Geçtiğimiz pazartesi benim de köşe yazarı olduğum Ege Telgraf Gazetesi’nin 67’inci yaş günüydü. Ege Telgraf, gazetesiyle, dijital platformu ve Ege Telgraf TV’si ile yayın hayatında önemli bir ses ve önemli bir farkındalık yaratmaya devam ediyor…
Kurulduğu günden bugüne çok şey değişti ve Ege Telgraf Genel Yayın Yönetmeni Aylin Suphandağlı, Aycan Suphandağlı ve arkadaşlarıyla birlikte çok şeyi değiştirmeyi başardı. Özellikle Ege Telgraf TV’si oldukça iyi izleniyor. Yayıncı arkadaşlarıyla yönetmek ve yönlendirmek ve bunun özgürlüğünü yaşamak büyük keyiftir…
Ege Telgraf Ailesi iyi bir aile olmayı başardık. Marka gazetecileri marka bir gazeteyle buluşturup yanlış olan ne varsa yayınlandığı şehir de ve ülkesinde üzerine gitmekten korkmadan yayıncılık yapıyor. Her zaman doğrudan taraf oldu; haklının ve ezilenin yanında duruşu dik oldu. En iyi istihbaratı bünyesinde bulundurdu. Siz okurlarımızın ve izleyicilerden Ege Telgraf sayesinde kimse bir şey gizleme cesaretine sahip olamadı…
Suya sabuna dokunmadan gazetecilik yapılmayacağını her bir neferimiz çok iyi biliyor, biz bu nedenle 67 yıldır ayakta durmayı Ege Telgraf olmayı başardık. Daha çok uzun yıllar bu ülkenin gündemini belirlemeye ve siz okurlarımızı aydınlatmaya ve en önemlisi de gazetecilik mesleğinin hakkını vererek yaşayacağımıza adımız gibi eminiz…
“Türkiye’de basın özgürdür ya da değildir” tartışmasını yapacak olsak diğer gazetelere nazaran bölgesinde 67 yıldır en özgür gazetedir diyebilirim. Her sabah kahvenizi içerken elinize alıp sayfalarını karıştırdığınız, merhum Can Suphandağlı’nın büyük çabalarıyla günlük yayınlanmaya başlayan Ege Telgraf Gazetesi’nin aslında oldukça sıkı çalışan bir mutfağı vardır. Rahmet ve saygıyla andığım Gazetemizin Rahmetli Genel Yayın Yönetmeni Sezer Doğan Ağabeyim ile birlikte yıllar önce bende o mutfakta polis muhabiri, istihbarat şefi, haber müdürlüğü, şimdide köşe yazarı olarak bulunuyorum. En nihayetinde ben 23 yılı aşkında bir köşe yazarıyım. Gazetecilik mesleğinin mutfağında 54 yıl çok uzun yıllar çalıştım ama şu an köşe yazarlığı yapıyorum ve bir gazetenin mutfağında çalışan üst yönetim kadrolarından tutun da editörlere hepsinin yüksek tansiyon modunda çalıştıklarını söyleyebilirim…
Dediğim gibi ben köşe yazarıyım, Cumhurbaşkanlığı, İletişim Başkanlının vermiş olduğu ‘Basın Kartı’nı’ taşıyan bir fikir işçisiyim. Belki evet, belki gazetenin kulelerinde oturan bekçileriz. Ben ve diğer köşe yazarı dostlarım ama mutfak çalışan işçilerinden çok daha rahatız. Bir gazetenin her sabah yeniden doğması için sıkı çalışan mutfağında çalışan o fikir işçileri ve diğerleri onlardır. Ege Telgraf Gazetesi mutfağında görev yapan, bu okunacak gazeteyi her gün sizlere ulaştıran, Ege Telgraf Ailesi olarak her bir meslektaşımın doğum gününü kutluyorum. Bu gazete hayatta olduğu sürece her zaman farklı olacaktır. Okuduğun gazeteyi yaşat ki Gazeteniz Ege Telgraf daha iyileri, daha iyi haberi size hazırlasın. Gazeteniz yaşadıkça, çalışanlarda yaşayacaktır. Ege Telgraf Gazetesi’nin kurulduğu günden bugüne kadar emeği geçen ve ebediyete intikal eden büyüklerime, kardeşlerimize Allah rahmet eylesin. Yaşayan büyüklerim ve kardeşlerime de sağlıklı yaşam diliyorum. Gazetemizin 67. Yaş günü kutlu olsun…