AHMET BUĞRA TOKMAKOĞLU- EGE TELGRAF/ Karaburun’a gelenlerin büyük bölümü rotasını doğrudan denize çeviriyor. İskele’de yürüyüş yapılıyor, koyların yolu tutuluyor, yarımadanın içindeki küçük köylerse çoğu zaman fark edilmeden geçilip gidiliyor. Hasseki, tam da bu yolların gerisinde sessizce bekleyen yerleşimlerden biri. Gösterişli işletmelerin, kalabalık çarşıların ve uzun araç kuyruklarının bulunmadığı köyde ziyaretçileri bambaşka bir Karaburun karşılıyor. Taş duvarların arasından esen rüzgâr, uzaktan görünen deniz ve birkaç adım sonra sona eren sakin sokaklar, burada zamanın farklı aktığı hissini uyandırıyor.
KARABURUN’UN KIYISINDA UNUTULAN KÖY
Hasseki, Karaburun ilçe merkezinin kuzeybatısında yer alıyor. Merkeze yaklaşık 12 kilometre uzaklıktaki köye doğrudan bağlanan yol, yarımadanın engebeli coğrafyasının içinden ilerliyor. Yol boyunca makilik alanlar, zeytin ağaçları ve denize doğru açılan manzaralar görülüyor. Sahile ulaşmak için acele edenler köyü kısa sürede geride bıraksa da rotasını Hasseki’ye çevirenleri kalabalıktan tamamen uzak bir atmosfer bekliyor.
ESKİ ADI HİSARSEKİ’YDİ
Karaburun Belediyesinin aktardığı bilgilere göre Hasseki, yarımadanın bilinen en eski köylerinden biri. Yerleşimin geçmişte “Hisarseki” adıyla anıldığı biliniyor. Köyün bugünkü adı zaman içerisinde değişmiş olsa da eski adı, bölgenin tarihsel kayıtlarında yaşamaya devam ediyor. Hasseki sokaklarında yürürken görülen geleneksel yerleşim dokusu da buranın yeni kurulmuş bir sahil mahallesi olmadığını hemen hissettiriyor.
AYNI SOKAKLARDA İKİ FARKLI KÜLTÜR YAŞADI
Hasseki, geçmişte Türk ve Rum nüfusun birlikte yaşadığı Karaburun köylerinden biriydi. Yarımadanın başka yerleşimlerinde olduğu gibi burada da nüfus hareketleri, ekonomik değişimler ve mübadele dönemi köy yaşamını etkiledi. Bugün geçmişteki gündelik hayatı bütün ayrıntılarıyla görmek mümkün olmasa da yerleşimin hafızası sokaklarda yaşamayı sürdürüyor. Eski taşlar, bahçe duvarları ve denize bakan evler, köyün farklı kültürlerin ortak yaşamına tanıklık ettiği dönemleri hatırlatıyor.
KIYIYA YAKIN NOKTADA BİZANS YAZITI BULUNDU
Hasseki’yi yalnızca sakin bir köy olmaktan çıkaran en dikkat çekici bilgilerden biri, yakın çevresindeki tarihsel bulgularla ilgili. Karaburun Yarımadası’nın tarihsel coğrafyasını ele alan araştırmalarda, köyün kuzeybatısında ve denize yakın bir noktada çok sayıda kalıntı ile Bizans dönemine ait bir yazıtın bulunduğu aktarılıyor. Köy merkezinde doğrudan büyük bir antik yapı tespit edilmiş değil. Buna rağmen kıyıya yakın alanda kayda geçirilen bulgular, Hasseki çevresinin yüzyıllar önce de kullanılan bir yaşam ve geçiş sahası olabileceğini düşündürüyor.
DAĞLARIN DENİZE İNDİĞİ COĞRAFYADA KURULDU
Karaburun Yarımadası, dağların denize dik biçimde indiği engebeli yapısıyla tanınıyor. Hasseki de yarımadanın bu sert fakat etkileyici coğrafyası içerisinde, yaklaşık 160 metre rakımda bulunuyor. Köyden çevreye bakıldığında yeşil dokuyla Ege Denizi’nin aynı manzarada buluştuğu görülüyor. Özellikle günün erken saatlerinde ve güneş batmaya yaklaşırken köyün çevresi fotoğraf tutkunları için etkileyici görüntüler sunuyor.
KIYISINDA ESKİ BİR GEÇİM GELENEĞİ SÜRÜYOR
Hasseki’de geçmişte koyun yetiştiriciliğinin daha yaygın olduğu, bugünse bu uğraşın sınırlı sayıda hanede devam ettiği belirtiliyor. Tarım ve hayvancılık, yarımadanın diğer köylerinde olduğu gibi Hasseki’nin de gündelik yaşamını uzun yıllar boyunca şekillendirdi. Köyün denize uzanan kıyı bölümünde ise dalyan balıkçılığı yapılıyor. Balığın geçiş yolları üzerine kurulan sabit düzeneklere dayanan bu geleneksel yöntem, Hasseki’nin yalnızca karaya değil denize de bağlı bir yaşam kültürüne sahip olduğunu gösteriyor.

KIŞIN BAŞKA, BAHARDA BAMBAŞKA GÖRÜNÜYOR
Karaburun’un Akdeniz iklimi, Hasseki’nin çevresindeki bitki örtüsünü de belirliyor. Yazın kuruyan topraklar ve sararan tepeler, kış yağmurlarıyla yeniden yeşile dönüyor. İlkbaharda yarımadanın yabani çiçekleri ve makilik alanları köy yolunun görünümünü değiştiriyor. Yaz aylarında gidilecekse öğle sıcaklığından kaçınmak, ziyareti sabahın erken saatlerine ya da gün batımına yakın bir zamana bırakmak daha rahat bir gezi sağlıyor.
BURAYA SESSİZLİK İÇİN GELİNİYOR
Hasseki’de büyük turistik tesisler, kalabalık restoran sıraları ya da hareketli eğlence alanları bulunmuyor. Köyün en güçlü tarafı da tam olarak bu sadelikten geliyor. Buraya gelenler kısa bir köy yürüyüşü yapabilir, çevredeki manzaraları izleyebilir ve Karaburun’un turizmle henüz bütünüyle değişmemiş yüzünü görebilir. Ancak Hasseki’nin yaşayan bir yerleşim olduğu unutulmamalı; evlerin, bahçelerin ve tarım alanlarının özel mülk sınırlarına saygı gösterilmeli.
HASSEKİ’YE NASIL GİDİLİR?
Hasseki’ye özel araçla ulaşmak isteyenler Karaburun ilçe merkezinden köy yönüne ayrılan yolu takip edebilir. Yaklaşık 12 kilometrelik güzergâh, yol ve hava şartlarına bağlı olarak kısa sürede tamamlanabiliyor. İzmir merkezden geleceklerin önce Urla ve Karaburun güzergâhını izlemesi gerekiyor. Toplu taşıma olanakları ve köy bağlantılı seferler değişebileceği için yola çıkmadan önce ESHOT’un güncel hareket saatlerinin kontrol edilmesi öneriliyor.
GÖSTERİŞSİZ AMA HAFIZASI ÇOK GÜÇLÜ
Hasseki, ziyaretçilerine hazırlanmış turistik bir dekor sunmuyor. Onun yerine yarımadanın eski yerleşim düzenini, giderek azalan kırsal yaşamını ve denizle kurduğu sessiz bağı gösteriyor. Karaburun’un koylarını daha önce defalarca gören ancak bölgenin gerçek köy hayatına hiç yaklaşmayanlar için Hasseki farklı bir durak olabilir. Çünkü bazen bir yeri özel yapan, herkesin oraya gitmesi değil; yıllardır göz önünde durduğu hâlde hâlâ keşfedilmemiş kalabilmesidir.



