Pelin PEKEDİS - EGE TELGRAF/ Sabah kahvaltılarının, çay saatlerinin ve uzun sohbetlerin vazgeçilmezi olan poğaça, Türk mutfağının en sevilen hamur işlerinden biri olmayı sürdürüyor. Fırından yeni çıktığında yayılan o mis gibi koku, çoğu insan için çocukluk anılarını bile canlandırıyor. Ancak evde poğaça yaparken birçok kişinin yaşadığı ortak bir sorun var; ilk sıcaklığını kaybeden poğaçaların kısa süre içinde sertleşmesi. Oysa pastaneden alınan poğaçalar saatler geçse bile yumuşacık kalabiliyor. İşte herkesin merak ettiği o sırrın perde arkası sonunda ortaya çıktı.
EN ÖNEMLİ SIRRI HAMURDA GİZLİ
Usta pastacıların yıllardır uyguladığı yöntemin temelinde doğru hamur kıvamı yatıyor. Pek çok kişi poğaça hamurunun ele yapışmaması gerektiğini düşünerek fazla un kullanıyor. Ancak bu hata, poğaçaların taş gibi olmasına neden oluyor. Oysa gerçek pastane poğaçasında hamur, hafif ele yapışan yumuşak bir kıvamda hazırlanıyor. Çünkü yumuşak hamur, pişirme sırasında iç dokunun pamuk gibi kalmasını sağlıyor. Hamurun içinde kullanılan ılık süt, yoğurt ve az miktarda sirke ise poğaçanın uzun süre bayatlamamasına yardımcı oluyor. Özellikle oda sıcaklığındaki malzemelerle hazırlanan hamur çok daha iyi mayalanıyor. İşte birçok kişinin gözden kaçırdığı en önemli detaylardan biri de burada ortaya çıkıyor.
ACELEYE GETİRMEK EN BÜYÜK HATA
Lezzetli bir poğaçanın yolu sabırdan geçiyor. Hamurun yeterince dinlendirilmeden şekillendirilmesi, poğaçaların sert ve kuru olmasına yol açıyor. Bu nedenle uzmanlar mayalı hamurun mutlaka sıcak bir ortamda iki katına çıkana kadar bekletilmesi gerektiğini söylüyor. İyi mayalanmış bir hamur, fırında adeta puf puf kabarıyor ve iç kısmı sünger gibi yumuşak oluyor. Şekil verilen poğaçaların tepsi mayası için yeniden dinlendirilmesi de büyük önem taşıyor. İşte pastane poğaçasıyla ev yapımı poğaça arasındaki en belirgin farklardan biri tam da burada ortaya çıkıyor. Çünkü ikinci mayalanma aşaması atlandığında poğaçalar yeterince hacim kazanmıyor ve kısa sürede sertleşebiliyor.

FIRINDAN ÇIKAN O KOKU
Poğaça yalnızca bir hamur işi değil, aynı zamanda evin sıcaklığını hissettiren özel bir lezzet olarak görülüyor. Fırından çıkan sıcacık poğaçaların arasına beyaz peynir koymak, yanında demli çayla uzun sohbetlere dalmak birçok kişi için küçük ama çok değerli bir mutluluk anlamına geliyor. Üstelik doğru yöntem uygulandığında poğaçalar sadece ilk anda değil, saatler sonra bile aynı yumuşaklığını koruyor. Özellikle üzerlerine yumurta sarısı sürülüp çörek otu serpildiğinde ortaya çıkan görüntü bile iştah açmaya yetiyor.
TAŞ GİBİ POĞAÇALARA VEDA ZAMANI
Evde yapılan poğaçaların sertleşmesinin kader olmadığını öğrenen birçok kişi şimdi bu yöntemi denemek için mutfağa giriyor. Çünkü birkaç küçük püf noktası sayesinde pastane lezzetini evde yakalamak aslında sanıldığından çok daha kolay oluyor. Pamuk gibi dokusu, mis gibi tereyağı kokusu ve ağızda dağılan yapısıyla hazırlanan poğaçalar artık sofraların yıldızı haline geliyor. Çünkü bazı tariflerin sırrı sadece malzemede değil, hamura gösterilen sabır ve özenin içinde saklı oluyor.




