Gündem

Uzmandan iş dünyasına uyarı! Sessiz tehlike büyüyor: Şirketleri bekleyen yeni risk

Ekonomik belirsizlikler ve artan verimlilik baskısı altında şirketlerin karşı karşıya olduğu yeni bir risk ortaya çıktı! Çalışanların fiziksel ve zihinsel kaynaklarının zamanla tükenmesinin nedeni nedir? İşte çalışanı etkileyen yeni risk

Abone Ol

Ekonomik belirsizlikler, verimlilik baskısı ve nitelikli iş gücü rekabetinin arttığı dönemde şirketlerin finansal göstergeler kadar çalışan sağlığını da yakından takip etmesi gerektiği değerlendiriliyor. Uzmanlar, kurumsal dünyada giderek daha fazla gündeme gelen "biyolojik iflas" kavramının çalışanların fiziksel ve zihinsel rezervlerini fark edilmeden tükettiğini, bunun da kurumların verimliliğini ve sürdürülebilir büyümesini etkileyebileceğini belirtiyor. Kurumsal Esenlik ve Bütünsel Sağlık Yönetimi Danışmanı, Elkin Consultancy CEO'su Elif Elkin, çalışan sağlığının şirketler açısından stratejik bir konu haline geldiğini ifade etti.

BİYOLOJİK İFLAS KAVRAMI GÜNDEMDE

Uzmanlara göre biyolojik iflas; yüksek performans kültürü içerisinde çalışanların fiziksel ve zihinsel kaynaklarının zamanla tükenmesini ifade ediyor. Bu durumun tükenmişlik, odak kaybı, kronik yorgunluk, karar verme süreçlerinde zayıflama ve sağlık harcamalarında artış gibi sonuçlara yol açabildiği belirtiliyor. Yapılan uluslararası araştırmaların, çalışan sağlığı ve kurumsal esenlik uygulamalarına yapılan her 1 dolarlık yatırımın; devamsızlığın azalması, çalışan bağlılığının artması ve verimliliğin yükselmesi sayesinde şirketlere yaklaşık 4 dolar geri dönüş sağlayabildiğini ortaya koyduğu aktarılıyor. Buna karşın birçok kurumun çalışan sağlığını hâlâ maliyet unsuru olarak değerlendirdiği ifade ediliyor.

"BİYOLOJİK SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DE YÖNETİLMELİ"

Kurumsal Esenlik ve Bütünsel Sağlık Yönetimi Danışmanı Elif Elkin, günümüz yöneticilerinin yalnızca finansal sürdürülebilirliği değil, biyolojik sürdürülebilirliği de yönetmesi gerektiğini belirtti. Elkin, "Şirketlerin finansal tablolarındaki en küçük sapmaları aylar öncesinden analiz edebilen yöneticiler, konu kendi sağlıklarına geldiğinde aynı proaktif yaklaşımı gösteremiyor. Oysa yüksek performansın sürdürülebilir olması için beden yönetimi de en az şirket yönetimi kadar stratejik bir konu. Sağlığınızın CEO koltuğu hiçbir zaman boş kalmaz. Siz yönetmezseniz, yönetimi hastalıklar devralır." dedi.

DÜŞÜK PERFORMANSIN ALTINDAKİ NEDENLER

İş hayatında motivasyon eksikliği ya da performans düşüklüğü olarak değerlendirilen birçok durumun altında biyolojik nedenlerin bulunabileceğini belirten Elkin, sürekli yorgunluk, odaklanma güçlüğü, yaygın kas ağrıları ve kronik stres gibi belirtilerin çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkili olabileceğini ifade etti. Elkin, "Sürekli yorgun uyanmak, odaklanamamak, yaygın kas ağrıları yaşamak ya da kronik stres altında çalışmak normalleşmiş durumda. Oysa bu belirtilerin arkasında demir, B12 veya D vitamini eksiklikleri, tiroid fonksiyon bozuklukları, hormonal dengesizlikler ya da kronik inflamasyon gibi biyolojik faktörler yer alabiliyor. Laboratuvar sonuçlarının 'normal' çıkması ise kişinin optimum sağlık düzeyinde olduğu anlamına gelmiyor. Kurumların sürdürülebilir başarı için çalışanlarının yalnızca hasta olmamasını değil, optimal sağlık seviyesinde olmasını hedeflemesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.

SAĞLIKLI PERSONELİN ETKİSİ

Türkiye'nin sağlık alanındaki yayınlarından Sağlıklı Podcast serisinin yapımcısı da olan Elif Elkin, çalışan sağlığını destekleyen kurumların yalnızca çalışan memnuniyetini artırmadığını, aynı zamanda verimlilik, inovasyon kapasitesi, çalışan bağlılığı ve işveren markası açısından da avantaj elde ettiğini söyledi. Elkin, çalışan sağlığının şirketlerin uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini belirterek, “İnsan kaynağının şirketlerin en kritik sermayesi haline geldiği günümüzde, çalışan sağlığını destekleyen kurumların yalnızca daha mutlu ekipler oluşturmadığını; aynı zamanda verimlilik, inovasyon kapasitesi, çalışan bağlılığı ve işveren markası açısından da önemli rekabet avantajı elde ettiğini söylemeliyim. Sağlıklı Podcast boyunca 200'den fazla tıp otoritesiyle gerçekleştirdiğim söyleşilerden elde edilen bilimsel içgörüleri ve kurumsal deneyimleri bir araya getirdiğim kitabım “Kendi Sağlığının CEO’su Ol”da da, çalışan sağlığının bireysel bir konu olmaktan çıkıp, şirketlerin uzun vadeli büyüme stratejisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu çarpıcı verilerle ortaya koydum. İş dünyasının uzun yıllardır göz ardı ettiği bu görünmez maliyeti bilimsel veriler ışığında ele almalıyız. Geleceğin en başarılı şirketleri, yalnızca finansal bilançolarını değil, insan sermayesinin biyolojik sürdürülebilirliğini de yöneten kurumlar olacak” diyerek sözlerini noktaladı.