Ahmet Buğra TOKMAKOĞLU/EGE TELGRAF- Bir şehri tanımanın yollarından biri de sofrasına oturmaktan geçiyor. Sokaklar, meydanlar, tarihî yapılar bize o şehrin geçmişini anlatırken sofralar gündelik hayatına yaklaştırıyor. Manisa’yı lezzetleri üzerinden düşününce benim aklımda dört durak beliriyor.

Merkezde Manisa kebabı, Turgutlu’da Kasaba köftesi, Akhisar’da Akhisar köfte ve Salihli’de odun köfte. Her biri ayrı bir yazının konusu olabilecek bu lezzetler, yan yana geldiğinde iştah açan bir keşif rotası oluşturuyor. Üstelik bu rotanın güzel tarafı, yalnızca ne yiyeceğimizi değil, hangi ilçeyi keşfedeceğimizi de belirlemesi.

Baştan söyleyeyim benim favorim her daim Akhisar köfte. Manisa’nın diğer lezzetlerinin hakkını teslim ederek söylüyorum bunu. İnsan bazı tatlara daha yakın hissediyor kendini; seçenekler ne kadar çoğalırsa çoğalsın, gönlündeki cevap değişmiyor. Benim için de köfte denildiğinde Akhisar’ın ayrı bir yeri var. Yine de bu yakınlık, diğer sofralara duyduğum merakı azaltmıyor. Aksine, aynı şehir sınırları içinde farklı yemek geleneklerinin nasıl yan yana yaşadığını düşünmek, bu rotayı daha ilgi çekici hâle getiriyor.

MERKEZDE BAŞLANGIÇ: MANİSA KEBABI

Rotanın ilk durağını Manisa merkez olarak düşünüyorum. Burada köfte yolculuğuna küçük bir parantez açıp Manisa kebabını sofraya davet etmek gerekiyor. Çünkü şehrin lezzetlerini anlatırken yalnızca köfte başlığına bağlı kalmak, benim kurmak istediğim hikâyeyi eksik bırakırdı. Manisa kebabı, bu dört duraklı yolculuğun başlangıcına yakıştırdığım lezzet. Bir şehrin adını taşıyan yemeklerin insanda uyandırdığı özel bir merak var. O tabağa bakarken yemeğin yanında, şehirle kurduğu bağı da düşünüyorsunuz.

Merkez için listemde Şehzadeler Kebap, Şafak Kebap Salonu ve Manisaspor Kebapçısı bulunuyor. Bu isimleri bir sıralama yapmak için yan yana getirmiyorum. Lezzet söz konusu olduğunda herkesin alışkanlığı, beklentisi ve sevdiği sofra farklı. Benim ilgimi çeken, aynı yemek etrafında oluşan farklı adreslerin şehrin hayatındaki yeri. Manisa merkezdeki bölümü de bu gözle ele almak istiyorum: Kebabı yolculuğun başlangıcına koyup ardından ilçelerde bizi bekleyen köftelere doğru ilerlemek.

TURGUTLU’DA KASABA KÖFTESİ

İkinci durak Turgutlu. Burada rotanın adı Kasaba köftesi, adresi ise listemdeki Kasaba Köftecisi. 'Kasaba' kelimesini bu lezzetin adıyla birlikte anmayı seviyorum. Bir yemek adı, bazen bulunduğu yerle bağ kurmamızı kolaylaştırıyor. Daha sofraya oturmadan zihnimizde bir ilçe, sokaklar ve gündelik hayat canlanıyor. Ben de bu bölümün yalnızca bir köfte anlatısı olarak kalmasını istemiyorum. Turgutlu’yu keşfetme fikriyle, orada yemek yeme isteğinin birbirini tamamladığı bir durak olarak görüyorum.

Böyle rotalarda benim için önemli olan, her sofraya aynı beklentiyle yaklaşmamak. Bir önceki durakta sevdiğimiz şeyi bir sonrakinde aradığımızda, yeni bir lezzete yeterince alan bırakmayabiliyoruz. Turgutlu bölümünü düşünürken de kendi favorimi bir süreliğine arka plana alıp Kasaba köftesine kendi adıyla, kendi yeriyle yaklaşmak istiyorum. Dört duraklı bir yolculuğun keyfi biraz da burada: Her bölümde yeni bir başlangıç yapabilmek, masaya merakla oturabilmek.

SEVDİĞİM DURAK: AKHİSAR

Akhisar’a geldiğimizde ise kişisel tercihimi saklamam mümkün değil. Bu rotada benim gönlümün durağı burası. Akhisar köfteyi her daim favorim olarak görüyorum. Bunu mutlaka uzun bir açıklamaya bağlamak gerektiğini de düşünmüyorum. Damak zevkinin bazen çok açık, çok kısa bir cevabı oluyor. Benim cevabım da Akhisar. Bir lezzet yolculuğunda insanın kendi tarafını belli etmesi, anlatıyı daha samimi kılıyor. Okur da karşısında kendi tercihleri olan birini buluyor.

Akhisar için listem oldukça geniş: Can Köfte, Köfteci Orçun, Ramiz, Köfteci Demo ve Köfte Ahmet. Bu isimleri bir arada görmek bile Akhisar bölümüne neden daha fazla yer ayırmak istediğimi anlatıyor. Her birini aynı cümleyle tarif etmek ya da aralarında kesin bir kazanan ilan etmek istemiyorum. Benim favorim, öncelikle Akhisar köftenin kendisi. Mekân seçimi ise bu sevginin içinde ayrı bir keşif alanı açıyor. Aynı ilçede birden fazla adresin peşine düşebilmek, rotanın en cazip taraflarından biri.

Akhisar’ı bu yazının merkezine yerleştiren şey de tam olarak bu kişisel yakınlık. Diğer duraklara merakla yaklaşırken burada söze daha kesin başlayabiliyorum: Ben Akhisar köfteyi seviyorum. Herkesin kendi favorisini bulabileceği bir yolculukta, benim işaretlediğim durak burası. Belki sizin tercihiniz başka bir ilçe olacak. Böyle bir rotanın sohbeti de zaten sofradan kalktıktan sonra devam ediyor; herkes kendi sevdiği tadı, kendi gerekçesiyle anlatıyor.

SALİHLİ’DE ODUN KÖFTE

Son durakta Salihli ve odun köfte var. Salihli için listemde Divan, Değirmen ve Gürsu bulunuyor. Rotanın bu bölümünde, lezzetin adı bile merak uyandırmaya yetiyor. Odun köfteyi yalnızca listenin son maddesi olarak düşünmek istemiyorum; kendisine zaman ayrılması gereken ayrı bir durak olarak görüyorum. Yolculuk boyunca merkezden ilçelere uzanan sofraları yan yana getirirken Salihli de anlatıya kendi adını ve lezzetini ekliyor. Böylece dört bölümlük keşif tamamlanıyor.

Bu rotayı tek güne sığdırmak zorunda da değiliz. Benim gözümde daha güzel olan, her durağa ayrı zaman ayırmak. Bir ilçeye sırf sevdiğimiz bir yemek için gitmek, orada biraz dolaşmak ve günün temposunu sofraya göre kurmak başlı başına bir keşif biçimi. Bazen gezi planının merkezine büyük bir yapı ya da uzun bir yapılacaklar listesi koymamıza gerek kalmıyor. Bir tabak, yola çıkmak için yeterli bir sebep olabiliyor.

Plaj mevsimi kapandı, piknik mevsimi açıldı! Çocuklarla hafta sonu nereye gidilir?  Üstelik ESHOT’la ulaşım çok kolay
Plaj mevsimi kapandı, piknik mevsimi açıldı! Çocuklarla hafta sonu nereye gidilir? Üstelik ESHOT’la ulaşım çok kolay
İçeriği Görüntüle

Manisa kebabı, Kasaba köftesi, Akhisar köfte ve Salihli odun köfte… Benim Manisa haritamda bu dört lezzetin ayrı ayrı yeri var. Şehri sofraları üzerinden keşfetmek isteyenler için de güzel bir başlangıç oluşturduklarını düşünüyorum. Yolun sonunda herkesin aklında başka bir tat kalabilir; zaten keşfin güzelliği biraz da bu kişisel tercihlerde. Ben kendi cevabımı başta verdim, sonda da değiştirmiyorum; Manisa’nın bütün bu lezzetleri arasında benim gönlüm her daim Akhisar köfteden yana.

Kaynak: EGE TELGRAF