüyor.
ÇAMAŞIRLARIN ÜZERİNE BIRAKMAK SORUN YARATABİLİR
Birçok çamaşır kapsülünün kullanım talimatında, ürünün boş tamburun tabanına yerleştirilmesi ve çamaşırların üzerine eklenmesi belirtiliyor. Ancak doğru uygulama için kullanılan kapsülün ambalajındaki ve makinenin kılavuzundaki yönlendirme esas alınmalı. Kapsülü dolu tamburun üzerine bırakmak, bir giysinin cebine koymak veya kullanım talimatında belirtilmediği hâlde deterjan çekmecesine yerleştirmek çözünmeyi olumsuz etkileyebiliyor. Kapsül delinmemeli, kesilmemeli ve kullanmadan önce ıslatılmamalı.
TAMBURU SIKIŞTIRARAK DOLDURMAK YIKAMAYI ZORLAŞTIRIYOR
Tamburun kapasitesini aşmak, kıyafetlerin serbestçe hareket etmesini engelliyor. Sıkışık yükte suyun ve deterjanın bütün parçalara dengeli dağılması da zorlaşabiliyor. Makinenin üzerinde yazan kilogram kapasitesi, her program için aynı yükün uygun olduğu anlamına gelmiyor. Özellikle kısa ve hassas programlarda izin verilen çamaşır miktarı daha düşük olabiliyor. Bu nedenle doluluk, seçilen programın kapasitesine göre ayarlanmalı.
KISA PROGRAM HER YÜK İÇİN UYGUN DEĞİL
Hızlı programlar, uygun miktarda ve hafif kirli çamaşır için pratik bir seçenek olabiliyor. Ancak dolu bir tamburu çok kısa sürede yıkamaya çalışmak, deterjanın dağılması ve durulama açısından yetersiz sonuç verebiliyor. Kısa program seçildiğinde kapsülün de bu kullanım için uygun olup olmadığı kontrol edilmeli. Daha fazla deterjan kullanmak, kısa sürenin veya aşırı doluluğun oluşturduğu sorunu çözmez; aksine kalıntıyı artırabilir.
DÜŞÜK SICAKLIK TEK BAŞINA SORUMLU DEĞİL
Kapsül kalıntısı görüldüğünde ilk tepki sıcaklığı yükseltmek olabiliyor. Oysa düşük sıcaklıkta kullanılmak üzere üretilmiş kapsüller de bulunuyor. Çözünme sorunu; sıcaklık, süre, suyla temas ve yük miktarının birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor. Kıyafetin bakım etiketine aykırı biçimde yüksek sıcaklık seçmek kumaşa zarar verebilir. Öncelikle ürünün önerdiği koşullar ve programın çamaşıra uygunluğu kontrol edilmeli.
ISLAK EL VE NEMLİ SAKLAMA KOŞULLARINA DİKKAT
Kapsüllere ıslak elle dokunmak, dış filmin erken yumuşamasına ve ürünlerin birbirine yapışmasına neden olabilir. Ambalajın açık bırakılması veya nemli ortamda tutulması da kapsüllerin yapısını etkileyebilir. Ürünler kendi ambalajında, kapağı kapalı ve kuru bir yerde saklanmalı. Çocukların ve evcil hayvanların erişemeyeceği bir konum seçilmeli; birbirine yapışan kapsüller kesici aletlerle ayrılmaya çalışılmamalı.
KIYAFETTE KALINTI VARSA ÖNCE YENİDEN DURULAYIN
Yıkama sonunda giyside jelimsi kalıntı fark edilirse, parça doğrudan kurutucuya atılmamalı veya ütülenmemeli. Kumaşın bakım talimatına uygun şekilde, yeni deterjan eklemeden yeniden durulama ya da yıkama yapılabilir. Doğru yerleştirme, uygun yük ve program seçimine rağmen sorun tekrarlanıyorsa makinenin su alımı ve yıkama işleyişi de kontrol edilmeli. Aynı anda zayıf durulama veya başka çalışma sorunları görülüyorsa teknik değerlendirme gerekebilir.





