İzmir, tarım ve sanayi

Haldun ÇIRAY
26 Şubat 2020

Ülkemizin ve İzmir’in tarım konusundaki durumuna ufak çaplı bir göz atalım. Ülkemizde ekili dikili mera çayır dahil arazi yüz ölçümü 38 milyon 380 bin hektar. Ekilen dikilen arazi 23 milyon 763 bin hektar. Son on yıldır da toplam miktarın yüzde 8.2’si kadar arazi kaybı olmuştur. 2010 yılında 27 milyon 856 bin hektar arazi 3.5 milyon hektar kayıpla 24 milyar 856 bin hektar olmuştur.1990 yılında 5.3 milyon hektar olan nadas, 2010 yılında 4.3 milyon hektar olmuştur. Bu olumlu durum, bilinçli gübre arazi kullanımının sonucu olmalı. Ülkenin tarımsal alan açısından birinci sırada 29 milyon dekar ile Konya gelmekte. İkinci sırada 12 milyon dekar ile Ankara gelmekte. Sonra sırası ile Urfa, Sivas, Yozgat, Diyarbakır, Kayseri, Eskişehir, Çorum, Manisa gelmekte. İzmir’de bitkisel üretim yapılmakta toplam 3 milyon 450 bin dekar toplam 1 milyon 334 bin dekar ekilebilir arazi ile tarım illeri arasında ilk sekize dahi girememiştir.
Baharat ve içecek birincisi Ordu’da dahi 2 milyon 277 bin 326 dekar arazi mevcut ve kullanılmaktadır. Tarım alanında küçülen il sayısı 57-58 olurken çok küçük oranda büyüyen il sayısı ise 24’tür. İzmir tütün, pamuk, üzüm, incir gibi ürünleri tamamen kaybetme durumunda iken zeytin ve zeytinyağını da kaybetmek üzeredir. İzmir’de mevcut arazinin yüzde 41 i tarla, yüzde 28’i zeytin tabi arazi miktarı olarak, yüzde 10 sebze, yüzde 9 meyve, yüzde 3.7 bağ olduğu biliniyorsa bu rakamlar ile tarımın yıldızı olduğunu söylemek mümkün değil. İzmir’de incir, tütün, narenciye, hububat, tıbbi aromatik bitki konusunda hangi üretimle iddialı olmak çok zor, hatta mümkün değil. Zeytin ve zeytinyağında da. bağcılıkta da arıcılıkta da durum farklı değil. Çok iddialı olunan süs bitkilerinde dahi 13 bin 899 dekar arazi kullanılmaktadır.
İzmir’in küçük Hollanda olmayı denemek gibi bir şansı var. 2434 950 ton süt,43.096 ton kırmızı et, 426.984 ton beyaz et,76.084 ton su ürünü üretimi ile gıda ve hayvancılıkta yıldız olma imkanını yakalayabilir. 2.43 milyar dolarlık ihracat rakamı ile yurt içi ihracatında toplam ihracatın içinde yüzde 13.8 pay yakalanmışken ekilir dikilir tarzdaki tarım yerini gıda hayvancılık olarak belirlenmiş gibi durmaktadır. O nedenle İzmir’de tarım konusunda hayal peşinde olmamak gerek. Ancak İzmir’in hatta Ege’nin bölge olarak tercihi gıda hayvancılık olmalı. Bu konuda ihtisaslaşmalı, et, süt, yan ürünleri ve sanayi konusunda en iyiye ulaşarak dünyaya sesini duyurabilen bir üretim biçimine sahip olmak mümkün. İzmir ve ilave edersek Ege üretimdeki tercini artık bu yönde belirlemelidir. Hele sanayide 2700 kadar firma 5 teknoloji geliştirme bölgesi olmuşsa Petkim, Tüpraş gibi firmalar mevcutken gerçeği görmemek mümkün mü? Hele arazi değişim yasası ile uydurma gerekçeler ile tarım arazilerine inşaat yapılabilecekse İzmir’de tarımdan yıldız olmak çok zor.

Omega – 3

ruhunu-ozgurlestir

Kendinizle ilgili hangi misyona karar verirdiniz?