in ,

Kemal Kılıçdaroğlu Fütürizm Çalıştayı’nda konuştu: “Yüksek yetenek inşasını sağlamalıyız”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Apaydınlık Bir Gelecek: Yeni Bir Siyaset, Toplum ve Emek Yüzyılı Fütürizm Çalıştayı’na konuk oldu. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde TÜLOV tarafından organize edilen calıştayın açılışında konuşan Kılıçdaroğlu “En büyük kaybımız yüksek yetenekli insanlarımızın geleceklerini dışarıda aramasıdır” dedi.

kemal-kilicdaroglu-futurizm-calistayinda-konustu-yuksek-yetenek-insasini-saglamaliyiz

İzmir Büyükşehir Belediyesi, aydınlık bir gelecek için akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve siyasetçileri bir araya getiren Fütürizm Çalıştayı’na ev sahipliği yaptı.  Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı (TÜLOV), tarafından “Apaydınlık Bir Gelecek: Yeni Bir Siyaset, Toplum ve Emek Yüzyılı” başlığı altında toplanan çalıştay, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda yapıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun onur konuğu olduğu çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’in yanı sıra CHP Genel Başkan Yardımcıları, Veli Ağababa, Ali Öztunç, Gülizar Biçer Karaca, Onursal Adıgüzel, CHP Grup Başkan Vekili Özgür Özel, CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel ve il yöneticileri, İyi Parti İzmir İl Başkanı Hüsmen Kırkpınar, CHP ve İyi Parti İzmir Milletvekilleri, İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şerafettin Kılıç, ilçe belediye başkanları, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, TÜLOV Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demir ve çok sayıda akademisyen, STK temsilcisi katıldı.

“Keşke bütün siyasi partiler burada olsaydı”  

 

Çalıştayın açılış konuşmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Keşke bütün siyasi partilerin temsilcileri burada olsaydı. Siyasetçiler, eğer gelecek vizyonu çizeceklerse, fütüristlerden bilim insanlarından yararlanmaları gerekiyor. Belki de bizim siyasetin en eksik yanı bu. Zaman zaman ben arkadaşlarıma söylerim. Beni iktisatçılarla, felsefecilerle, fütüristlerle buluşturun. Çünkü biz kendi dünyamızı zenginleştirelim ki toplumun da dünyasını zenginleştirmek için çaba harcayalım” dedi.

“En büyük kaybımız yüksek yetenekli insanlarımız”

 

Teknolojinin gelişimi ve beyin göçü üzerine konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “İnsanoğlu tekerleği 1 milyon yılda keşfediyor. 1 milyon yıllık çabanın sonucunda tekerlek keşfediliyor. Şimdi 21’inci yüzyıldayız. Her saniyede birden fazla buluş var. Biz kendi ülkemizde yüksek yetenek inşasını sağlayamazsak, hızlı büyüme, sağlıklı büyüme imkanını sağlayamayız. Bir ülkenin nüfusunun ortalama yüzde ikisi, zeki insanlardan oluşuyor. Bu insanlar toplumu sürükleyen, yeni buluşlara imza atan insanlar. Bunların korunması, her türlü sorunlarının çözülmesi lazım. Yeni olanaklar sağlanması lazım. İngiltere’de buharlı motorun keşfi, yüksek yetenek inşasını tamamlayan bir ülkenin elde ettiği başarıdır. Bugün yüksek yetenek inşası konusunda en büyük çabayı gösteren ülke Amerika Birleşik Devletidir. Dünyanın her yerinden en yetenekli insanları topluyor. Acaba bizim siyasetçiler bunun ne kadar farkında? Gençlerimiz kendi alanlarıyla ilgili sağlıklı bir çalışma ortamı bulamadıkları için umudu dışarıya bağlıyorlar. En büyük kaybımız yüksek yetenekli insanlarımızın geleceklerini dışarıda aramasıdır.”

Akademisyenlerin üniversite dışında kalması büyük kayıp

 

Kılıçdaroğlu, “2. Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’dan kaçan bilim insanları da bizim en büyük kazancımız olmuştur. Üniversitelerde tam bir çığır açmışlardır. Ve biz 1921’de, 1925’te, 1940’larda uçak imal eden, uçak ihraç eden bir ülke olduk. Üniversitelerimiz bilim üretmeye başladı. 12 Eylül, 15 Temmuz sonrası pek çok bilim insanının kanun hükmünde kararnamelerle üniversiteler dışında bırakılması, son derece ciddi bir kayıp. Üniversiteler bilgi üretecek ki, üretilen bilgiyi sanayici elle tutulur hale getirsin. Eğer üniversite bilgi üretemezse sizin büyüme şansınız yoktur. Üniversiteler gerçek anlamda birer üniversite mi? Bunun sorgulanması lazım. Bunu en başta yapacaklar siyasetçilerdir. Üniversite bilgiyi üretecek ama kaynakların çok iyi planlaması lazım. Planlamayı yapacaklar da yetenekli kişilerdir. Ve biz planlamayı da kapattık. Geldiğimiz nokta açısından içindeki dramatik tabloyu göstermek için söyledim bunları” şeklinde konuştu.

“Geleceği, geçmişin sağlam temelleri üzerinde inşa edebiliriz”

 

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, geride kalan iki yıllık süreçte Türkiye’de ve dünyada yaşanan sorunlara değinerek, “İnsanlığın yaşadığı sorunlar sınır ve coğrafya tanımadan tüm dünyayı etkisi altına alıyor. Bu sorunlarla başa çıkmak için birbirinden kopuk geçici çözümlerin fayda etmediğini son bir buçuk yılda hep birlikte yaşadık. Bu durumu tersine çevirmek için tek bir geçerli dayanağımız var; birlik ve beraberliğimiz. Geleceği ancak geçmişin sağlam temelleri üzerinde inşa edebiliriz” dedi.

“Bilimin, siyasetin ve ekonominin kültürel temele ihtiyacı var”

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Dünya Belediyeler Birliği Kültür Zirvesi’nde alınan kararları hatırlatan Soyer, “Kültür Zirvesi’nde dünyanın ihtiyaç duyduğu kültürel dönüşüm, yeni bir kavram olarak ortaya kondu; döngüsel kültür. Zirvenin sonucunda yayınlanan İzmir Deklarasyonu, bu kavram için dört alt başlık tarif ediyor; doğayla, birbirimizle, geçmişimizle ve değişimle uyum. İklim krizinin ele alınmasında teknolojik çözümler kadar, belki de daha fazla, adına ‘döngüsel kültür’ dediğimiz bu çok katmanlı değerler manzumesine ihtiyaç var. Bu kavram sadece sanatın değil; bilimin, siyasetin ve ekonominin de bir kültürel temele ihtiyaç duyduğunu işaret ediyor” şeklinde konuştu.

İzmirli düşünürün sözünü hatırlattı

 

Soyer, “İzmir’deki temel hedefimiz şehrin refahını büyütmek ve bu refahın adil paylaşımını sağlamak. Bunun için ekoloji ve ekonomi arasında bir düşman ilişkisi yerine, birbirini besleyen bir uyum tesis etmek zorundayız. Burada, kadim kültürümüz kadar, değişimin gücü de önem taşıyor. İzmirli düşünür Herakleitos’un değerli bir sözü var, ‘Değişmeyen tek şey değişimdir’. Bu söz, yaşamın özünde değişim olduğunu tarif ediyor. Böylelikle, kültürlerin zaman içinde dogmalara, tahakküme ve ideolojilere dönüşmesine neden olabilecek tüm ihtimalleri dışarıda bırakıyor. Geleceği tarif ederken, değişimle uyuma özel önem atfetmemizin nedeni tam olarak bu. Yaşamın, genç ruhların yaratıcılığı ve doğanın sonsuz ilham kaynaklarından beslenmesine imkân tanımak. Böylelikle özünde doğayla uyum ve adalet olan bir İzmir’i, Türkiye’yi ve dünyayı gençlerle birlikte tasarlamak” ifadelerini kullandı.

“Biz planlamazsak figüranı oluruz”

 

TÜLOV Yönetim Kurulu Başkanı Nurettin Demir çalıştay konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Şunu sorgulamamız lazım. Nasıl bir gelecek bekliyoruz? Kendimiz için, ailemiz için, ülkemiz için dünyamız için bunu sorgulamamız lazım.  Bir gün genel Başkanımızı ziyaretimizde böyle bir soru gelişti. Bunun üzerine çalışmaya başladık. Apaydınlık bir gelecek için yeni bir toplum, yeni bir emek dünyası, iş dünyası ve yeni bir siyaset kurmamız lazım. Bunu her alana taşıyabiliriz. 50 sene sonra İzmir ne olacak? Bizim bunların tanımlamasını, planlamasını yapmamız lazım. Eğer biz yapmazsak, emperyalist güçler yapar. Biz de onların birer figüranı oluruz, seyircisi oluruz. Bunlardan kurtulmak için biz apaydınlık bir geleceği bugünden konuşmamız planlamamız lazım.”

Geleceğin çalıştayı

 

Açılış konuşmalarının ardından iki oturum şeklinde devam edecek çalıştayın ilk oturumuna geçildi.  Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir moderatörlüğünde yapılan ilk oturumunda Guardian Gazetesi Köşe Yazarı Paul Mason, Fütürist Derneği Kurucusu ve Onursal Başkanı Alphan Manas, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Bursalı Fütirizm Bilim ve Kültür konulu oturumda konuştu.
SES Eşitlik ve Dayanışma Derneği Başkanı Gülseren Onanç moderatörlüğündeki ikinci oturumda ise Doç.Dr Şebnem Yardımcı Geyikçi,  Ekonomist Dr. Anıl Aba ve ReDis Innovation Kurucusu Selin Arslanhan Gelecekte Ekonomi, Emek ve Siyaset konusunu masaya yatırdı.

İzmir’de jandarma 51 adet tarihi eser ele geçirdi

Diyarbakır’dan geldiği Denizli’de cami avlusunda öldürüldü