TBMM’de gerçekleştirilen grup toplantısında konuşan Özgür Özel, “Bugün 13.30’da bu kürsüde kim olacak? Günlerdir bu tartışıldı. Biz sandığa inanırız, seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Buradaki bu duruş ve hep birlikte sürdürdüğümüz yürüyüş bu çok anlamlı. Bir zafer değildir bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Bencil bir duyguyla değil bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum” dedi.
"GÜNLERCE DÜŞÜNDÜM"
Özel, “Bugün 9 haziran kardeşim, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’in seneyi devriyesindeyiz. Tarihin en unutulmaz, herkesin gördüğüne şaşırdığı bir tek Ferdi’yi bilenlerin şaşırmadığı bir törenle kardeşimizi uğurladık. Bugünde birinci senesi. Orada olmak hepimize düşerdi. Herkes orada olur dedik. Olmayacak bir şey oldu. Sonra da araya girip yapmasanız diyenlere ‘Özgür bey Manisa’ya gideceğim dedi biz yapalım dedik’ lafını duyduk. Grup toplantısını yapmak için bir fırsat görüldü. Günlerce düşündüm. Aklına güvendiğim herkese danıştım. Gidelim gelsinler. Kim gelecek? O sabah partiye 7'de kim geldiyse onlar gelecekti biraz önce Dikmen kapıda onları gördük zaten. Son dört kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, yöneticileri olmayacak, son üçünde geçerli oyların hepsini alan genel başkan olmayacak" ifadelerini kullandı.
"BURADA KALDIM"
"Kimin geleceğini, nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelli ettiği yerdir. Millet bir karar ver o karar burada tecelli eder. Burası seçilmişlerin yeridir. Eğer bir seçilmiş ona verilen görevi, ele verilen bayrağı bir kere bırakmaya koysun...En son Ferdi'nin sesiyle karar verdim. Dedi ki; 'Hep Manisa'ya gitmem gerekir hep burada bir şey çıkar orada olmam lazım. Ağabey biz burayı hallederiz sen orada lazımsın. Ben bugün burada lazımdım ondan burada kaldım"
"DÖRT KOLDAN SALDIRI ALTINDAYIZ"
"Bunun gereği de budur. Burayla ilgili bir inatlaşmanın değil de bir vazifeye üstlenmenin gereği de budur. Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. On ay önce beş parti birden yüzde 5'lik cam tavandaydık. 47 yıl sonra partiyi birinci partiyi yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez geçtik ve o gündür saldırı altındayız. CHP'nin iç işi diyorlar ya bakarsan dışardan CHP'nin iç işi. CHP'nin işi falan değil kim karışır CHP'nin kurultayına. Öyle bir noktadayız ki o günün delegasyonuyla kurultay yapılmış. YSK denetiminde tüm süreçler bitmiş dönüp son dört kongreyi yoksay YSK'ya göre yok değil. Hiçbir yere göre yok değil ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir istinaf mahkemesi olmayacak bir karar alsın ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun sonucunun kesinleşemeyeceği bir asliye mahkemesi ikna edenin her şeyi yapabileceği acayip sistemin içine düşürdüler Türkiye'yi. Öyle kötü bir akıl var ki onu görmeden olmaz. Yenilmiyorduk, yendiler. Kaybetmiyorduk, kaybettik. İstanbul'u aldılar. İlk seçimde iktidarı alırlar biz bu iktidarı veremeyiz veremeyecek durumdayız. Bütün mesele bu. Gençlik, kadın kolları, ana kademe yok bir önemi. Öyle kararları alabilen ve bunu talimatla yapabilen birisine yargı kollarını kurdurdular. Bugün için hesabını veremediği defalarca Murat Kurum'a söylediğim, Murat Kurum tek tek biliyor o tapuları. Onu söylediğimiz gün Muhittin Böcek yakında konuşacak Özgür Özel'e Manisa'da para verdiği ortaya çıkacak. Özgür Özel o gün Ankara'da çıktı ortaya. Bunu ispatlayamazsanız alçaksınız dedim ispatlayamadılar. Sonra ne yaptılar? Böyle birisine en son ifadesinde kimse görmezken Ferdi Zeyrek'e verdim parayı diye ifade verdirttiler. Nasılsa ölmüştür diyerek bu yalanı tutarız diye hesap yaptılar. Bu kadar kötüleşebilen birilerinden bahsediyorum"
"ERDOĞAN'I RAKİPSİZLEŞTİRME ÇABASI"
"TGRT, A Haber bu yalanları atarken şimdi ben de yalan attım diyenler Ekrem başkanın evine desteğe koşanlar, cumhurbaşkanlığı adaylık ön seçiminde poz verenler şimdi kendilerine bir şey vaat edilince Ekrem başkana hırsız demeye başladılar. Belediye başkanı diyor 'bana geldiler para dağıttım de kurultay iptal olsun seni serbest bırakacağız' diyor. Buralara geldik. Mesele CHP'nin olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, tüm güçlü kaslarıyla ortadan kaldırmaya çalışan ve Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir şey değil. Bizim partide parti içi bir mesele olacak burada gidecek ele güne karşı meclisin giriş kapısı önünde o cılız, güçsüz, gücünü haklılığından alan bedenini oradan buradan toplanmış güruhun önüne koyacak. Biz parti içi meseleyi değil Türkiye demokrasisini ülkenin iktidarının sandıkla değiştirilmesine bedenlerini koyuyor insanlar"
"O BİNADA KİMLER VAR?"
"Hem Ferdi'min ölüm yıldönümünde o kararı alanlara, uyanlara hem de genel merkezde o kara günü yaşatanlara hem de meclisin çatısı altında bugün cürret edilen bu meseleye o kötücül akla o AK Parti'nin kara düzenini o kötü planına kim alet olup yol veriyorsa varsa şu kadarcık hakkım, hakkımı helal etmiyorum. Bugün ömrüm boyunca bir tek kötü söz söylemedim, söyletmedim. Şu meclis genel kurulunda neler geldi başıma...Yine de asla ve asla partinin geçmişine saygımdan ağzımı açmıyorum, susuyorum. Ama gerçekten bu yaşatılanlar kendi meselemin ötesinde genel başkan olarak yaşatılanları gördükçe ne diyeceğimi şaşırıyorum. O binada kimler var? O binada bugün Kemal beye Çubuk'ta organize linç girişimi yaşatılırken ölümü göze alarak onu koruyarak yanında duran Murat Emir yok orada. 1980 öncesi 7 TİP'li genci öldüren Haluk Kırcı'nın ekibi 12.kattan selam veriyorlar. Kemal bey Şavşat'ta saldırıya uğradığında kirpinin içinde onunla birlikte suikaste uğrayan Seyit Torun orada yok. Çünkü Kemal beye oradan ateş atılırken kirpinin içine girerken Seyit Torun'u o binadan iki kolundan tutup attılar"
"PARALEL CHP ANLAYIŞI"
"Bir paralel CHP anlayışı varmış. Meclisi paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. Biz genel merkezden meclise yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. CHP'nin bir binadan ibaret olmadığını ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu söyledik. Sadece ve sadece milletin azim ve kararlılığına inanacağız. Tarihi bir eşikteyiz. Butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cürret edilen meseleden sonra bir aklıselim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var iki bin tane kurultay istemeyen seçilmiş yönetsin diyemeyeni bulamazsanız. O bin tane ile bayramlaşma, grup toplantısı yapalım. O bin taneden CHP kimliği çıkmaz. Bin tane bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne kurultay ne bayramlaşma hiçbir şey yapamazsınız. Herkesin nasıl bir eşikte olduğumuzu görmemiz lazım. Tüm muhalefet partileri derhal kurultay yapılmalı diyor. CHP'yi kayırmak için değil kendilerinin de tabii olduğu sistem ortadan kalkarsa demokrasi ortadan kalkacağı için söylüyorlar bunu. Aklı selim herkes ne yapıyoruz biz diyor ve CHP kurultay yapmalı diyor. Bunun için diyalog olsa vallahi hiç uzak durmadık"
"26 TEMMUZ TARİHİNİ GEÇİRMEDEN"
"Kurultay yapılamaz iddiaları...Türkiye'nin en önemli kamu hukukçuları aynı metinde birleşiyor. Diyorlar ki bu yırtığı hızla dikmezsek kamu düzeni ortadan kalkacak diyorlar. Kurultayın yapılmaması mümkün değil diyorlar. Hocalardan konsey kuralım, tartışalım dedik reddettiler. Konuşup yapamayız dediler. Bu yaşananlarla birlikte tedbir var kurultay yapamayız diyenlerin kurultay sürecini başlatacağız açıklamasını duyduk. Burada tarihi fırsat şuradadır; madem kurultay yapacağınıza ikna oldunuz, ilçe seçimleri tamammış ve bir tek kurultayı ortadan kaldırmış istinafın kararı o kurultayı yapmalısınız. Bir kaç ay sonraya söyleyelim bir yıla yayalım AK Parti bizi nerede sıkıştırırsa o seçime o şekilde yakalanalım. Burada yapılacak iş 111 milletvekilinin imzayla çağrıda bulunduğu 26 Temmuz tarihini geçirmeden kurultay yapmaktır. Aksi halde parti 6 yıldır kurultay yapmamış pozisyonda kalmaktadır ve seçime girmesi tehlikeye girmektedir"
"YENİ SİYASETİN ÖNÜNÜ AÇIYORUZ"
"Kurultay kararının 26 Temmuz'u geçirmeden verilecek olması tarihi bir şahlanış ve kimsenin bir daha geri döndüremeyeceği bir adımdır. Bunun heba edilmemesi son derece önemlidir. 255 miting yaptım. Hep savunduğum şey; çık sokağa, milletin derdiyle dertlen. Sessiz çoğunluk senin söylediğine hak verince her şey nasıl değişecek. Bu ülkeye bu kötülüğü yapmamak lazım. Bugünkü durum için. Dün defalarca kez söyledik. Ben grubu yapmayayım gideyim Ferdi'ye...Millet gelip meseleye el koyana kadar normalde Dikmen'de Mamak'ta bu grubu televizyondan izlemek varken pijamasının üstüne paltoyu çekip buraya gelen o amcam...Ne önerdiysek reddedildik. Bu dünya Sultan Süleyman'a kalmadı derler ya bu parti hiçbirimize kalmayacak ama doğruyu yaparsak emanet edildiği gençlerin yarınlarının umudu olacak. Türkiye'de yeni bir siyasetin önünü açıyoruz"




