Yaşam

Saatlerce kaynatılıyor, sofralara şifa oluyor! Bir kaşığı bile fark yaratıyor: Böyle hazırlayın, kolajenini artırın

Uzun süre kısık ateşte hazırlanan ilikli kemik suyu, kolajen, amino asit ve mineraller içeriğiyle sofralarda öne çıkıyor. İşte doğru hazırlanması ve tüketilmesiyle ilgili bilinmesi gerekenler. Eklem sağlığından sindirim sistemine kadar pek çok alanda destekleyici olduğu belirtilen ilikli kemik suyunun hazırlanışında kullanılan yöntem, elde edilen besin değerini etkileyebiliyor

Abone Ol

Hatice KÖYLÜ-EGETELGRAF/ İlikli kemik suyu, içerdiği kolajen, jelatin, amino asitler ve çeşitli mineraller nedeniyle son yıllarda sağlıklı beslenme açısından sıkça tercih edilen besinler arasında yer alıyor. Uzun süre kısık ateşte pişirilen kemiklerden hazırlanan bu geleneksel gıda, çorbalardan yemeklere kadar birçok tarifte kullanılabiliyor.

İlikli kemik suyunun öne çıkan bileşenleri arasında kolajen, jelatin ve bağ dokusundan gelen bazı amino asitler bulunuyor. Bu bileşenler, vücudun bağ dokusu ve eklem yapısının korunmasında rol oynayan proteinlerin yapı taşlarını sağlıyor. Bu nedenle kemik suyu, dengeli ve yeterli protein içeren bir beslenme düzeninin destekleyici unsurlarından biri olarak değerlendirilebilir. Kemik suyunda bulunan glisin ve glutamin gibi amino asitler, vücudun çeşitli işlevlerinde görev alıyor. Sıvı formda olması nedeniyle tüketilmesi kolay olan kemik suyu, özellikle çorba ve yemeklerin içerisinde de kullanılabiliyor. Ancak herhangi bir besinin tek başına sindirim sistemi hastalıklarını tedavi ettiği düşünülmemeli.

CİLT SAĞLIĞI İÇİN KOLAJEN KAYNAĞI

Kolajen, cildin yapısında bulunan temel proteinlerden biri olarak biliniyor. İlikli kemik suyunda bulunan kolajen ve jelatin türevleri bu açıdan beslenmeye katkı sağlayabiliyor. Bununla birlikte kemik suyu tüketiminin tek başına kırışıklıkları giderdiği veya cildi gençleştirdiği yönündeki iddialara temkinli yaklaşılması gerekiyor.

DOĞRU KEMİK SEÇİMİ ÖNEM TAŞIYOR

Daha yoğun ve jelatinli bir kemik suyu hazırlamak isteyenlerin ilikli dana kemikleri ile eklem bölgelerinden elde edilen kemikleri tercih etmesi öneriliyor. Kemiklerin üzerindeki bağ dokularının bulunması, pişirme sırasında suya daha fazla jelatin geçmesine yardımcı olabiliyor.

UZUN SÜRE KISIK ATEŞTE PİŞİRİLEBİLİR

Geleneksel yöntemde kemikler normal tencerede yaklaşık 12 ila 24 saat boyunca kısık ateşte pişirilebiliyor. Suyun çok yüksek ateşte sürekli fokurdaması yerine hafif şekilde kaynaması tercih ediliyor. Böylece kemik ve bağ dokularının zaman içerisinde çözünmesi sağlanıyor.

DÜDÜKLÜ TENCEREDE DAHA KISA SÜREDE HAZIRLANABİLİYOR

Zamandan tasarruf etmek isteyenler düdüklü tencereden de yararlanabiliyor. Kontrollü basınç altında yaklaşık 3 ila 4 saatlik pişirme ile kemik suyu hazırlanabiliyor. Kullanılan kemiklerin türü ve miktarı, ortaya çıkan ürünün kıvamını ve yoğunluğunu değiştirebiliyor.

SİRKE EKLEMEK NEDEN TERCİH EDİLİYOR?

Bazı tariflerde pişirme suyuna az miktarda elma sirkesi ekleniyor. Sirkenin, kemiklerde bulunan bazı mineral ve bileşenlerin suya geçişini kolaylaştırabileceği düşünülüyor. Ancak fazla sirke kullanılması kemik suyunun tadını belirgin şekilde değiştirebileceği için ölçülü davranılması gerekiyor.

BUZDOLABINDA JÖLE KIVAMINA GELİYOR

Pişirme işlemi tamamlandıktan sonra süzülen kemik suyu buzdolabında bekletildiğinde jöle benzeri bir kıvam alabilir. Bu durum, içerisinde jelatin bulunduğunun göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Kemik suyu yeniden ısıtıldığında ise katılaşan yapı tekrar sıvı hale geliyor.

SADECE İÇİLMEK ZORUNDA DEĞİL

İlikli kemik suyu doğrudan tüketilebildiği gibi yemeklerin içerisinde de kullanılabiliyor. Çorbalara, pilavlara, sebze yemeklerine ve çeşitli tariflere eklenerek hem sıvı hem de lezzet unsuru olarak değerlendirilebiliyor. Bu yöntem, kemik suyunu günlük beslenmeye dahil etmenin pratik yollarından biri olarak öne çıkıyor.

NE KADAR TÜKETİLMELİ?

Kemik suyunun tüketim miktarı kişinin genel beslenme düzenine ve ihtiyaçlarına göre değişebiliyor. Sağlıklı yetişkinler, beslenme düzenleri içerisinde bir bardak kadar kemik suyu tüketebilir. Ancak ürünün hazırlanırken içerisine eklenen tuz ve diğer malzemeler de toplam tüketim açısından dikkate alınmalı.

SABAH VEYA GECE TÜKETMEK ŞART MI?

Kemik suyunun özellikle sabah aç karnına veya gece yatmadan önce tüketildiğinde daha fazla fayda sağladığı yönünde çeşitli iddialar bulunuyor. Ancak kemik suyunun belirli bir saatte tüketilmesinin diğer zamanlara göre kesin olarak üstün olduğunu gösteren güçlü bilimsel kanıt bulunmuyor. Bu nedenle gün içerisinde kişinin beslenme düzenine uygun bir zamanda tüketilebilir. Kemik suyunun tadını değiştirmek isteyenler içerisine limon suyu, karabiber veya zencefil ekleyebilir. Sebze ve baharatlarla birlikte hazırlanması da daha aromatik bir sonuç ortaya çıkarabilir. Böylece kemik suyu tek başına içilmek yerine farklı tariflerin içerisinde de değerlendirilebilir.

SAKLAMA KOŞULLARINA DİKKAT EDİLMELİ

Hazırlanan kemik suyunun kısa sürede tüketilmeyecekse uygun koşullarda saklanması gerekiyor. Soğutulduktan sonra buzdolabında muhafaza edilebilirken, daha uzun süre saklamak isteyenler ürünü porsiyonlara ayırarak dondurabilir. Tüketmeden önce ise saklama süresine ve ürünün görünümüne dikkat edilmesi önem taşıyor. İlikli kemik suyu besleyici özelliklere sahip olsa da tek başına herhangi bir hastalığı tedavi eden veya bütün sağlık sorunlarını önleyen bir gıda olarak değerlendirilmemeli. Sağlıklı yaşam açısından asıl önemli olan; sebze, meyve, kaliteli protein, tam tahıl ve yeterli sıvı tüketimini içeren dengeli bir beslenme düzeni oluşturmak.

DENGELİ BESLENMENİN PARÇASI OLABİLİR

Sonuç olarak ilikli kemik suyu, kolajen ve jelatin başta olmak üzere çeşitli besin bileşenlerini içeren geleneksel bir gıda olarak sofralarda yer alabilir. Doğru kemik seçimi, uygun pişirme yöntemi ve hijyenik saklama koşulları, hazırlanan kemik suyunun kalitesinde önemli rol oynuyor. Düzenli tüketim konusunda ise kişinin özel sağlık ve beslenme ihtiyaçlarının dikkate alınması gerekiyor.