Safra kesesi taşları hakkında bilgi veren Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Op. Dr. Nazlı Yavuzer Türe, hastalığın özellikle 40 yaş üstü bireylerde sık görüldüğünü belirtti.

Türe: "Erken tanı ciddi komplikasyonları önlüyor" dedi.

Açıklamasında: "Safra kesesi taşları genellikle 40 yaş üstü bireylerde görülür ve uzun süre hiçbir şikayete yol açmadan sessizce ilerleyebilir. İlerleyen evrede ise karnın çeşitli bölgelerine, sırta ve omuza vuran yoğun ağrılar meydana gelebilir. Bu ağrılar bazen kalp krizi semptomlarıyla karıştırılabilir. Bu yüzden erken ve doğru tanı büyük önem taşır. Tedavi geciktirilirse enfeksiyon, tıkanma, sarılık ve pankreatit gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir" diye konuştu.

RİSK GRUBU VE NEDENLER

Türe, safra kesesi taşı oluşumunda yaşam tarzının önemli rol oynadığını belirtti.

Özellikle 40 yaş üstü kadınların daha fazla risk altında olduğunu söyleyen Türe: "Fazla kilo ve obezitenin safra kesesi taşı oluşumundaki en önemli nedenlerden biri olduğunu ifade eden Yavuzer, "Safra kesesi taşlarının oluşumunda yaşam tarzı faktörleri belirleyici rol oynar. Özellikle doğurganlık dönemi ve östrojen hormonunun etkisiyle 40 yaş üstü kadınlar daha fazla risk altındadır" dedi.

BESLENMEDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

Safra kesesi taşı olan kişiler için beslenme önerilerini paylaşan Türe: "Safra kesesi taşı olanlar bu kurallara dikkat etmeli" diye konuştu.

Açıklamasında: "Az ve sık beslenin: Günde 5-6 küçük öğün tüketin. Büyük öğünler safra kesesini aşırı uyarabilir. Yavaş yiyin ve iyi çiğneyin: Yemekleri acele etmeden tüketin. Lif alımını artırın: Günlük 25-30 gram lif hedefleyin. Lif, safra akışını düzenler ve taş oluşum riskini azaltır. Yağ tüketimini sınırlayın: Özellikle doymuş yağlardan kaçının. Günlük kalorinin yüzde 20-30’u kadar yağ yeterli olabilir; zeytinyağı gibi sağlıklı yağları tercih edin. Bol su için: Günde en az 2-2.5 litre su tüketimi safra kıvamını inceltmeye yardımcı olur. Kilo kontrolü: Fazla kilodan kurtulun ancak düşük kalorili şok diyetlerden uzak durun" dedi.

TEDAVİ EDİLMEZSE RİSK ARTABİLİR

Türe, tedavi edilmeyen safra kesesi taşlarının ciddi riskler oluşturabileceğini belirtti.

Açıklamasında: "Safra kesesi taşları zamanında müdahale edilmezse kronik tahriş nedeniyle safra kesesi kanseri gelişme ihtimalini artırır. Yapılan çalışmalar, safra kesesi taşı olan ve tedavi edilmeyen kişilerde kanser riskinin sağlıklı bireylere göre yaklaşık 5-7 kat daha fazla olabileceğini göstermektedir. Özellikle 3 cm’den büyük taşlarda bu risk 10 kata kadar çıkabilir. Safra kesesi kanseri, diğer birçok kanser türüne kıyasla daha agresif seyredebildiği için erken önlem almak hayati öneme sahiptir" dedi.

KAPALI AMELİYAT STANDART YÖNTEM

Laparoskopik cerrahinin günümüzde altın standart olduğunu belirten Türe: "Kapalı cerrahi altın standart tedavi yöntemi. Safra kesesi taşları genellikle ağır ve yağlı yemeklerden sonra belirginleşen şiddetli ağrı, şişkinlik, hazımsızlık ve mide rahatsızlıkları ile kendini belli eder. Tanı aşamasında ultrasonografi ile taşın sayısı ve büyüklüğü netleştirilir. Günümüzde bu hastaların büyük ekseriyâ altın standart olarak kabul edilen laparoskopik (kapalı) cerrahi uygulanmaktadır. Safra kesesinin alınması, hastanın günlük yaşam kalitesini olumsuz etkilemez" dedi.

Anne adayları dikkat! Yaz sıcakları gebeliği zorlaştırabilir
Anne adayları dikkat! Yaz sıcakları gebeliği zorlaştırabilir
İçeriği Görüntüle

AMELİYAT SONRASI HIZLI İYİLEŞME

Türe: "Safra kesesinde taş tespit edilen kişilerde gecikmeden ameliyat önerilir. Küçük kesilerden gerçekleştirilen laparoskopik işlem sayesinde ameliyat süresi genellikle 30 dakikanın altında kalır. Hastanede kalış süresi kısalır ve iyileşme süreci hızlanır. Sabah ameliyat olan birçok hasta ertesi gün taburcu olup iş ve sosyal hayatına dönebilir. Bu yöntem, hasta konforunu önemli ölçüde artıran modern bir yaklaşımdır" dedi.

AMELİYAT SONRASI BESLENME SÜRECİ

Ameliyat sonrası dönemde beslenmenin önemine dikkat çeken Türe: "Ameliyat sonrası ilk 2-3 ay beslenmeye dikkat. Ameliyattan sonra safra doğrudan bağırsağa aktığı için ilk 2-3 ay daha dikkatli olunmalıdır. Çoğu hasta zamanla normal beslenmeye döner. İlk günlerde sıvı ve yumuşak gıdalarla başlayın. Yağlı besinleri yavaş yavaş artırın; ishal veya şişkinlik olursa azaltın. Lif alımını kademeli yükseltin. Yumurta, kahve, süt ürünleri gibi potansiyel tetikleyicileri doktor kontrolünde deneyin" diye konuştu.

Kaynak: İHA