İLAYDA ŞAHİN - EGE TELGRAF/ CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki günlük İzmir programının ilk gününde kentin farklı noktalarında gerçekleştirdiği temasların ardından Karşıyaka’da düzenlenen “Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye Buluşması”na katıldı. Yakınlarını kaybeden ve yaşadıkları mağduriyetlerin ardından yıllardır adalet arayışını sürdüren aileleri dinleyen Kılıçdaroğlu, konuşmasında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer için de adalet çağrısında bulundu. “Söz veriyorum, adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede bedeli ne olursa olsun bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir” diyen Kılıçdaroğlu, devletin adaleti sağlama sorumluluğuna ve siyasetin halka hizmet etmesi gerektiğini vurguladı.

KILIÇDAROĞLU’NUN İZMİR MESAİSİ

Öğle saatlerinde Ankara’dan İzmir’e gelen Kılıçdaroğlu, Adnan Menderes Havalimanı’ndaki karşılamanın ardından programına Ege Serbest Bölgesi ziyaretiyle başladı. Buradaki temaslarının ardından İzmir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’ne geçen Kılıçdaroğlu, esnaf temsilcileriyle bir araya geldi. Kılıçdaroğlu daha sonra CHP İzmir İl Başkanlığı’na geçerken, günün siyasi açıdan önemli başlıklarından biri olan MYK toplantısı da İzmir’de gerçekleştirildi. Kentteki temaslarını akşam saatlerinde Karşıyaka’ya taşıyan Kılıçdaroğlu’nun bir sonraki durağı ise Bostanlı’daki Suat Taşer Açıkhava Tiyatrosu oldu. CHP İzmir İl Başkanlığı tarafından düzenlenen “Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye Buluşması”na katılan Kılıçdaroğlu, burada partililer ve İzmirlilerle buluştu. Buluşmaya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra CHP Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Rıfat Nalbantoğlu, CHP Grup Başkanvekilleri Sevda Erdan Kılıç ve Rahmi Aşkın Türeli, CHP Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Ayten Gülsever, CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, milletvekilleri, il ve ilçe yöneticileri, kadın ve gençlik kolları temsilcileri ile çok sayıda partili katıldı. Ayrıca programda Saadet Partisi, Yeniden Refah Partisi, Anahtar Parti, Demokrat Parti, Gelecek Partisi, Dost Parti, Deva Partisi ve Vatan Partisi de yer aldı.

Whatsapp Image 2026 09 02 At 21.43.10 (2)

ADALET ARAYIŞLARI AYNI KÜRSÜDE

“Milli Bilinç ve Güçlü Türkiye Buluşması”nın merkezinde, yakınlarını kaybeden, yaşadıkları mağduriyetlerin giderilmesini isteyen ve yıllardır adalet arayışlarını sürdüren aileler yer aldı. Türkiye’nin farklı kentlerinden İzmir’e gelen onur konukları Suat Taşer’de tek tek kürsüye çıkarak yaşadıkları süreci anlattı. Aileler, seslerinin duyulmasını ve dosyalarının tüm yönleriyle aydınlatılmasını isterken, kendilerine söz hakkı tanıdığı için Kılıçdaroğlu’na teşekkür etti. Buluşmada Aydın Karay’ın annesi Fatma Karay oğlunun ölümünün ardından sürdürdüğü adalet mücadelesini, lösemi tedavisi sırasında yaşamını yitiren Emirhan Gültekin’in annesi Sevim Gültekin ise oğlunun ölümüne ilişkin yaşadıkları süreci anlattı. Motokurye Murat Can Pekeroğlu’nun kuzeni Ayşe İrem Özcan da yakınlarının ardından verdikleri mücadeleyi kürsüye taşıdı. Hemşire Pınar Sevim’in ağabeyi Erdal Sevim ile silahlı saldırıda yaşamını yitiren Baran Cengiz’in annesi Tülay Cengiz de ailelerinin adalet taleplerini dile getirdi. Siirt’te 2024 yılında kaybolan ve kendisinden halen haber alınamayan dört çocuk annesi Mekiye Akyel’in ablası Halime Pilgir de kardeşinin akıbetinin ortaya çıkarılması için verdiği mücadeleyi anlattı. Akyel dosyasında eski eşi ve iki kişi cinayet şüphesiyle tutuklanırken, aile Mekiye Akyel’in bulunmasını ve olayın aydınlatılmasını istedi. Mersin’in Anamur ilçesinde henüz 12 yaşındayken çalıştığı dönercinin yakınındaki pasajda şüpheli şekilde yaşamını yitiren çocuk işçi Eyüp Can Güner’in annesi Güllü Can da oğlunun ölümünün ardından sürdürdüğü adalet mücadelesini kürsüye taşıdı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisiyken kaybolduktan 18 gün sonra Van Gölü kıyısında cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş ise kızının ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması için verdiği mücadeleyi anlattı. Buluşmada kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen TCK 158 mağdurlarının yaşadığı hukuki sorunlar da gündeme gelirken, İlyas Ataş mağdurların taleplerini dile getirdi. Motokurye Furkan Süleyman Köse de buluşmada söz alan onur konukları arasında yer aldı. Farklı kentlerden, farklı hikâyelerle aynı kürsüde buluşan ailelerin ortak talebi ise yaşadıklarının unutulmaması, hak arayışlarının karşılık bulması ve yakınlarının dosyalarının aydınlatılması oldu.

KILIÇDAROĞLU AİLELERİ DİNLEDİ

Onur konuklarının anlatımlarının ardından sözü alan Kılıçdaroğlu, "Aileleri, acıları dinledik. Acının ne olduğunu yaşayanlar daha iyi bilir. Bizler acıları dinlerken vicdanımızın sesini de dinliyoruz. Neden aileler bu kadar zor durumda kalabiliyor? Ülkede hakim, savcı, güvenlik güçleri var. Bunların görevi adaleti sağlamak, haksızlıklarla mücadele etmek. Eğer bunlar olayları kapatmak gibi bir rol üstleniyorsa devlet büyük yara alır. Devlet dediğimiz kurum adaleti sağlayan bir kurumdur. Onun liyakatli kadroları adalet için mücadele ederler. Yargıçlar yemin eder. Savcılar haksızlıkları araştırırlar. Olayları örtmek için savcı, hakim işbirliği yaparsa orada hukuk yara alır, adalet dediğimiz kavram son bulur" dedi.

SOYER İÇİN ADALET İSTEDİ

Açıklamalarına devam eden Kılıçdaroğlu, "Yarın sizin Büyükşehir Belediye Başkanınız Tunç Soyer'i ziyaret edeceğim. Onun içinde adalet arıyoruz. Umarız kısa süre içerisinde adalet gerçekleşir" ifadelerini kullandı.

"GELECEĞE KARŞI SORUMLULUK"

"Milli bilinç geçmişi ezberlemek değil, geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır" diyen Kılıçdaroğlu, "Her bir birey mekanı ne olursa olsun adalet için mücadele etmek zorundadır. Adalet kavramı kutsal bir kavramdır. Adalet kutup yıldızı gibidir, tüm kainat onun etrafında döner. Çünkü kutup yıldızı sabit ve yerinde durur. Bizim, toplumun, dünyanın aradığı odur. İnsanlık tarihi aslında bir adalet mücadelesi tarihidir. Adem'den bu yana insanoğlu hep adaleti aramıştır. Haksızlıklar karşısında susmayacağız. Çünkü haksızlık karşısınıda susan dilsiz şeytandır. Aileleri, acıları dinledik. Hepsi adalet için mücadele ediyorlar. Onlar yaşadıkları acıların başkaları tarafından da yaşanmamasını istiyorlar. Acıyı çektik ama bu acıyı başka aileler çekmesin diyorlar. Şimdi buradan bir ders çıkarmak gerekirse milli bilinç geçmişi ezberlemek değil geleceğe karşı sorumluluk taşımaktır. Onlar bu sorumluluk bilinci içerisinde yaşadıklarını anlattılar" diye konuştu.

CHP Sözcüsü Sarı'dan Tugay sorusuna yanıt! "Kendi iç dünyasında netleşmesi gerekir"
CHP Sözcüsü Sarı'dan Tugay sorusuna yanıt! "Kendi iç dünyasında netleşmesi gerekir"
İçeriği Görüntüle

"BU MÜCADELEYİ İLERİYE TAŞIYORLAR MI"

Sözlerine devam eden Kılıçdaroğlu, "Milli bilinç aynı zamanda herkesin aynı düşünmesi de değil farklı düşünene insanların aynı ülkenin geleceği için birlikte savunma yapmalarıdır. Bizler ülkemizi, insanımızı seviyoruz ve bu ülkede huzur içinde yaşamak istiyoruz. Sorumuz şu; bir ülkede huzuru, güveni sağlayacak olanlar devleti yönetenlerdir. Devleti yönetenler haksızlığa, adalete karşı gerçekten de önlem alıyorlar mı, bu mücadeleyi ileriye taşıyorlar mı?" dedi.

"DEVLETİ YÖNETENLERİ SORGULAMALIYIZ"

Türkiye'nin belalarından birisinin uyuşturucu olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Binlerce evladımız bu belanın içinde. Türkiye'yi bu noktaya taşıyanları iyi sorgulamamız lazım. Uyuşturucu baronları kol gezerken biz ilk halkayı yakalamak yerine son halkaya bakıyoruz. İlk halkada kim var? Kimler getiriyor bunu? Nasıl oluyor da binlerce ton uyuşturucu Türkiye'ye geliyor? Kimler bunları koruyor? Eğer bir siyasi otorite bunları korumuyorsa bunlar hiçbir şey yapamazlar. Bunu sorgulamamız lazım. Siyasi otorite iktidar sahipleridir. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmezsek sonuç alamayız. İlk halkada olanı yakalamamız lazım. O zaman Türkiye bu kötü beladan kurtulmuş olacak. Bunun içinde devleti yönetenleri sorgulamamız gerekiyor. Devlet bir tüzel kişiliktir ama devleti yönetenler iktidar sahipleridir. Bizim hedefimizde adalet istiyorsak sorunu kökten çözeceğiz. Uyuşturucu baronlarını kulaklarından tutup hapislere atacağız. Bir devlette sınır kapıları, gümrükler, limanlar, kargo sistemleri, lojistik hatlar, finansal transferler yeteri kadar kontrol edilemiyorsa baronların siyasal iktidarla ve onların yandaşlarıyla işbirliği var demektir" ifadelerini kullandı.

"SİYASET VURGUN YERİ DEĞİLDİR"

"Bir ülkenin hazinesi o ülkenin gençleridir, insanlarıdır" diyen Kılıçdaroğlu, "Bu yüzden herkese sahip çıkmak zorundayız. Gençlerin eğitimini ve kendi ülkesinde bir gelecek kurmasını bir milli güç meselesi olarak görüyoruz. Bunu yapabilirsek Türkiye çok önemli aşamalar kat edecektir. Ahlaklı olmak bütün kötülüklere karşı mücadele etmek demektir. Uyuşturucu baronlarıyla mücadele etmiyorsanız, devleti soyanlarla mücadele etmiyorsunuz, benim hırsızım iyidir diyenlerle mücadele etmezseniz ülkeye adaleti getiremezsiniz. Ülkeyi adaleti getirmenin temel yolu bunlarla mücadele etmektir. Siyasetin ahlaki temellere indirgenmesi lazım. Siyaset ahlaki temeller üzerinde inşa edilirse adalet dediğimiz kurumun ne kadar güçlü olduğunu herkes hissedecektir. Çok az kişiyi dinledik, yüzbinlerce aynı acıyı yaşayan aileler var. Hepimizin mücadele adalet üzerine inşa edilmek zorundadır. Konuşan her bir kardeşimiz Türkiye'nin farklı coğrafyalarından ama hepsi adaleti istiyor. Sizden isteğim nerede bir adaletsizlikle karşılaşırsanız bana mutlaka haber verin. Mücadele adalet, hak, kişilik mücadelesidir. Eğer siz bütün kötülüklere karşı mücadele ediyorsanız adaletin peşinde koşuyorsunuz demektir. Tunceli'deki olayı da biliyoruz giden savcının ne yaptığını da biliyoruz. Bu kardeşiniz o olay aydınlatıldığında savcıyı arayıp kutladı. Bütün Türkiye'yi adaletin önünde dönmeye davet ediyorum. Beraber mücadele edeceğiz. Siyaset zenginleşme aracı, dosyaları kapatma alanı değildir. Siyaset vurgun yeri değildir. Siyaset halka hizmet alanıdır. Eğer siyaset bunu yapmıyorsa o zaman siyaset cebini doldurmakla meşgul demektir. Haklının yanında olacağız ve onun yoldaşı olacağız. Yolumuza bu şekilde devam edeceğiz" dedi.

"BU KARDEŞİNİZ O BEDELİ ÖDEYECEKTİR"

Kılıçdaroğlu, "Eğer adalet dediğimiz kurum temelden büyük bir yara alırsa ülkenin birliği ve dirliği bozulmuş olur. CHP'nin temel felsefesi budur. CHP tarihine baktığınızda Mustafa Kemal Atatürk'ü görürsünüz. Adaletin peşinde koşan lider. İsmet İnönü'yü, Bülent Ecevit'i görürsünüz adaletin peşinde koşan liderler. Hepsi siyaseti bu ülkenin vicdanlı insanları için yapmıştır. Ben de söz veriyorum adalet gerçekleşinceye kadar bu ülkede bedeli ne olursa olsun bu kardeşiniz o bedeli ödeyecektir. Adalet için bedel ödemekten asla kaçınmayacağız" diyerek sözlerini tamamladı.

Kaynak: Ege Telgraf