in ,

Mordoğan’ın ‘İyilik Melekleri’ dernekleşme yolunda…

Ege Telgraf’ın sorularını yanıtlayan Mordoğan Yaşam Dostları Platformu Sözcüsü Müge Sivri, sivil toplum örgütü olarak yaptıkları çalışmalar, hedefleri ve kurmayı planladıkları yeni dernekle ilgili önemli açıklamaların altına imza attı.

müge-sivri-adnan-sivri-iyilik-melekleri

“Biz aileleri de eğitmek için dernek çatımız altında farklı çalışmalar da yürüteceğiz. Uzman eğitimcileri davet edip velilere konferanslar, özel dersler, okuma yazma gibi kurslar vereceğiz. Bu yüzden dernek kimliğimizin olması bizim için çok önemli birde yardımda, iyilikte sınır tanımayacağız”

Ege Telgraf‘ın sorularını yanıtlayan Mordoğan Yaşam Dostları Platformu Sözcüsü Müge Sivri, sivil toplum örgütü olarak yaptıkları çalışmalar, hedefleri ve kurmayı planladıkları yeni dernekle ilgili önemli açıklamaların altına imza attı. Sivri, ilerleyen dönemde eğitim alanında burslar vermeyi hedeflediklerini söyleyerek, 28 gönüllüyle çıktıkları yolda yüzlerce öğrenciye ulaşmayı başardıklarını belirtti ve “Değişimi Mordoğan’dan başlatacağız” mesajı verdi.

mordogan-iyilik-melekleri

Platformunuzun kuruluş öyküsü nedir? Nasıl yola çıktınız?

Bu yola ilk çıktığımızda aklımızda yöremizi ev ev dolaşıp, ihtiyaçlı çocukları tespit ederek onlara yardım etmek vardı. Fakat sonrasında Mordoğan’da bir ortaokula gittik ve müdüründen bilgi almak istedik. Atatürk Ortaokulu’nda okuyan bir öğrencinin yedi nüfuslu bir ailesinden bahsettiler. Biz ilk yardımımızı oraya yaptık. Elimizden gelenin fazlasını yaptık. Yılbaşına kadar o insanlara gıda yardımında da bulunduk. Maddi yardım olsun, eşya yardımı olsun, eşya yardımı olsun tüm çabalarımızı gösterdik. Ardından okulun büstü çok eskiydi, Atatürk büstünü yine tamamen kendi imkanlarımızla yeniledik. Karaburun’da Nergis Festivali süresince açtığımız stanttan elde edeceğimiz gelirle de, tespit ettiğimiz ihtiyaç sahibi öğrencilerimize yardım edeceğiz.

Bu çabalarınız ve yardımlarınız sadece Mordoğan bölgesi ile mi sınırlı?

Biz yakında dernekleşeceğiz. Bunun için tüzüğümüzü hazırladık. Bundan sonraki süreçte ihtiyaç sahibi öğrencilere burs vermek istiyoruz. Aslında tamamen gönüllü bir oluşumuz. Şu anda 28 kişilik platformuz. Bu şu andaki sayımız. Ancak bize yardım etmek isteyen onlarca da gönüllü var ve resmi olarak derneğimiz de kurulduğunda sayımız giderek artacak. 8 aydır bu şekilde çalışıyoruz. Ancak, hayatımızın bundan önceki döneminde de bir şekilde yüreklere dokunuyorduk. Bu bölgede taşındıktan sonra çok fazla ihtiyaçlı çocuk olduğunu gördük ve onlara özellikle yardım etmemiz gerektiğini fark ettik. Dışarından göçle Yarımada’ya gelen ve ihtiyaçlı olan çok sayıda öğrencimiz var. 8 aydır aktif olarak çalışıyor ve ihtiyaç sahiplerini belirliyoruz.

Oluşumunuz nasıl büyüdü, üye sayınızı nasıl arttırmayı başardınız?

Tek başıma kooperatif ve dernekçilik de yaptım. Fakat baktım ki bu şekilde olmayacak, bu yardım kampanyalarının büyütülmesi, daha geniş kitlelere ulaşması lazım, platformu oluşturduk. Bu amaçla Halk Eğitim merkezi’nin kurslarına giderek eğitim aldım. Orada oluşan çevremle insanlara yardım etmenin önemi anlatarak daha geniş bir kitleye ulaştım. “Bunu yapabiliriz” diyerek onlarca kişiye ulaştım. Ben de çocuk sahibiyim, torun sahibiyim. İki tane çocuk büyüttüm, hayatın zorluklarını iyi biliyorum. 40 yıl boyunca kırtasiyecilik yaptım. Milli Eğitim camiasının da içindeydim. Her sene okullar açılmadan dolaşıp, ihtiyaç sahibi çocukları alarak kıyafetlerini, kırtasiye malzemelerini veriyorduk. Yıllardır eşimle birlikte alışkın olduğum için, gönlümde hep bu yardımlaşma duygusu olduğu için bu yola girdim. Eşim Adnan Sivri de 40 yıl boyunca beni yalnız bırakmadı.

Dernek çatısı altında örgütlenmenin sizler için ne gibi faydası olacak?

Çok çocuk okuttuk. İlkokula başlarken gelen sonra da mezun olan çok tanıdığımız var. Aslında biz sekiz aydır değil, 40 yıla yakın bir süredir çocuklara destek oluyoruz. Kemeraltı’nda 40 yıllık kırtasiyeciliğin ardından, platforma üye olan arkadaşlarımızın da desteğiyle bu iyilik köprüsünü büyüttük. Bir, iki, üç, dört derken 28 kişiye çıktık. Dernek olduktan sonra aktif çalışacak, bizim yanımızda görev alacak çok fazla gönüllü dostumuz var. Mordoğan’da “Mordoğan Yaşam Dostları Derneği” olarak faaliyet göstermeye devam edeceğiz. Amacımız dediğim gibi, kırtasiye, giyim ve sağlık ihtiyaçlarının yanı sıra öğrencilere burs desteği sunabilmek. Bizim derdimiz, akıllı, zeki, azimli, okumak isteyen çocukları bulup, geleceğe hazırlamak, maddi imkanları yetersiz ailelere destek sunmak. Vereceğimiz burslar sayesinde ilkokuldan üniversiteye kadar ihtiyaç sahibi öğrencilerin arkasında olacağız.

İhtiyaç sahiplerine destek olabilmek için başka ne gibi faaliyetler yapıyorsunuz?

Festivalleri geziyoruz. Yine Karaburun’da Mandalina Festivali’nde birincilik elde etmiştik. Yaptığımız özel tatlı sayesinde birinci olduk ve ödülümüzü tamamen eğitim destekleri için kullandık. Aynı şekilde satış stantlarında elde ettiğimiz geliri de yine yardım olarak ihtiyaçlı öğrencilere sunduk. 3 senedir yaz kış Karaburun’dayım. Benim gibi çalışan, gönlünü veren insanlarla olmaktan çok mutluyum. Bugüne dek ilkokuldan başlayıp üniversite diploması alınca yanımıza gelen binlerce çok sayıda öğrencimiz var. 40 yılda o kadar çok insana ulaşmışız ki… Bugün en basitinden bir hastaneye gittiğimizde bile, “Müge Teyze, Adnan Amca diye yanımıza koşan, lisedeyken sizden kitap defter almıştım” diyen o kadar çok genç var ki… Sadece müşterimiz olan öğrenciler değil, her yıl eğitim yardımı yaptığımız en az 15-20 öğrencimiz oluyordu.

‘İMECE USULÜ’

 Bunca yardımı yaparken, nasıl gelir elde ediyorsunuz? Maddi olarak zorlanıyor musunuz?

Biz hep cebimizden harcıyoruz. Biz gönüllüyüz. Hiçbirimizin maddi yönden bir sıkıntısı yok. Şu anda hiçbir bağışımız ya da gelirimiz yok. Sadece festivallerde açtığımız stantlar vasıtası ile elde ettiğimiz gelirler sayesinde, imece usulüyle kendi cebimizden harcama yaparak öğrencilere ulaşıyoruz.

Resmi kurumlarla işbirliği içine girmeyi düşünüyor musunuz?

 Dernek olduktan sonra protokol imzalamamız gerekiyor. Kaymakamlık ile belediyeler ile, üniversiteler ile işbirliği yapabiliriz. Bu sayede Mordoğan’ın yanı sıra, Urla, Seferihisar, Çeşme gibi Yarımada’daki diğer bölgelerde bulunan öğrencilere de ulaşabileceğiz. Resmi bir kimliğimiz olmadığından şu anda bunu yapamıyoruz. O yüzden derneğe döndüğümüzde ve resmi bir kimliğe kavuştuğumuzda amaçlarımızı daha kolay gerçekleştirebileceğiz. Bu sayede bağış da alabileceğiz. Ve daha fazla öğrenciye ulaşabileceğiz. Burslu öğrencilerimiz olduğunda tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceğiz. Şu anda yaptığımız yardımlar ister istemez sadece kıyafet ya da kırtasiye malzemesiyle sınırlı kalıyor. Gelirimiz arttığında burslu öğrencilerimizi üniversiteye kadar götürebileceğiz.

Yardım konusunda neden özellikle eğitim alanına ağırlık veriyorsunuz?

Maddi yardımlar, gıda yardımları ve diğer sosyal yardımlar çok basit konular. Bunları biz zaten yapıyoruz. Ama eğitim bambaşka bir konu. Çocuklar bizim geleceğimiz değil mi? Eğitim çok önemli. Eğitim konusu aslında ülkemizin çok büyük bir eksiğidir. Eğitimsiz aileler olduğu gibi eğitmeyen aileler de çok. Biz aileleri de eğitmek için dernek çatımız altında farklı çalışmalar da yürüteceğiz. Mesela uzman eğitimcileri davet edip velilere konferanslar, özel dersler, okuma yazma gibi kurslar vereceğiz. Bu yüzden dernek kimliğimizin olması bizim için çok önemli. Biz her konuda duyarlıyız. Duyarsız olduğumuz bir konu yok. Dokunmak istediğimiz insan çok. Kimseyi birbirinden ayırmadan, farlılık gözetmeden yardımda bulunuyoruz. Belki dernekleştikten sonra Türkiye çapında ve uluslararası çapta da önemli faaliyetlerin altına imza atacağız. Yurt içi ve yurt dışında da yardımlarımız olacak. Mesela doğuda bir okulun eksiği mi var, biz bunlara da dokunacağız. Yani yardımda, iyilikte sınır tanımayacağız.

Gelecekteki hedefleriniz nelerdir?

Bizim faaliyetlerimiz gönülle yapılan bir şey olduğundan herkesin katkı koymasını bekliyoruz. Bu ülkede üç tane vidanla ve sevgiyle yapılacak meslek vardır. Bunlar, öğretmenlik, tıp hekimliği ve hukuk. Vicdanla, istekle yapılan mesleklerdir. Aynı şekilde biz de hiçbir çıkar gözetmeksizin çalışıyoruz. Hepimiz emekli bireyleriz. Az çok bir gelirimiz var. Neden birilerine iyilik yapmayalım, neden paylaşmayalım? Hiç yazlığımızda oturup keyif yapmadık. 8 aydır birçok önemli çalışmanın altına imza attık. Yeri geldi, plajlarda, sokaklarda çöp de topladık. Bunlar aslında hep birer farkındalık çalışmasıdır. Yeri geliyor hayvan barınaklarında sokak hayvanlarına yardımda bulunuyoruz. Elimizden geldiğince yaşadığımız yerin güzelleşmesi için çalışıyoruz. Her yere dokunmak istiyoruz. Biz değişimi Mordoğan’dan başlatmak istiyoruz.

Erman Şentürk/Özel Haber

iran-siraz

İran’da şiir ve güllerin buluştuğu şehir: Şiraz

cesmeye-iki-mujde-birden

‘Çeşme’ye iki müjde birden’