Medicana Kadıköy Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, yaz aylarında artan sıcaklık ve nemin vücudun sıvı dengesini etkileyerek halsizlik, baş ağrısı, uyku hali ve çarpıntı gibi şikayetlere neden olabileceğini bildirdi. Yavuz, günlük yaşamı etkileyen ve haftalarca devam eden yorgunluk durumlarında altta yatan sağlık sorunlarının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
BU BELİRTİLERE DİKKAT
Hastaneden yapılan açıklamada, yaz döneminde ortaya çıkan yorgunluğun çoğu zaman geçici olduğu, ancak sıvı kaybı, düzensiz beslenme, uyku bozukluğu, kansızlık ve bazı kalp-damar sistemi hastalıklarının da benzer belirtilere yol açabileceği ifade edildi. Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, hava sıcaklığının yükselmesiyle vücut ısısını dengelemek amacıyla damarların genişlediğini ve terlemenin arttığını belirtti. Bu süreçte vücudun sıvı ve mineral kaybettiğini kaydeden Yavuz, yeterli su tüketilmediğinde kan hacminin azalabileceğini söyledi.
"SU TÜKETMEK YETERLİ OLMAYABİLİR"
Bu durumun halsizlik, baş ağrısı, çarpıntı ve tansiyon düşüklüğü gibi şikayetlere yol açabileceğini ifade eden Yavuz, özellikle yaşlı bireylerde, hipertansiyon ve kalp hastalarında, açık havada çalışanlarda ve yoğun fiziksel aktivite yapan kişilerde sıvı kaybının daha belirgin görülebileceğini aktardı. Yavuz, "Yaz aylarında sadece susamayı bekleyerek su tüketmek yeterli olmayabilir. Terlemeyle sodyum, potasyum ve magnezyum gibi mineraller de kaybedilir. Bu dengenin bozulması yorgunluk hissini artırabilir ve bazı kişilerde ritim düzensizliklerine zemin hazırlayabilir." değerlendirmesinde bulundu.
BESLENME ALIŞKANLIKLARI ETKİLEYEBİLİYOR
Yaz aylarında öğün atlama, yalnızca meyve tüketme ya da uzun süre aç kalma gibi alışkanlıkların enerji düşüklüğünü artırabileceğine dikkat çeken Yavuz, özellikle kahvaltının atlanmasının ve yetersiz protein alımının kas gücü ile genel enerji düzeyi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini belirtti. Yaz döneminde hafif ancak dengeli öğünlerin tercih edilmesi gerektiğini vurgulayan Yavuz, yeterli protein, sebze, tam tahıl ve sağlıklı yağ tüketiminin sürdürülmesinin kalp-damar sağlığı açısından da önem taşıdığını ifade etti.
KALİTESİZ UYKU HALSİZLİĞİ ARTIRABİLİYOR
Sıcak hava nedeniyle geç saatlere kadar uyanık kalmanın, gece sık uyanmanın ve uyku süresinin kısalmasının yaz aylarında sık görülen durumlardan biri olduğunu belirten Yavuz, kalitesiz uykunun ertesi gün halsizlik, dikkat azalması ve iş veriminde düşüşe neden olabileceğini söyledi. Yavuz, "Geç saatlere kadar uyanık kalmak, sıcak nedeniyle sık uyanmak ve uyku süresinin kısalması, yaz aylarında sık görülen durumlardan biri. Kalitesiz uyku ertesi gün halsizlik, dikkat azalması ve iş veriminde düşüşe neden olabiliyor. Özellikle kronik uykusuzluğu olan kişilerde yaz döneminde şikayetler daha belirgin hale gelebiliyor. Serin bir uyku ortamı sağlanması, yatmadan önce ağır yemeklerden kaçınılması ve düzenli uyku saatlerinin korunması, faydalı olabilir" ifadelerini kullandı.

ÇARPINTI VE NEFES DARLIĞI GÖRÜLÜRSE DİKKAT
Yorgunluğun yanı sıra çarpıntı, göğüste baskı hissi, nefes darlığı veya efor kapasitesinde belirgin azalma görülmesi durumunda kalp-damar sistemi açısından değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Yavuz, sıcak havalarda tansiyon ilacı ve idrar söktürücü kullanan hastaların sıvı dengesine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini belirtti. İlaçların hekim önerisi olmadan değiştirilmemesi gerektiği konusunda da uyarıda bulunan Yavuz, yaz aylarında enerji düzeyini korumak için düzenli sıvı tüketilmesini, ağır ve yağlı yemekler yerine hafif öğünlerin tercih edilmesini, günün en sıcak saatlerinde yoğun fiziksel aktiviteden kaçınılmasını ve düzenli yürüyüş gibi hafif egzersizlerin ihmal edilmemesini önerdi.
UZUN SÜRERSE DOKTORA BAŞVURUN
Prof. Dr. Bünyamin Yavuz, yorgunluğun haftalarca sürmesi, giderek artması veya günlük yaşamı etkileyecek düzeye ulaşması halinde altta yatan nedenlerin araştırılması gerektiğini belirtti. Yavuz, "Vücut bazen sıvı kaybı, kansızlık, ritim bozukluğu veya başka bir sağlık sorununa yorgunlukla tepki verir. Özellikle daha önce olmayan ve giderek belirginleşen bir enerji kaybı varsa, bunun nedenini ortaya koymak gerekir." ifadelerini kullandı.





