Nihat AK/EGE TELGRAF- Sultaniye çekirdeksiz üzüm hasadı hız kazanırken bağcı, bir yandan iklim koşullarının rekolte üzerindeki baskısını, diğer yandan yükselen işçilik maliyetlerini hesaplıyor. Ege Telgraf’a değerlendirmelerde bulunan Saruhanlı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Aydoğan Okur; kalite, rekolte, üretim maliyetleri ve TMO’nun açıklaması beklenen alım fiyatı üzerinden sezonun tablosunu ortaya koydu. Hasadın sürdüğü bölgede şimdi en çok konuşulan konu, kuru üzümün kaç liradan karşılık bulacağı.

SICAK HASADI HIZLANDIRDI
Son günlerde mevsim normallerinin üzerinde seyreden hava koşullarının bağlarda hasat takvimini öne çektiğini ve ürün kaybını artırdığını belirten Saruhanlı Ziraat Odası Başkanı Aydoğan Okur, “Bağlarda artan ısı stresi üzümlerimizi olumsuz etkiledi. Bazı bağlarımızda uç kurumaları ve ürün eksilmeleri görülüyor. Bu nedenle üreticimiz zaman kaybetmeden bağına giriyor; üzümünü kesip sergiye taşımaya, kurutup bir an önce kaldırmaya çalışıyor. Normal şartlarda daha uzun bir zamana yayılan hasat, sıcakların etkisiyle hızlandı. Kalite açısından şu anda önemli bir sıkıntımız bulunmuyor ancak miktarda kayıp olacağı görülüyor. Sezon başında konuşulan rekolte beklentisinin sıcakların ardından aşağı yönlü etkilenmesini bekliyoruz. Üreticimizin şu anda en büyük telaşı, ürünü daha fazla zarar görmeden bağdan ve sergiden kaldırabilmek” dedi.
ÜRÜN EKSİLDİ KALİTE DEĞİL
Kuru üzüm rekoltesinin iklim koşullarına bağlı olarak yıldan yıla önemli değişimler gösterdiğini vurgulayan Okur, “Geçmiş sezonlara baktığımızda üretimde önemli dalgalanmalar yaşandığını görüyoruz. Bu sezon başlangıçta 300-310 bin tonluk güçlü bir rekolte beklentisi vardı. Ancak uç kurumaları ve tane kayıpları rekolte beklentisini aşağı çekti. Hasat ilerledikçe gerçek rakam daha net ortaya çıkacak. Kalitemizde sıkıntı yok fakat yaşanan ürün kayıpları nedeniyle sezon başındaki rekolte hesabının aşağı yönlü değişmesini bekliyoruz” diye konuştu.

PESTİSİTTE SIKI KONTROL
Pestisit kullanımında üretici, ziraat mühendisi ve ilaç bayilerinin daha hassas davrandığına dikkati çeken Okur, üretim sürecinde kontrollerin sıkı tutulduğunu söyledi. Okur, “Kalıntı maddesi dediğimiz pestisit konusunda çok iyi bir kontrol sağladık. Üreticilerimiz, ziraat mühendislerimiz ve ilaç bayilerimiz bu konuda son derece titiz davranıyor. İlçe olarak buna büyük önem veriyoruz; kimsenin sağlığıyla oynamamak için uygulamaları yakından takip ediyoruz. Üreticimiz hangi ilacı, ne zaman ve hangi dozda kullanması gerektiği konusunda artık çok daha bilinçli. İhracata giden ürünlerde kalıntı kriterlerinin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Saruhanlı üzümünün kalitesini yalnızca görünüşüyle değil, güvenilirliğiyle de korumak zorundayız. Bu nedenle bağdan hasada, ilaçlamadan ürünü pazara hazırlama aşamasına kadar bütün süreçte hassasiyet gösteriyoruz” ifadelerini kullandı.
BAĞCININ HESABI KABARDI
Üzüm üretiminde mazot, gübre ve ilaç giderleri yükselirken çiftçinin maliyet hesabında en hızlı artan kalemlerden birinin işçilik olduğunu belirten Okur, tarım işçisi yevmiyelerindeki artışın yüzde 100’ü aştığını söyledi. Hasadın hızlandığı ve üreticinin ürünü bir an önce bağdan kaldırmaya çalıştığı dönemde sosyal medyada yapılan bazı yevmiye paylaşımlarına da tepki gösteren Okur, “Mazot, gübre ve ilaç maliyetimiz yüzde 50 arttıysa, işçilikte artış yüzde 100’ü geçiyor. Böyle bir ortamda yetkisi olmayan kişilerin sosyal medya üzerinden kendi kafasına göre yevmiye fiyatı açıklaması hem üreticiyi hem de işçiyi yanlış yönlendiriyor. Biz kimsenin emeğinin karşılıksız kalmasını istemiyoruz. Ancak üreticinin de işçinin de hakkının korunması gerekiyor. Tam hasat döneminde tarafları karşı karşıya getirecek asılsız iddialara yönelik açıklamalar çok yanlış olur. Kimse kendisinde olmayan bir yetkiyi sosyal medya üzerinden kullanmaya kalkmamalı” dedi.
FİYATTA KRİTİK EŞİK
Açıklanacak rakamın bağcının artan üretim maliyetlerini ve bir yıllık emeğini karşılaması gerektiğini vurgulayan Okur, TMO’nun piyasaya bir an önce yön vermesini beklediklerini söyledi. Okur, “Üreticinin önünü görebilmesi için TMO’nun bir an önce devreye girmesini, alım fiyatını ve ne kadar ürün alacağını açıklamasını bekliyoruz. Kuru üzümde 7, 8, 9 ve 10 numara, tane iriliğini değil ürünün renk sınıfını ifade eder; numara yükseldikçe üzümün rengi koyudan daha açık kahverengi ve sarı tonlarına doğru geçer. Bu yıl 7-8 numara kuru üzümde kilogram fiyatının 120 liranın altında olmaması gerektiğini düşünüyoruz. 8-9 numarada 130-140 lira, 10 numarada ise 150 lira civarında bir fiyat beklentimiz var. Sektördeki beklenti, TMO’nun yaklaşık 170 bin ton ürün alacağı yönünde. Böyle bir alım üreticinin elini rahatlatır ve piyasadaki fiyat oluşumuna da önemli bir referans sağlar. Üretici ürününü değerinin altında elden çıkarmak istemiyor. Açıklanacak fiyatın hem yükselen maliyetleri hem de çiftçinin bir yıllık emeğini gözetmesi gerekiyor” diye konuştu.

SULTANİYE!’Yİ BÖYLE SEÇİN
Sultani çekirdeksiz üzümün coğrafi işaretle korunmasının ürünün Manisa ve Ege ile kurduğu güçlü bağı tescillediğine işaret eden Okur, “Bu işaret, kalite standardını güvence altına alırken üreticinin emeğini koruyor, taklidi önlüyor ve tüketiciye ürünün kaynağı konusunda güven veriyor. Aynı zamanda ihracatta marka değerini güçlendiriyor” dedi.
Tüketicilerin kuru üzüm alırken dikkat etmesi gereken kriterleri de sıralayan Okur, şunları söyledi: “Tüketici, Sultani çekirdeksiz kuru üzüm alırken renk, tane yapısı, koku ve temizliğe dikkat etmeli. Kaliteli üründe taneler dolgun, doğal görünümlü, benzer büyüklükte olmalı; aşırı kuru, sert ya da birbirine yapışmış görünmemeli. Üzümde kendine özgü hoş aroma bulunmalı, rutubet, küf, ekşime veya yabancı koku hissedilmemeli. Ürünün paketinde çöp, taş ve toprak gibi yabancı maddeler bulunmamalı. Islak görünüm ve olağan dışı yüzey tabakası kalite sorununun işareti olabilir. Ambalajlı ürünlerde üretici bilgisi, son tüketim tarihi ve saklama koşulları kontrol edilmeli; güvenilir satış noktaları tercih edilmelidir. Tadı dengeli olmalı, ağızda temiz ve hoş bir lezzet bırakmalıdır.”




