Güzel günlere…

yasam-kavgasi
Hatice SAYILGAN
6 Ağustos 2022

Farkında mısınız, bazı olaylar karşısında ciddi bir tavır sergilememiz gerekirken, çoğu zaman bu olaylar karşısında gülüp geçmeye hatta dalga geçmeye başladık. Bu durum belki de ciddi bir duruş sergilemeyi bilmememizden kaynaklanıyordur.

Ne zaman ki, artık bıçak kemiğe dayandı desek, birileri hep gülüp geçmeye devam ediyor.

Sanki yaşama sevincini yitirmiş umutsuz bir hayat sahibi gibi, kendimizi öylesine akıntıya bırakmışız.

İzahı olmayan şeyin, mizahı olur derler ama ülke olarak yaşam tarzımız, olaylara bakış açımız ve tepkimizle tamamen birer karikatür kahramanı olduk hepimiz.

Aslında bakarsanız insan hayatını üç dönem olarak değerlendiriyorum. Bunlardan birincisi, kanımızın deli gibi aktığı gençlik dönemi.

Azimle, yeni parlak fikirlerle dünyayı değiştirmek istersiniz. Ama ardından çok geçmeden ikinci dönem gelir.

Bu ikinci dönem ise; dünyayı değiştirmeyi başaramayacağınızı anladığınız dönemdir.

Her şey ve tüm çabalarınız tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır. Üçüncü dönem ise en hüzünlü olanıdır.

Bu dönemde artık dünyayı değiştirmek isteyip başaramamış ve gerçeği kabul edip, bununla yaşamaya alıştığımız dönemdir.

Biz bir şeyleri değiştirmek istiyoruz belki ama en büyük sorun bunu hep nasıl yapacağımızı bilmememiz olmuştur.

İşte en başta bahsettiğim olaylar karşısında duruşumuz derken bunu anlatmak istiyordum.

Jean-Claude Van Damme’nin Cehennemde diye çok eski bir filmi vardır.

Film sıradan masum bir adamın hapishaneye atılması ve hapishane düzeni ile yüzleşmesini anlatıyor.

Başka bir şey daha anlatılıyor o filmde.

O da tam da bahsetmiş olduğum, olaylar karşısında nasıl bir duruş sergilememiz gerektiğidir.

Hatta şöyle de bir replik geçer. ”İnsanların birleşmesi tüm sistemleri yıkabilir.”

Bugün her şeyin fiyatının hızla artmasını, yaşam şartlarının bu oranda düşüşünü tartışıyoruz.

Kahvehanelerde tütün saran amcalarımız demli bir çay söyleyip el birliğiyle memleketi kurtarıyor ama yeterli olmuyor demek ki.

Peki, bir vatandaş olarak tepkimizi nasıl göstermeliyiz?

Ya da şu anda nasıl gösteriyoruz?

Sosyal medya üzerinden capsler paylaşıp, tweet atarak mı?

Bu belki bir tepki ama acaba yeterli bir tepki mi?

Yeterli olmadığı kesin…

Herkesin son derece bencilleştiği ve “Ülkeyi ben mi kurtaracağım” mottosuyla hareket ettiği bir noktadayız. Ne acı…

Hiç inancım kalmasa da belki bir gün bir şeyleri değiştirebilecek adımlar atacağımız noktaya geliriz.

Güzel günlere…

yasammm-terapi

Keşke daha önce

dgs-sonuclari-adaylarin-erisime-acildi

Yediiklim: ÖSYM bizden aldı