Ege Üniversitesi, sağlık alanındaki bilimsel çalışmalarına bir yenisini ekledi. Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana’nın yürütücülüğünü yaptığı “Artroplasti Sonrası Gelişen Enfeksiyonların Tedavisinde Kullanılmak Üzere İntraartiküler Çapraz Bağlı Nanofiber Formülasyonlarının Geliştirilmesi ve In Vitro/In Vivo Değerlendirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
YERLİ BİR TEKNOLOJİ GELİŞTİRİLİYOR
Proje kapsamında, diz ve kalça protezi olarak bilinen artroplasti ameliyatlarının ardından gelişebilen enfeksiyonlara karşı operasyon sırasında uygulanabilecek ve uzun süreli koruma sağlaması hedeflenen yerli bir teknoloji geliştiriliyor. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana ve ekibini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi.
YAN ETKİLERE KARŞI YENİ BİR YÖNTEM HEDEFLENİYOR
Projenin hedefleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana, ameliyat sonrası hastanede yatış süresini azaltabilecek bir tedavi alternatifi geliştirmek istediklerini belirtti. Karavana, “Artroplasti (diz ve kalça protezi) ameliyatları sonrası gelişen enfeksiyonların tedavisinde kullanılan mevcut yöntemler, hastalar için oldukça zorlu süreçleri beraberinde getiriyor. Damar yoluyla uygulanan geniş spektrumlu antibiyotiklerin karaciğer toksisitesi, şiddetli bulantı ve pıhtılaşma bozuklukları gibi ağır yan etkilere yol açıyor. Projemiz, geleneksel ilaç uygulamalarının düşük biyoyararlanım ve sistemik toksisite gibi kısıtlamalarını aşma ihtiyacından doğdu. Amacımız; ameliyat sırasında doğrudan bölgeye uygulanabilen, tigesiklin yüklü ve çapraz bağlı bir nanofiber ilaç taşıyıcı sistemi geliştirmektir. Bu sayede yüklenen antibiyotiğin sadece enfeksiyon bölgesinde, 7-10 gün boyunca kontrollü salımı sağlanacak. Geliştirilecek olan nanofiber teknolojisi, hasta konforuna katkı sunacak. Mevcut protokollerde günde iki kez olmak üzere bir hafta boyunca uygulanan toplam 14 doz damar içi antibiyotik kullanımı yerine; ameliyat sırasında yerleştirilen tek bir lokal uygulama yeterli olacak. Bu yöntemle bakteri ve biyofilm oluşumunun profilaktik olarak engellenmesi, revizyon ameliyatı riskinin düşürülmesi ve hastaların hastanede yatış sürelerinin kısaltılması hedefleniyor” dedi.
ENFEKİYON AZALTILMASI AMAÇLANIYOR
Proje kapsamında geliştirilecek sistemin tigesiklin içeren çapraz bağlı nanofiber bir ilaç taşıyıcı olması planlanıyor. Uygulamanın ameliyat sırasında doğrudan enfeksiyon bölgesine yapılması ve antibiyotiğin burada 7-10 gün boyunca kontrollü şekilde salınması hedefleniyor. Bu yöntemle mevcut tedavi protokollerinde bir hafta boyunca günde iki kez uygulanan toplam 14 doz damar içi antibiyotik yerine, ameliyat sırasında gerçekleştirilecek tek bir lokal uygulamanın kullanılması amaçlanıyor. Projede ayrıca bakteri ve biyofilm oluşumunun profilaktik olarak engellenmesi, revizyon ameliyatı riskinin azaltılması ve hastaların hastanede yatış sürelerinin kısaltılması hedefleniyor.
PROJENİN AMACI
Prof. Dr. Karavana, dünya genelinde yaşlanan nüfusla birlikte artroplasti ameliyatlarının önümüzdeki yıllarda yüzde 600’ün üzerinde artmasının beklendiğini belirtti. Karavana, “Dünya genelinde yaşlanan nüfusla birlikte artroplasti ameliyatlarında önümüzdeki yıllarda yüzde 600’ün üzerinde artış bekleniyor. Proje kapsamında laboratuvar çalışmalarının ardından sıçanlar üzerinde yapılacak in vivo deneylerle, tigesiklin yüklü nanofiberlerin enfeksiyonu önleme başarısı ve sistemik etkileri detaylı olarak analiz edilecek. Geliştirdiğimiz bu yerli nano-teknolojik çözüm, küresel bir sağlık sorununa tam zamanında sunulan yenilikçi bir yanıttır. Hem hasta yaşam kalitesini artırmayı hem de sağlık ekonomisine katkıda bulunmayı amaçlıyoruz” diye konuştu.
HAYVAN DENEYLERİ YAPILACAK
Projenin ilerleyen aşamalarında laboratuvar çalışmalarının tamamlanmasının ardından sıçanlar üzerinde in vivo deneyler gerçekleştirilecek. Bu deneylerde tigesiklin yüklü nanofiberlerin enfeksiyonu önleme başarısı ile sistemik etkilerinin detaylı şekilde analiz edilmesi planlanıyor. Geliştirilecek yerli nano-teknolojik çözümle protez ameliyatları sonrasında ortaya çıkabilen enfeksiyonların önlenmesine yönelik yeni bir uygulama geliştirilmesi ve bu yöntemin hasta yaşam kalitesi ile sağlık ekonomisine katkı sağlaması hedefleniyor.
PROJEDE YER ALAN İSİMLER
Eczacılık ve Tıp fakültelerinin ortaklığında yürütülen proje, farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiriyor. Projede Farmasötik Teknoloji, Farmasötik Mikrobiyoloji, Enfeksiyon Hastalıkları ile Ortopedi ve Travmatoloji anabilim dallarından uzmanlar görev yapıyor. Prof. Dr. Sinem Yaprak Karavana’nın yürütücülüğündeki ekipte Arş. Gör. Dr. Meliha Güneş, Doç. Dr. Fethiye Ferda Yılmaz, Arş. Gör. Dr. Ayşegül Ateş Değirmenci, Prof. Dr. Anıl Murat Öztürk, Dr. Furkan Çankaya, Doç. Dr. Hüseyin Aytaç Erdem ve Prof. Dr. Meltem Taşbakan yer alıyor.




