Nobel ödüllü Midillili şair Odysseas Elytis’in “Dünyanın hiçbir yerinde güneş ve ay bu kadar ahenk içinde batmaz” sözleriyle tarif ettiği Midilli Adası, doğal güzellikleri, eşsiz plajları, bozulmamış dokusu, Arnavut kaldırımlı dar sokakları, köklü tarihi, zengin kültürel varlıkları, pitoresk köyleri, yemyeşil dağlık manzarası, renkli festivalleri, canlı gece hayatı, iştah kabartıcı mutfağı ve misafirperver insanlarıyla Türk turistlerin seyahat rotalarında yer alan özel destinasyonlardan biri olmayı sürdürüyor.

CENEVİZ, OSMANLI, BİZANS İZLERİ

Bu tabloya, antik çağlardan günümüze uzanan mimari miras da eşlik ediyor. Antik Yunan’dan Roma ve Bizans’a, Ceneviz ve Osmanlı dönemlerinden günümüz Yunanistan’ına uzanan tarihsel süreçte farklı uygarlıkların izlerini bir arada taşıyan Midilli’de, Venediklilerden kalma Midilli Kalesi’nden, adada sayıları 100’e yaklaşan Osmanlı dönemine ait cami, çeşme, hamam ve diğer yapılara, Bizans kiliseleri ile Roma su kemerine kadar geniş bir yelpazede uzanan bu miras, zamana meydan okurcasına Midilli’de günlük yaşamla iç içe varlığını sürdürürken, bu çok katmanlı miras, sezon boyunca tarih ve kültür meraklısı ziyaretçilerin ada gezilerinin ana eksenini oluşturuyor.

Yunanistan2

UNESCO LİSTESİ’NDEKİ FOSİL ORMAN

UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Taşlaşmış Orman ve Müzesi ise milyonlarca yıl öncesine uzanan jeolojik oluşumlarıyla, doğa turizmi açısından adanın en çok ziyaret edilen noktaları arasında yer aldı. Doğa temelli turizmin bir diğer önemli ayağını, 200'den fazla farklı kuş türüne ev sahipliği yaparak Midilli’yi Avrupa’nın önemli kuş gözlem merkezlerinden biri haline getiren Kalloni Körfezi ve Tuz Gölü çevresi oluşturdu. Ada merkezinde ise farklı bir tempo hakimdi. Mytilini (Mytilene), gündüz alışverişin yoğunlaştığı caddeleri, akşam saatlerinde hareketlenen sokakları, tavernalar ve barlarıyla sezon boyunca ada turizminin sosyal buluşma noktalarından biri oldu.

OLYMPOS DAĞI VE AGİASOS

Adanın kültürel ve geleneksel dokusunu yansıtan yerleşimler de ziyaretçi hareketliliğinin önemli durakları arasında yer aldı. Geçmişte Türk tarihi açısından da önem taşıyan isimler ünlü Türk denizcisi Barbaros Hayrettin Paşa ile Vatan ve Hürriyet şairi Namık Kemal, ünlü Yunan yazar Stratis Mirivilis, şair Alcaeus ve ünlü antik lirik şair Sappho gibi isimlere ev sahipliği yapan Midilli’de, Sappho’nun doğum yeri Eressos, kale manzarası ve taş evleriyle bir Ortaçağ masalını andıran Molivos, kum plajları ve renkli taş evleriyle Petra ile Olympos Dağı’nın eteklerine kurulan geleneksel mimarisiyle Agiasos, sezon boyunca binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırladı. Yunan turizmci, otelcilik ve Yunan-Türk turizm projeleri üzerine içerik üreten Drosos Tarnaras ile konuştuk.

Yunanistan111

TÜRK TURİSTİN EGE’DEKİ GÖZDE DURAĞI

Son yıllarda Türk turistin Ege’deki gözde duraklarından biri haline gelen Midilli’de, rekorlarla geçen 2024’ten sonra, 2025 size nasıl bir tablo sundu?

2025, 2024’teki rekoru tekrar etmese de Midilli açısından son 15 yılın en iyi ikinci performansının yakalandığı bir sezon oldu. Açıkçası ada için “kötü bir yıl” demek haksızlık olur. Hatta daha da önemlisi, Midilli’nin artık ne yapmak istediğini bilen, daha net bir gelişim fazına girdiğini söyleyebilirim. Bu sezon iki kıyı arasındaki hatta yeni feribot seferleri eklenmiş olsa da, adaya gelen Türk turist sayısında yaklaşık yüzde 7’lik sınırlı bir düşüş yaşandı. Bu gerileme daha çok kısa süreli, hafta sonu ziyaretlerinde hissedildi ve genel sezon performansını belirleyici ölçüde etkilemedi.
2025 açısından özellikle olumlu olan nokta, yoğun sezonlar dışında da ziyaretçi akışının devam etmesiydi. Midilli’nin bazı köyleri, kış aylarında yavaş ama istikrarlı bir şekilde daha fazla ziyaretçi çekmeye başladı. Ada turizminin yıl geneline yayılmaya başladığını işaret eden bu tablo biz turizmciler adına sevindirici bir gelişme.

TÜRK PAZARI KIYMETLİ

Peki 2026’ya gelirsek… Şimdiden nasıl sinyaller alıyorsunuz?

Ne Çeşme ne Seferihisar...Ücretsiz giriş, berrak deniz ve huzur bir arada! Bir kez giden yeniden geliyor
Ne Çeşme ne Seferihisar...Ücretsiz giriş, berrak deniz ve huzur bir arada! Bir kez giden yeniden geliyor
İçeriği Görüntüle

2026 rezervasyonları beklediğimizden daha hareketli başladı. Yunan iç pazarı canlı, dış pazarda da ilgi var. Büyük bir sürpriz olmazsa dengeli, istikrarlı ve herkesin makul şekilde mutlu olacağı bir sezon bekliyorum. Türk pazarı ise bizim için her zaman çok kıymetli; sadece yazın değil, sezonun daha sakin dönemlerinde de adaya hayat veren bir pazar. Özellikle Mytilene merkezindeki otellerimizde son üç yılda Türk misafirlerimizde belirgin bir artış var. Bu çok sevindirici. Ama uzun vadede tek bir pazara aşırı bağımlı olmak risklidir. O yüzden yeni pazarlar, daha dengeli bir dağılım bizim için önemli.

Yunan Gezi1

75-80 MİLYON EURO

Bu tabloyu rakamlarla da düşündüğümüzde, Türk turistlerin Midilli adasında yarattığı ekonomik büyüklüğü nasıl okumak gerekir? Türk misafirler adada ortalama ne kadar harcama yapıyor?

Bu konuda elimizde oldukça net veriler var. N Dergisi’nin yakın zamanda paylaştığı ve Insete araştırmasına dayanan rakamlara göre, 2024 yılında Kuzey Ege’yi ziyaret eden Türk turistlerin ortalama günlük harcaması 202 Euro seviyesinde gerçekleşti. Ortalama kalış süresi ise 3,4 gün oldu. Bu iki verinin 2025 yılında da büyük ölçüde korunduğu ve Midilli’yi ziyaret eden Türk turist sayısının yaklaşık 110-115 bin bandında gerçekleştiği varsayıldığında, Türk turistlerin adada yarattığı toplam harcamanın 75-80 milyon Euro seviyelerine ulaştığını söylemek mümkün. Bu da şunu net biçimde gösteriyor: Türk turist daha planlı hareket etse de, adaya geldiğinde yeme-içme başta olmak üzere yerel deneyimlere ciddi bir ekonomik katkı sunmaya devam ediyor. Bu da yerel esnaf ve tüm işletmeler için çok değerli.

Türk turistlerin konaklama tercihleri ve tatil beklentilerini nasıl tanımlarsınız?

Gözlemlerime göre kaliteyi fark ediyorlar ve değer veriyorlar. Birçok misafir, merkez dışında daha sakin bölgelerde konaklamayı tercih edebiliyor. Konaklamada daha çok geniş ve konforlu odaları tercih ediyorlar. Temizlik ise kesinlikle pazarlık konusu değil ve bizim için de hizmet standardının temelini oluşturuyor. Bunun yanında kahvaltı ve gastronomi çok belirleyici. Otantik, yerel karakteri olan lezzetler misafirler üzerinde güçlü bir etki bırakıyor. Tüm bunların doğal sonucu olarak zamanla tekrar eden misafir sayısı artıyor. Bu da ilişkiyi klasik “misafir-işletme” çizgisinden çıkarıp, karşılıklı güvene ve daha samimi bir bağa dönüştürüyor. Kültürel yakınlığın da etkisiyle iletişim çok daha kolay kuruluyor. Misafirler kendilerini evinde gibi hissederken, yerel işletmeler de onları çoğu zaman bir müşteri değil, aileden biri gibi karşılıyor.

Yunan Gezi3

MİSAFİRLERİNE SAMİMİ VE RAHATLATICI BİR ATMOSFER SUNUYOR

Türk turistler açısından Midilli’yi cazip kılan faktörler sizce neler?

Gastronomi kesinlikle ilk sırada geliyor. Midilli’nin mutfağı gerçekten çok güçlü; porsiyonlar cömert, lezzetler yerel ve ortam son derece doğal. Ada hala “dokunulmamış” hissini koruyor; bu da misafirlere samimi ve rahatlatıcı bir atmosfer sunuyor. Bunun yanında Osmanlı döneminden kalan pek çok tarihi değer de Midilli’nin kültürel dokusunu zenginleştiriyor ve adaya ayrı bir derinlik katıyor. Midilli, özellikle otantik ve kaliteli deneyimler arayan ziyaretçileri kendine çekiyor. Doğa yürüyüşleri, yürüyüş parkurları, gastronomi rotaları, Taşlaşmış Orman, Molyvos Kalesi ve Theophilos Müzesi gibi kültürel duraklar bu deneyimin önemli parçaları. Yapılan araştırmalar da bunu destekliyor. Ziyaretçilerin yaklaşık yüzde 32’si dinlenmek, yüzde 25’i doğal güzellikler, yüzde 17’si ise kültürel keşif için adayı tercih ediyor. Bu tablo, Midilli’nin turizm ürününü başarıyla çeşitlendirdiğini gösteriyor. Benim hedefim ise bu güçlü altyapının yanına yüksek ve sürdürülebilir bir hizmet kalitesi eklemek. Midilli’yi yalnızca yaz aylarında değil, yılın farklı dönemlerinde de tercih edilen bir ada haline getirmek mümkün. Nitekim Midilli’nin UNESCO’nun Küresel Jeoparklar Ağı’na dahil olması da adanın çevresel ve eğitsel değeri yüksek bir destinasyon olarak uluslararası imajını güçlendiriyor.

EKSPRES VİZE SAYESİNDE

Ekspres vize yani kapıda vize uygulamasının Türk turist talebine etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kapıda vize uygulaması Türk turist talebini çok net şekilde destekliyor. Klasik Schengen süreci birçok kişi için zaman alıcı ve zorlayıcı olabiliyor. Ekspres Vize bu nedenle daha pratik çözümler sunuyor ve seyahat kararını kolaylaştırıyor. Bu uygulamanın kurumsallaşması, Türkiye’den Yunanistan’a olan turist akışındaki artışın en önemli itici güçlerinden biri haline geldi. Adaların giriş noktalarında verilen ve yedi günlük kalışa izin tanıyan tek girişli bu vize kolaylaştırma programı, 2025 itibarıyla Midilli, Sakız, İstanköy, Sisam, Rodos, İleryoz, Kilimli, Meis, Sömbeki, Limni, Batnaz ve Semadirek olmak üzere toplam 12 Yunan adasında uygulanıyor. Rakamlar da bu ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. 2024 yılında Midilli, verilen 27 bin 600 kapıda vize ile hızlı vize uygulamasında ilk sırada yer aldı. Onu 25 bin vize ile Sakız takip etti. 2025 yılında da Ekspres Vize sayesinde çok sayıda Türk misafiri ağırlamaya devam ettik.

Midilli Adası için vermek istediğiniz özel bir mesajınız var mı?

Benim için de çok keyifliydi, teşekkür ederim. Midilli, yakınlığı kadar samimiyetiyle de özel bir ada, Türk misafirlerimizi bu sıcaklığı paylaşmaya davet ediyorum. Aynı masada ouzo içmek, hikayeler paylaşmak ve karşılıklı anlayışla yakın olmak çok kıymetli. Lesvos otantik bir ada, hızlı yaşamın ve sürekli gürültünün içinde, daha “sıcak” ve gerçek bir nefes alma alanı sunuyor. Bu deneyimi merak edenler için, Yunanistan-Türkiye hattında turizm, girişimcilik ve kültür başlıklarını Türkçe anlatmaya çalıştığım Yunan turizmci kanalımda da zaman zaman gözlemlerimi paylaşıyorum. Doğrudan iletişimde, zaman zaman daha avantajlı ya da esnek koşullar sunabiliyor; vize için gerekli belgeler konusunda yol gösteriyor ve iptal süreçlerinde de anlayışlı bir yaklaşım benimsiyoruz. Önemli olan, buraya gelen herkesin kendini iyi hissetmesi ve adadan güzel anılarla ayrılması. (Fulya Omaç)

Muhabir: Kader Ergin