Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki kişilerin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden yürütülen soruşturmada, gözaltına alınan 27 şüpheliden 19'u tutuklandı. Yaklaşık 17 yıl sonra yeniden açılan dosya kapsamında şüphelilerin emniyet ve savcılık ifadeleri kamuoyuna yansıdı.

KAZA KIRIM EKİBİYLE İLGİLİ İDDİALAR

Soruşturma dosyasına göre, resmi olarak Sivil Kaza Kırım ekibinde görevli olmadığı belirtilen Kenan Köksal'ın ekiple birlikte enkaz bölgesine gittiği ve helikopterden bazı parçaları söktüğü öne sürüldü. HTS kayıtlarında Köksal'ın, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında sıkıyönetim listesinde Bolu-Düzce Sıkıyönetim Komutanı olarak yer aldığı belirtilen Tuğgeneral İsmail Güneser ile iki kez görüştüğü ve 9 mahrem imamla irtibatının bulunduğu iddia edildi. Köksal ise hakkındaki suçlamaları kabul etmedi.

F-4 PİLOTUYLA İLGİLİ TESPİTLER

Soruşturmada, helikopterin düştüğü sırada bölgede uçuş yaptığı belirtilen F-4 savaş uçağının pilotlarından Ali Armağan'ın da dosyada yer aldığı görüldü. İfadelerde, Armağan'ın 15 Temmuz sonrasında FETÖ üyeliğinden tutuklandığı, 2010 yılından itibaren örgütün gizli haberleşme hatlarını kullandığı ve örgütün sözde TSK imamı Adil Öksüz ile 2012-2014 yılları arasında 152 kez iletişim kurduğunun tespit edildiği belirtildi. Ayrıca Adil Öksüz'ün Sakarya'da kaldığı evde ele geçirilen Fetullah Gülen'e ait bir kitabın iç sayfasında Armağan'ın eşi Şerife Armağan'a ait parmak izine ulaşıldığı kaydedildi.

SONİK PATLAMA İDDİASINA RET

Kaza Kırım Heyeti'nde görev yapan emekli Astsubay Bekir Çerikçi ifadesinde kazanın olumsuz hava koşullarından kaynaklanmış olabileceğini savundu. Çerikçi, "O hava şartlarında 100 uçuş yapılsa en az 99'unda benzer kaza yaşanması olasıdır." dedi.

Helikopteri alçak uçuş sırasında oluşturulan sonik patlamayla düşürdükleri iddia edilen pilotlar Ahmet Turan, Nihat Biçer, Tezcan Kaymaz ve Sedat Kılıçarslan da bunun teknik ve bilimsel açıdan mümkün olmadığını öne sürerek kazanın hava şartlarından kaynaklanmış olabileceğini ifade etti.

ENKAZIN YERİNİN ERKEN BELİRLENDİĞİ İDDİASI

Dönemin Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı belirtilen İsmail Kaya'nın ifadesinde dikkat çeken iddialar yer aldı. Kaya, olay günü Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağının kırıldığı ve Göksun Devlet Hastanesi'ne götürüldüğü yönündeki bilgi notunun, dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen'in talimatıyla gönderildiğini söyledi. Söz konusu bilginin arama kurtarma çalışmalarının farklı bölgelere yönelmesine neden olduğunu öne sürdü.

Kaya ayrıca, aynı şubede görev yapan İlyas Uçar'ın baz istasyonu sinyal verilerini inceleyerek kazadan kısa süre sonra enkazın bulunduğu bölgeyi yaklaşık 1,5 kilometrelik bir alan içinde doğru şekilde belirlediğini iddia etti. Buna rağmen enkaza üç gün sonra ulaşıldığını belirten Kaya, Uçar'ın duruma tepki göstererek, "Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar." dediğini aktardı.

Pazar günü planı olanlar dikkat! 19 Temmuz'da Manisa'da elektrikler kesilecek! GDZ Elektrik duyurdu: İşte kesinti saati
Pazar günü planı olanlar dikkat! 19 Temmuz'da Manisa'da elektrikler kesilecek! GDZ Elektrik duyurdu: İşte kesinti saati
İçeriği Görüntüle

KAYIP CİHAZLARLA İLGİLİ İFADELER

Kaza Kırım ekibinde görev alan Kerem Mumcuoğlu ise ilk incelemelerde bazı cihazların enkazda bulunduğunu, ancak daha sonra kaybolduğunu fark ettiklerini söyledi. Mumcuoğlu, "Kayıp olan cihazı rapora yazdırmak istemiştim ancak Feridun Seren, Cumhuriyet Savcılığına bilgi verildiğini beyan ederek bize 'Raporda yazmamıza gerek yok' demişti." ifadelerini kullandı.

AYNI İSİM ISPARTA UÇAK KAZASINDA DA GÖREV ALMIŞ

Soruşturma dosyasında, Kaza Kırım Heyeti Başkanı Feridun Seren'in, 30 Kasım 2007'de Isparta'da düşen ve 57 kişinin yaşamını yitirdiği Atlasjet kazasında da heyetin başında yer aldığı bilgisine yer verildi. Sahte tutanak düzenlemekle suçlanan Seren ise hakkındaki iddiaları reddetti.

Kaza Kırım ekibinde bulunan Mehmet Sevdim de ilk ve ikinci gün çekilen fotoğrafları karşılaştırdıklarında enkazdaki bir cihazın yerinde olmadığını fark ettiklerini ifade etti. Soruşturma kapsamında ayrıca Sevdim'in, FETÖ'nün emniyetteki mahrem yapılanmasında faaliyet gösterdiği öne sürülen Hakan Aydoğan, Hüseyin Taşdoğan ve Ekrem Can ile irtibatlı olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturma kapsamında ifade veren diğer şüphelilerin de emniyet ve savcılık aşamalarında haklarındaki suçlamaları kabul etmedikleri belirtildi.

Kaynak: HABER MERKEZİ