Sağlık

Kardiyoloji uzmanından kritik uyarı! Yaz sıcakları kalbi zorluyor

Yaz aylarında artan sıcaklık ve nemin kalbin çalışma yükünü artırdığına dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Dr. M. Vedat Çaldır, aşırı sıvı ve mineral kaybının sağlıklı bireylerde bile kalp ritmini olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

Abone Ol

Medicana International İzmir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. M. Vedat Çaldır, yaz aylarında yükselen hava sıcaklıklarının vücudun ısı dengesini koruyabilmek için kalp ve damar sistemini daha fazla çalıştırdığını belirtti.

Çaldır: "Vücut ısıyı terle atmaya çalışırken derideki damarlar genişler. Kalp de bu genişleyen damarlara yeterli kanı ulaştırabilmek için debisini artırır. Bu artış ortalama yüzde 30 ila 50 arasında değişebilir. Yani sıcak havalarda kalp daha hızlı ve biraz daha güçlü atmaya başlar. Sağlıklı bireylerde bu durum genellikle normal bir uyum mekanizması olarak tolere edilir ancak kalbin çalışma yükü belirgin şekilde artış gösterir. Kalp, tansiyonu belirli bir seviyede tutabilmek için daha hızlı çalışır. Bunun yanında terleme ile birlikte su ve tuz kaybı meydana gelir. Bu durum dolaşımdaki kan hacmini azaltır. Kalp, dokulara yeterli kanı ulaştırabilmek için atım hızını artırarak bu kaybı telafi etmeye çalışır" dedi.

YÜKSEK NEM

Nem oranının yükselmesiyle sıcaklığın etkisinin daha da arttığını belirten Çaldır, sağlıklı bireylerin de bu durumdan etkilenebileceğini söyledi.

Çaldır: "Kalp tamamen sağlıklı olsa bile sıcak havalarda nabız dakikada 10 ila 20 atım kadar artabilir. Kişi hafif çarpıntı hissedebilir. Bu genellikle vücudun sıcaklığa verdiği doğal bir yanıttır. Ancak mevcut kalp hastalığı bulunan kişilerde aynı süreç daha ciddi sonuçlar doğurabilir. Kuru havada ter buharlaşarak vücudun serinlemesini sağlar. Nem oranı yükseldiğinde ise ter buharlaşamaz ve vücut iç ısısını yeterince dışarı atamaz. Bunun sonucunda daha fazla ter üretilir, daha fazla sıvı ve mineral kaybı yaşanır. Kalp hem daha hızlı çalışmak zorunda kalır hem de ritim için gerekli mineraller azalır. Bu nedenle yüksek nem, çoğu zaman sıcaklığın kendisinden daha yorucu olabilir" ifadelerini kullandı.

Sıcak havalarda tansiyonun dalgalanabileceğini de belirten Çaldır, "Başlangıçta damarların genişlemesi nedeniyle tansiyon düşebilir. Eğer kişi yeterince sıvı almazsa bu düşüş daha belirgin hale gelir. Daha sonra kalp hızındaki artış, kalbin pompaladığı kan miktarının yükselmesi ve kanın yoğunlaşmasıyla birlikte tansiyon yeniden yükselebilir. Özellikle yaşlı bireylerde ve kalp-damar sistemine etkili ilaç kullanan kişilerde bu dalgalanmalar daha belirgin görülebilir" dedi.

MİNERAL KAYBI RİTİM BOZUKLUĞUNA YOL AÇABİLİR

Aşırı terlemeyle birlikte yalnızca su değil, kalbin düzenli çalışması için gerekli minerallerin de kaybedildiğini belirten Çaldır: "Terleme ile birlikte sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller vücuttan uzaklaşır. Bu mineraller kalbin elektriksel sisteminin düzgün çalışması için gereklidir. Belirgin eksikliklerinde çarpıntı, ekstra atımlar ve ritim bozuklukları ortaya çıkabilir. Ayrıca sıvı kaybına bağlı olarak nabız yükselir ve bu durum bazı kişilerde oldukça rahatsız edici hale gelebilir. Güneş çarpması durumunda, halsizlik, baş dönmesi, aşırı terleme, iştahsızlık ve bayılacak gibi hissetme görülebilir. Bu belirtiler genellikle gölge bir ortama geçildiğinde ve yeterli sıvı alındığında düzelir. Ancak göğüste ağrı, ağrının kola veya çeneye yayılması, soğuk terleme, mide bulantısı, düzensiz ya da çok hızlı çarpıntı ve bayılma hissi kalbin zorlandığını gösterebilir. Bu belirtiler yaklaşık 20 dakika boyunca devam ediyorsa vakit kaybetmeden tıbbi yardım alınmalıdır" diye konuştu.

YAZ AYLARINDA KALBİ KORUMAK İÇİN ÖNERİLER

Kalp sağlığını korumak için sıvı ve mineral dengesinin korunmasının önemine dikkat çeken Çaldır: "Açık havada fark edildiğinden çok daha fazla sıvı ve mineral kaybedebiliyoruz. Bu nedenle günlük 2-3 litre suyun yanı sıra ayran, maden suyu ve çorba gibi sıvı ve mineral desteği sağlayan besinler düzenli tüketilmelidir. Mümkün olmadıkça 11.00 ile 16.00 saatleri arasında dışarı çıkılmamalı ve çıkılsa da sık sık gölge alanlarda dinlenilmelidir. Ağır yemekler, aşırı alkol tüketimi ve yoğun egzersiz vücudun ısınmasını artırır. Baş, ense ve bileklere soğuk uygulama yapılabilir. Klimalı ortamlarda sıcaklığın 25-26 derece civarında tutulması uygundur. Çarpıntı, nefes darlığı, baş dönmesi veya mide bulantısı gibi belirtiler başladığında kişi dinlenmeli, sıvı ve mineral desteği almalı, şikayetler düzelmiyorsa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır" dedi.