Ünlü oyuncu Serhat Mustafa Kılıç'ın İstanbul'daki evinde hayatını kaybetmesi, sevenlerini ve sanat dünyasını derinden sarstı. 51 yaşındaki Kılıç, kız arkadaşı tarafından evinde ölü bulundu. Oyuncunun ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı. Kılıç'ın ani ölümünün ardından çok sayıda ünlü isim sosyal medya hesaplarından taziye ve veda mesajları paylaşırken, oyuncunun meslektaşı ve arkadaşı Gözde Seda Altuner de yaşadığı üzüntüyü dile getirdi.
“İNANMAK İSTEMİYORUM”
Gözde Seda Altuner, Kılıç'ın ardından yaptığı paylaşımda yaşadığı şoku anlattı. Altuner, “Hala inanamıyorum. Elim ayağım buz kesti. Aklım durdu. Senin gibi hayat dolu, senin kadar enerjik bir insanın bu kadar erken gittiğine inanmak istemiyorum” ifadelerini kullandı. Oyuncu, paylaşımının devamında Serhat Kılıç'ın oyunculuğuna, kişiliğine ve tiyatroya yaptığı katkılara ilişkin duygularını aktardı.
“ELİNDE NE VARSA PAYLAŞIRDIN”
Altuner, Serhat Kılıç için şu ifadeleri kullandı: "Sen bu ülkenin en yetenekli, en özel oyuncularından birisin. Eşsiz zekan, üstün yeteneğin, esprilerin, sahnedeki varlığın ve iyi kalbin… Elinde ne varsa paylaşan, arkadaşlarının derdiyle gerçekten dertlenen tavrın ve samimiyetin inanılmazdı. Tüm ekip için bu kadar bonkör olan çok az insan tanıdım. Tiyatro okulu kurabilmek için tüm mal varlığını ortaya
koyacak, yıllarca borç ödemeyi göze alacak kadar inandığın şeylerin arkasında duran bir adamdın. Tiyatroya, oyunculuğa ve senden sonra gelecek oyunculara bıraktığın şey yalnızca yaptığın diziler ve filmler değil."
"HAYATIMIN EN BÜYÜK ŞANSI"
Kılıç ile birlikte rol aldığı dönemlere de değinen Altuner, meslektaşının oyunculuğuna ilişkin değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "Seninle karşılıklı oynamış olmak hayatımın en büyük şanslarından biri. Bunun nasıl bir şey olduğunu ancak seninle oynayanlar bilir. Karşındaki oyuncuyu büyüten, onu anlatan, onu daha iyi olmaya zorlayan bir oyuncuydun. Seninle oynamak başlı başına bir ders. Hatta okul gibi. Beni kızdırıp sonra bununla eğlenmeni, ardından gönlümü almak için bir anda küçük bir çocuğa dönüşmeni… Her cümlende zekanın izini bırakmanı hiç unutmayacağım. Aktörlüğünün en zirvesinde, en usta döneminde gitmiş olman beni mahvediyor. Keşke daha uzun zamanımız olsaydı. Keşke tekrar tekrar karşılaşabilseydik. Keşke oyunculuğa ve hepimize daha katacağın onca şeyi görebilseydik. Ama sen, birçok insanın bir ömürde bırakamayacağı kadar derin ve özel bir iz bıraktın. Hem yaptığın işlerde hem de seni tanıyan insanların hayatında. Seni minnet ve çok büyük bir saygı ile hatırlayacağım. Bunu yazmak içimi parçalıyor..."





