Nihat AK/EGE TELGRAF- Ege Telgraf’a konuşan İzmir Balıkçı İş Adamları Derneği Başkanı Mehmet Şahin Çakan, yeni sezondaki bolluğun tezgâh fiyatlarını aşağı çekerken balıkçıya kazanç, ihracata döviz sağlayacağını söyledi. Sezon şampiyonunun palamut olmasını bekleyen Çakan, vatandaşın ucuz proteine daha kolay ulaşacağını belirtirken, sektörün geleceği için asıl tehdidin avcılık değil deniz kirliliği olduğunu vurguladı.

SEZONUN ŞAMPİYONU

Çakan, “Bu sene denizlerin padişahı palamut olacak. Yağmurların artması ve deniz suyunun serinlemesiyle palamut çok güçlü havyar tuttu. Ortalama bir palamut 1,5 milyon civarında yavru bırakıyor; bu yavruların yüzde 70-80’inin denizde tuttuğunu görüyoruz. Küçük teknelerin avlarında da balık hareketliliği açıkça görülüyor. Denizdeki işaretler bize çok güçlü bir palamut akını gösteriyor. İnşallah halkımız bu yıl bol, ucuz ve kaliteli palamut yiyecek. Bu tablo sezonun çok bereketli geçeceğine olan inancımızı artırıyor” dedi.

‘FİYATI AŞAĞI ÇEKECEK’

Çakan, yeni sezonda özellikle palamutun yanı sıra Ege’nin temel türleri olan sardalya, hamsi, kolyoz ve istavritte yüksek av beklendiğini belirterek, bunun doğrudan tezgâh fiyatlarına yansıyacağını söyledi. Çakan, “Palamudun ortalama ağırlığı 1 kilo ile 1 kilo 250 gram arasında olacak. Biz bu sezon palamudun 50-60 liradan yenebileceğini düşünüyoruz; hatta avın çok güçlü gelmesi halinde daha düşük fiyatlar da görülebilir. Sardalye ve hamside de fiyatların aşağıda kalmasını bekliyoruz. Burada belirleyici olan av miktarıdır. Balık çok geldiğinde piyasada sürüm artar, fiyat geriler. Van’dan Tekirdağ’a kadar vatandaşın bu ürüne ulaşabileceği bir sezon bekliyoruz” diye konuştu.

Emekliye 105 bin TL'ye kadar promosyon! Taahhüdü devam edenler ne yapacak? Kredi kartı ve KMH detayı
Emekliye 105 bin TL'ye kadar promosyon! Taahhüdü devam edenler ne yapacak? Kredi kartı ve KMH detayı
İçeriği Görüntüle

SOFRANIN GERÇEK PROTEİNİ

Balığın doğal yapısı ve besleyici değeriyle insan beslenmesinde vazgeçilmez bir yere sahip olduğunu belirten Başkan Çakan, “Balık zenginin de dar gelirlinin de sofrasına girebilecek gerçek bir protein kaynağıdır. Özellikle geçim sıkıntısı yaşayan vatandaş için uygun fiyatlı balık çok kıymetlidir. Dört buçuk aylık av yasağının kalkmasıyla insanlar özlediği taze deniz balığına yeniden kolay ulaşacak. Balıkçı tekneleri denize çıkıp avlanan ürün tezgâhlara inmeye başladığında piyasadaki başka bir tartışma da geri plana düşecek. Bugün herkes tavuğun fiyatını, kırmızı etin fiyatını konuşuyor. Balık bolluğu başlayınca vatandaşın önüne üçüncü ve çok güçlü bir seçenek gelecek. Ben bunu fiyat açısından söylüyorum, tüketim açısından söylüyorum. Balık sofraya bol ve uygun fiyatla geldiğinde et ve tavuk üzerindeki baskı da azalır. Doğal, sağlıklı, denizden çıkan bir besin kaynağına sahip çıkmamız gerekiyor. Balıktan başka bu kadar doğal ne kaldı?” ifadelerini kullandı.

KARADAN KORKUN

Denizlerdeki balık stokları konusunda ciddi bir uyarıda bulunan Başkan Çakan, “İnsanlar balık azalınca hemen avcılığı suçluyor ama mesele sadece avcılık değil. Ben şunu net söylüyorum: Balığı avlamakla denizdeki stok bitmez. Asıl tehlike iklim şartlarının bozulması ve denizlerin kirletilmesidir. İzmir Körfezi gözümüzün önünde, Marmara gözümüzün önünde. Evlerimizde kullandığımız çamaşır suyu, deterjan ve diğer kimyasalların önemli bölümü sonunda denize ulaşıyor. Bu kimyasallar denizin oksijenini azaltıyor; oksijen kalmazsa canlı nasıl yaşayacak? Yurttaş da, sanayici de denizi atık alanı gibi görmemeli. Arıtma tesisleri eksiksiz ve sürekli çalıştırılmalı, hiçbir atık arıtılmadan denize bırakılmamalı. Denizlere boşaltılan kimyasal yükünü azaltmak zorundayız. Yağmur azalır, deniz suyu aşırı ısınır, kirlilik artarsa balık üreme ortamını kaybeder. Onun için ben ‘Denizden korkmayın, karadan korkun’ diyorum. Balıkçılığın geleceğini korumak istiyorsak önce denizi temiz tutacağız” şeklinde konuştu.

GÜÇLÜ FİLO DENİZDE

Balık avı yapan güçlü bir filonun olduğuna vurgu yapan Başkan Çakan, “Türkiye’de ruhsatlı balıkçı teknesi sayısı 18 bin 600 civarında. Bunun yaklaşık bin 500’ü Ege’de faaliyet gösteriyor. Ege’de 20 metrenin üzerindeki yaklaşık 70 tekne endüstriyel avcılık yapıyor. Türkiye genelinde de yaklaşık 550 büyük endüstriyel balıkçı gemisi sezonun açılmasıyla denize çıktı. Bu filo Türkiye’nin balık ihtiyacının karşılanmasında çok önemli bir güç. Balıkçılık sadece tekne sahibinden ibaret değil; tayfası, liman çalışanı, balık hali, nakliyecisi, kasacısı ve perakendecisiyle çok geniş bir ekonomik zincir oluşturuyor. Av sezonunun başlamasıyla İzmir’de, Ege’de ve Türkiye genelinde balıktan ekmek yiyen binlerce insanın işi yeniden hareketlendi” dedi.

‘FİLOYU DESTEK BÜYÜTTÜ’

Türkiye’de balıkçılık filosunun son yıllarda daha güçlü, modern ve teknolojik hale gelmesinde devlet desteklerinin belirleyici olduğunu dile getiren Başkan Çakan, “Bugün teknelerimiz artık sadece geleneksel yöntemlerle çalışan araçlar değil; radarından cihazına, ağından makinesine kadar güçlü ekipmanlarla donatılmış endüstriyel gemiler haline geldi. Bu filonun bu noktaya gelmesinde devletin verdiği finansman desteği çok önemli. Ziraat Bankası üzerinden yüzde 6 gibi düşük faizlerle kredi kullanabiliyoruz. Yeni tekne yatırımlarında faiz oranları sıfıra kadar inebiliyor. Radar, ağ, cihaz ve mazot gibi temel ihtiyaçlarda da desteklerden yararlanıyoruz. Bu imkânlar olmasaydı filonun bugünkü gücüne ulaşması çok daha zor olurdu. Türkiye artık denizlerde yüksek kapasiteyle av yapabilen, teknolojiyi kullanan, güçlü ve rekabetçi bir balıkçılık filosuna sahip. Bu yapının korunması ve desteklerin sürdürülmesi sektörün geleceği açısından büyük önem taşıyor” değerlendirmesinde bulundu.

BALIK EKONOMİSİ BÜYÜYOR

Sektörlerinin her yıl yaklaşık olarak yüzde 15’lik bir büyüme kaydettiğini belirten Başkan Çakan, “Geçen yıl Türkiye’de özellikle hamsi açısından iyi bir av sezonu geçirdik. Ege’de sardalye, hamsi, kolyoz, istavrit, yazılı ve gobene bol miktarda avlandı. Ancak yağışların azlığı ve deniz suyu sıcaklığının yüksek seyretmesi nedeniyle sezonu erken kapatmak zorunda kaldık. Buna rağmen yaklaşık 10 milyon dolarlık hamsi ihracatı gerçekleştirdik; palamut ise ihracatta yoktu. Bu sezon denizdeki görünüm geçen yıldan daha güçlü bir av potansiyeline işaret ediyor. Özellikle palamudun hem iç piyasada hem ihracatta önemli bir talep göreceğini düşünüyoruz. Su ürünleri ihracatımız birkaç yıl önce 1 milyar 980 milyon dolar civarındayken bugün 2 milyar dolar sınırını aşmış durumda ve sektör yıllık yüzde 14-15 civarında büyüyor. Av miktarının artması iç piyasadaki arzı güçlendirirken, ihracata ayrılacak ürünü de artıracaktır. Böylece balıkçılık; avcılığın ötesinde ticaret, lojistik, işleme ve ihracat kanallarıyla Türkiye ekonomisine daha fazla döviz ve katma değer sağlayacaktır” sözleriyle balık ekonomisinin büyüklüğüne vurgu yaptı.

Kaynak: EGE TELGRAF