Ela SAĞLAM-EGETELGRAF/ İzmir’in tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yer alan Şadırvan Camii, adını yanında ve altında bulunan şadırvanlardan alıyor. 17. yüzyılda inşa edilen yapı; cami, şadırvan ve kütüphaneyi bir araya getiren mimari düzeni, mermer işçiliği ve kalem işi süslemeleriyle İzmir’in dikkat çeken tarihi yapıları arasında bulunuyor.
ADINI ŞADIRVANLARDAN ALIYOR
Eski iç liman kıyısında inşa edilen camilerden biri olan Şadırvan Camii’nin 1636 yılında yapıldığı, 1815 yılında ise onarım gördüğü belirtiliyor. Caminin doğusunda tek şerefeli bir minare, batısında ise kütüphane bulunuyor. Caminin mihrap, minber ve vaaz yeri mermerden yapılırken, özellikle mihraptaki süslemeler yapının dikkat çeken ayrıntıları arasında yer alıyor. Mihrapta vazodan çıkan çiçek motifleri ve orta bölümde perde motifi bulunuyor. Alınlık kısmında ise altın yaldızlı bir kitabe yer alıyor.
ŞADIRVAN CAMİYLE BÜTÜNLEŞİYOR
Şadırvan Camii’ne adını veren şadırvan, camiyle bütünleşik şekilde tasarlanmış önemli mimari unsurlardan biri. Şadırvanın 1630’lu yıllarda inşa edildiği, 1815 yılında onarıldığı ve 1834 yılında üzerine Barok üsluptaki kütüphanenin eklenmesiyle bugünkü görünümüne kavuştuğu aktarılıyor. Mermerden yapılan şadırvan onikigen planlı ve çevresindeki sekiz sütunun taşıdığı kubbeyle örtülü. Caminin fevkani planının altında yer alan tonozlu geçitle doğrudan bağlantılı olan şadırvan, yapının hem işlevsel hem de mimari bütünlüğünün bir parçasını oluşturuyor.

KUBBESİNDE ÇİÇEK VE ZEYTİN DALLARI
Şadırvanın kubbesinin iç yüzeyinde beyaz zemin üzerine yeşil ve turuncu tonlarda işlenen kalem işi süslemeler bulunuyor. Natüralist çiçek motiflerinin yanı sıra nar çiçekleri, başaklar ve zeytin dallarının tasvir edildiği bezemeler, Osmanlı’nın geç dönem süsleme anlayışının İzmir’deki örnekleri arasında gösteriliyor. Caminin ve şadırvanın kubbe resimlerinde de bitkisel motiflerin yanı sıra bazı mimari yapı tasvirlerine rastlanıyor. Bu süslemelerin şadırvan bölümünde daha yoğun şekilde kullanıldığı görülüyor.
ŞADIRVANIN ÜZERİNE KÜTÜPHANE EKLENDİ
Şadırvanın üzerine 1834 yılında eklenen Barok üsluptaki kütüphane, yapının mimari açıdan dikkat çeken özelliklerinden birini oluşturuyor. Şadırvan, kütüphane ve caminin aynı yapı bütünlüğü içerisinde ele alınması, dönemin mimari uygulamaları açısından öne çıkan ayrıntılardan biri olarak değerlendiriliyor. Eski gravürlerde de cami, şadırvan, kütüphane ve yapının diğer bölümlerinin bir arada oluşturduğu mimari bütünlük görülebiliyor. Caminin bünyesinde ayrıca zamanın ölçülmesi ve namaz vakitlerinin belirlenmesiyle ilgili görevleri bulunan bir muvakkithanenin de yer aldığı aktarılıyor.
KALEM İŞLERİ YENİLENDİ
Cami ile şadırvan arasındaki geçiş bölümünde yer alan kemer ve tonozlarda da kalem işi süslemeler bulunuyor. Bu süslemelerin aslına uygun şekilde yenilendiği belirtiliyor. Şadırvanın mimari özelliklerinin yanı sıra günümüzde suyunun akmaya devam etmesi de yapının tarihî işlevinin bazı unsurlarıyla sürdüğünü gösteriyor.
KEMERALTI’NIN TARİHİ DOKUSUNUN İÇİNDE
Şadırvan Camii, İzmir’in yüzyıllardır ticaret merkezi olan Kemeraltı Çarşısı’nın tarihi dokusu içerisinde yer alıyor. Geçmişte eski iç limanın kıyısında bulunan yapı, çevresindeki ticari ve sosyal hayatın gelişimine tanıklık eden tarihi eserler arasında bulunuyor. Caminin mermer işçiliği, kalem işi süslemeleri, kubbesi, şadırvanı ve üzerine eklenen kütüphanesi, yapıyı yalnızca bir ibadet mekânı olmaktan çıkararak İzmir’in mimari ve kültürel mirasının önemli parçalarından biri haline getiriyor.





