Hatice KÖYLÜ-EGETELGRAF/ Muz, hasat edildikten sonra da olgunlaşmaya devam eden meyveler arasında yer alıyor. Bu süreçte salgıladığı etilen gazı, doğal bir bitki hormonu görevi görerek hem kendi olgunlaşmasını hem de çevresindeki meyvelerin olgunlaşma hızını artırıyor. Özellikle kapalı ortamlarda veya meyve sepetlerinde bir arada saklanan ürünlerde bu etki daha belirgin hale geliyor.

Vantilatörü böyle temizleyenler büyük hata yapıyor! Kimsenin dikkat etmediği o ayrıntı: Temizlikte bu adımları atlamayın
Vantilatörü böyle temizleyenler büyük hata yapıyor! Kimsenin dikkat etmediği o ayrıntı: Temizlikte bu adımları atlamayın
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre bu nedenle muzun diğer meyvelerle uzun süre aynı sepette tutulması, bazı ürünlerin beklenenden daha kısa sürede yumuşamasına, renk değiştirmesine ve tüketilemeyecek duruma gelmesine yol açabiliyor.

AVOKADO EN HIZLI ETKİLENEN MEYVELERDEN BİRİ

Etilen gazına karşı en hassas meyvelerden biri avokado olarak gösteriliyor. Olgunlaşmış bir avokadonun muzla aynı ortamda bekletilmesi, kısa sürede aşırı yumuşamasına ve iç kısmında kararma oluşmasına neden olabiliyor. Bunun tek istisnası ise henüz sert olan avokadolar. Eğer avokadonun daha kısa sürede olgunlaşması isteniyorsa, muzla birlikte kâğıt torbada bekletilmesi doğal bir yöntem olarak kullanılabiliyor. Ancak tüketime hazır hale gelen avokadoların muzdan uzak tutulması tavsiye ediliyor.

ÇİLEK, AHUDUDU VE YABAN MERSİNİ DE RİSK ALTINDA

Uzmanlar, çilek, ahududu ve yaban mersini gibi narin yapılı meyvelerin de etilen gazından hızla etkilendiğini belirtiyor. Bu meyveler muzla aynı ortamda saklandığında daha çabuk yumuşuyor, su salmaya başlıyor ve raf ömürleri önemli ölçüde azalıyor. Elma ve armut gibi meyveler de muzun etkisiyle normalden daha hızlı olgunlaşabiliyor. Bu durum özellikle toplu alışveriş yapan kişiler için gıda israfına neden olabiliyor.

MEYVELERİ AYRI GRUPLAR HALİNDE SAKLAMAK ÖNEMLİ

Mutfakta meyveleri gelişigüzel aynı sepete koymak yerine, etilen gazı üreten ve bu gaza duyarlı ürünleri ayrı gruplar halinde muhafaza etmek öneriliyor.

Muz, elma ve armut gibi yüksek miktarda etilen gazı üreten meyvelerin; çilek, üzüm, kiraz ve yaban mersini gibi hassas ürünlerden ayrı tutulması, tazelik sürelerinin uzamasına yardımcı olabiliyor.

MUZU DAHA UZUN SÜRE TAZE TUTMANIN PRATİK YOLLARI

Uzmanlar, muzun daha yavaş olgunlaşması için bazı basit yöntemlerin uygulanabileceğini belirtiyor. Bunlardan biri muzların sap kısmını streç film veya alüminyum folyo ile sarmak. Bu yöntem, etilen gazının yayılmasını yavaşlatarak muzun olgunlaşma sürecini geciktirebiliyor.

Ayrıca muzların ezilmeyecek şekilde askıda saklanması da hem hava dolaşımını artırıyor hem de meyvenin yüzeyinde oluşabilecek baskı kaynaklı kararmaların önüne geçebiliyor.

BUZDOLABINA KOYARKEN DİKKAT EDİN

Muzun buzdolabında saklanması konusunda da dikkatli olunması gerekiyor. Henüz yeşil veya tam olgunlaşmamış muzların buzdolabına konulması, olgunlaşma sürecini olumsuz etkileyebiliyor.

Buna karşılık tamamen sararmış ve tüketim olgunluğuna ulaşmış muzlar buzdolabına alındığında iç kısmı daha uzun süre tazeliğini koruyabiliyor. Kabukta kararma görülse bile meyvenin iç yapısı çoğu zaman tüketilebilir durumda kalıyor.

DOĞRU SAKLAMA GIDA İSRAFINI AZALTIYOR

Uzmanlar, doğru saklama yöntemlerinin yalnızca meyvelerin ömrünü uzatmakla kalmadığını, aynı zamanda evlerde oluşan gıda israfını da önemli ölçüde azalttığını vurguluyor. Meyvelerin özelliklerine uygun şekilde muhafaza edilmesi sayesinde hem ürünlerin tazeliği korunuyor hem de gereksiz ekonomik kayıpların önüne geçilebiliyor. Özellikle yaz aylarında sıcak havanın da etkisiyle hızlanan olgunlaşma süreci göz önünde bulundurulduğunda, meyvelerin uygun koşullarda saklanması daha da büyük önem taşıyor.

Muhabir: Hatice KÖYLÜ